Çocuğumun hastalığının nedeni gebeliğim sırasında yaşadığım bir travma olabilir mi?

Biri hastalanınca ilk olarak kendimize şu soruyu sorarız; ‘Neden o ? Neden onun başına geldi? Neden şimdi?’ Sonra da rasyonel cevaplar ararız, bu aralar iyi beslenmiyordu, az uyuyordu, kendine dikkat etmiyordu, spor yapmıyordu vs. Bunların hepsi doğrudur da ama insan yine de tekrar düşünür ‘neden’ diye…

Dost sohbetlerinde pek çok hastalığın aslında duygusal nedenlere bağlı olduğunu düşünüp konuşur, ancak bunu kafamda bir türlü oturtamazdım. Çünkü çok mutlu olduğunu düşündüğüm insanlar da hastalanıverirdi. Ta ki Regresyon Terapisi Danışmanı Pınar Gogulan ile tanışana kadar.

Geçtiğimiz hafta kendisinin verdiği ‘Minik Bedenler Dev Ruhlar’ seminerine katıldım. Seminerin konusu çocuklarımızın anne karnında (veya öncesinde bizim ya da atalarımızın yaşadığımız) travmaların onların hayatlarına etkilerini konuşmak, hastalıkların duygusal nedenlerine inmekti.

Öncelikle eğitmenimiz Pınar Gogulan‘dan bahsetmek isterim. İkinci oğlu Can Leo’nun doğumu sonrasında bir iç kanama yaşamış, kalbi durmuş ve doktorlar tarafından geri getirilmiş. Öncesinde çok yoğun bir iş hayatı yaşayan Pınar Gogulan doğum sonrası deneyiminden dolayı depresyona girmiş. Ve şu sorunun cevabını aramaya başlamış ‘bana orada tam olarak ne oldu?’. Doktorları tam olarak bu soruyu yanıtlayamayınca da kendisi araştırmaya başlamış. Bu araştırmaları onu Recall Healing ve Regresyon Terapisi ile tanıştırmış. Bu konuda eğitimlerini tamamladıktan sonra, önce kendine, sonra çocuklarına ve daha sonra da danışanlarına destek olmaya başlamış.

recall healing

Öncelikle Recall Healing’i elimden geldiği kadar anlatmak isterim. Recall Healing Alman Tıbbı tarafından geliştirilen bir iyileşme metodolojisi. Doğru tanımlamak adına modern tıbbın yerine aday olmayan, onunla birlikte iyileşmeye destek olarak bir terapi yöntemi. İlk olarak 1970’lerde Almanya’da Ryke Geerd Hamer tarafından bulunuyor, daha sonra öğrencilerinden Dr. Claude Sabbah tarafından geliştiriliyor. Bugün dünyada Recall Healing eğitimleri alan uzmanlar pek çok hastanın tedavisine destek oluyorlar.

Peki Ryke Geerd Hamer Recall Healing’i nasıl bulmuş? 

Kendisi bir beyin cerrahı, 1978’de oğlunu bir kaza sonucu kaybetmiş. Ryke Geerd’in mesleği doktor ve beyin cerrahı olduğu halde oğlunu kurtaramamış. Kaybının ardından bir kaç ay sonra kendisi prostat kanserine yakalanmış ve kendisi ile benzer hastalığa sahip diğer hastalarla daha vakit geçirmeye başlar. Aynı hastalığa sahip diğer hastalarla görüştüğünde prostat kanserini tetikleyen duygusal travmanın temelinde ‘çok sevdiği birinin kaybı, ya da çok sevilen bir varlığın kaybedilmesi’ olduğunu fark etmiş. Daha büyük gruplarla araştırmalarına devam etmiş ve yine aynı sonuca varmış. Böylece her hastalığın paternleri olduğunu ve hastalıkların altında duygusal travmalar olduğunu keşfetmiş.

Benzer hastalığa sahip hastaların beyin tomografilerinde (tüm prostat ve yumurtalık kanseri) hastalarının her birinin beyninde aynı bölgede bir gölge olduğunu fark etmiş. Bu bölgeye daha sonraları ‘Hamer noktası’ denmiş. Hamer’a göre tüm hastalıkların bir paterni vardır, ortaya çıkan her hastalığın gerisinde bunu tetikleyen duygular, kayıplar ve acılar vardır. Bunlar bebek doğduktan sonra ya da bebeğin anne karnındaki yolculuğu sırasında olabilir.

Bu düşünce metodolojisini bir adım ileri giden öğrencisi Claude Sabbah, paternlerin daha doğrusu duygusal travmaların daha da geriye gidebileceğini, anne babanın çocukluğuna ve hatta soy ağaçlarına kadar uzanabileceğini keşfmiş. Bu anlayışla Recall Healing sistemi yeniden şekillenmiş.

Recall Healing’de kişi tıp tedavisine devam ederken hastalığın altında yatan duygusal travma ve çatışmayla çalışarak tıbbi tedaviye destek olunabilir. Recall Healing aslında bir terapi yöntemi, dolayısıyla tıbbi tedavi yerine geçmiyor. Ancak hastalıklarımızın nedenlerini fark etmemizi, çoğu zaman hissetmediğimiz içimizdeki kendimizi iyileştirici gücü fark etmemize destek oluyor.

Aslında ne kadar çok travma yaşıyoruz değil mi? ”Anne karnında annen nasıl hissediyordu? Ya baban? Doğduğunda aile nasıl bir tepki verdi? Soy ağacında, aile geçmişinde neler var? Onlar neler yaşamışlar?” Peki bu travmalar ve yaşanmışlıklar bilinçaltında hala seninleyse…

‘Minik Bedenler Dev Ruhlar’ semineri sırasında bronşitten egzamaya, alerjiden obeziteye kadar pek çok çocuk hastalığının temeline indik, derinlemesine konuştuk, hangi duyguların ve travmaların çocuk hastalıklarını tetikleyebileceğini dinledik.

recall healing

Şunu net olarak ifade edebilirim ki; bu seminere katılmak hastalıklara bakış açımı tamamen değiştirdi. Mesela soy ağacımı ne kadar bilmediğimi fark ettim, bu konu üzerine çalışmaya karar verdim. Kendime ve çocuklarıma dair çokça faydalı notlar aldım.

Seminer sonrası öğrendiklerimi hızlıca uygulamaya da başladım. Kızımın okulunda büyük sınıflarda bir göz rahatsızlığı olan konjonktivit başladı, bizim sınıfta yoktu ancak kızım akşam eve şiş, çapaklı ve iltihabı akan bir gözle geldi. Sınıfında pek çok çocuk vardı ama o hasta olmuştu. Önce yakın zamana baktım, neler yaşamıştık. ‘Ne olmuştu? Görmek istemeyeceği neye şahit olmuştu?’ oturup düşündüm. Kendimce bazı cevaplar buldum ve eğitimde öğrendiğimiz yöntemi ona uyguladım. Sabah kızım uyandığında gözü hafif şişti ancak gözünü açabilmişti, hastalığının durumu çok ağır değildi. Hatta gözü epeyce rahatlamıştı. Sabah doktora gidip ilaçlarımızı da aldık ve kullandık, şimdi çok daha iyi.

Recall Healing ilginizi çektiyse Pınar Gogulan’ın ‘Işık Her Zaman Yolunu Bulur’ kitabını okuyabilirsiniz. Ayrıca benim katıldığım ‘Minik Bedenler Dev Ruhlar’ semineri önümüzdeki günlerde tekrarlanacakmış, bilgilere buradan ulaşabilirsiniz. Bu bakış açısını bana kazandırdığı için Sevgili Pınar Gogulan’a sevgilerimle…

4 YORUMLAR

  1. Bize bugüne kadar hep duygularımızı itmeyi, bastırmayı, hatta bazen de yok saymayı salık verdiler. Akıl ile yan yana yürüyemeyeceğini sandık hislerimizin. sağlıklı olabilmemizin en büyük şartıydı oysa. Duygularıyla barışık olmak, başedebilmek. Bu yüzden değil mi şimdi hem bireysel hem de toplum olarak şirazeden çıkmış olmamız? Duygularımızı anlamayı, uygun şekilde yaşamayı öğrenemezsek daha bir sürü hastalık da, başka musibetler de gerçeğimiz olmaya devam edecek.

  2. Güneş hanım eline sağlık. Bir şey sorucaktım size. Kızlar okula gitmek istemezlese nasıl bir tutum içinde oluyorsunuz? Kızım yeni başladı 3,5 yaşında. Alıştı gibi. Ama ileriki dönemde gitmek istemezse naparımı araştırıyorum. Sizin tutumlarınıza çok güvendiğim için sormak istedim. Çok sevgiler

    • Serpil hanım merhaba, inşallah olmaz ama herkesin başına geliyor bu durum sanki. Bir şekilde gitmesi için ikna etmeye çalışıyorum. Arkadaşları ile birlikte olacağını, bugün okulda değişik bir oyun oynayacaklarını anlatıyorum. Bazen kostüm giyerek gitmesine izin veriyorum. Eğer çok mutsuz gittiyse öğretmenini arayıp bilgi veriyorum. Gerçi genelde evden mutsuz çıkıyorlar ama okula vardıklarında hiç eser kalmıyor:) Yani onu motive etmek için elimden geleni yapıyorum. Bazen çok çok yoğun gitmek istemiyor 2-3 ayda bir, o zaman evde kalmasına da izin veriyorum. Hepimizin bazen kafa tatiline ihtiyacı oluyor sonuçta.. 🙂
      sevgiler,

CEVAP VER