Bugün beni zorluyor olsan da yarın kanatlarına ihtiyacın olacak biliyorum

Bu yıl bizimkiler için okul biraz daha farklı başladı. Yazın evdeki olumlu ve huzurlu hallerini mumla arıyorum şu ara. Okulun başladığı günden bu yana epeyce zorlanıyoruz.

Nisan’da çok yoğun bir inatlaşma söz konusu. Ama feci bir şekilde. İstediklerini yaptırmak için her yolu dener halde buluyorum onu. Sürekli anlaşmalar yapmaya çalışıyor, şöyle olursa böyle olur, onu yaparsam şunu isterim. Tabi tüm anlaşmalar hep kendi leyhine, çizgi filmlerde ”ama bu son”lar bitmiyor, ”bu sayılmaz”lar da. Bir noktada saç baş yolduracak yere geliyoruz. Bir şeyi istediği zaman, bu kardeşinin elindeki oyuncak da olabilir, gözü hiç bir şeyi görmüyor.

Aslında her şey yazlıktan döndüğümüz zaman başladı. Okula başlayınca, uyku zamanları daha çok disipline girip, çizgi film süreleri kısalınca bizim hatun gerildi biraz. Boşuna demişler ‘verilmiş haklar geri alınmaz’ diye. Sürekli ‘ben Erikli’yi özledim.’ diyor. Hissediyorum, asıl özlediği Erikli değil de yazlıktaki özgür yaşamı.

İstanbul’a dönüşle birlikte çocuklar ani bir hava değişimi yaşadılar. On derece aniden düşen hava değil onları, beni bile mahvetti. Üç haftadır alerjiden sürekli burnum akıyor, Nisan’da da fena bir öksürük peydah oldu. Havadaki değişim fiziksel olarak onları epeyce etkiledi.

Ayrıca iki yıldır devam ettiği okuldan ayrıldı ve okul değişimi yaşadı. Çok belli etmese ve görünüşte hızlı adapte oldu gibi görünse de bu değişim onu zorladı hissediyorum. ‘Anne eski okulumu çok özledim, kendimi yabancı hissediyorum’ diye duygularını ifade edemeyeceği için de bu aralar normalde olduğundan daha hırçın, huysuz ve biraz da saldırgan. Bu durumu yönetmek biraz zor tabi. Sonuçta karşımda hiç laf dinlemeyen bir çocuk var.

Ama şu ana kadar öğrendiğim en önemli bilgi: ‘her şeyin bir sonu olduğu’ doğrultusunda. Kolay olmayabilir. Ama biliyorum bunu da birlikte zamanla aşacağız.  Ne demişler ‘biraz zaman her şeyin ilacı’. Tabi biraz da sevgi tozu eklemek gerekiyor bu formüle. Her zaman olduğundan daha da yakın olmaya gayret ediyorum ona, duygularının anlaşıldığının farkında olsun istiyorum. Birlikte uyuyoruz bu aralar, daha çok sohbet ediyoruz.

Farkındayım büyüyor, büyüdükçe kendi kararlarını kendi vermek istiyor. Hissediyorum büyüme sancıları yaşıyor. Bir yandan bağımsızlaşma arzusu bir yanda yapmak durumunda oldukları var. Çoğu zaman kendini sıkışmış hissediyor ve bundan dolayı da başkaldırıyor.

Disiplin istemiyor, kuralları sevmiyor. Hangimiz sevdik ki kuralları? Daha doğrusu kurallarda söz hakkı olmasını istiyor. Olabildiğince ona söz hakkı vermeye gayret ediyorum. Her gün üç çizgi film izleme hakkı mesela, ortak kararımız. Hoş her gün açılmıyor. Ama açılırsa da üçten sonrası için de sonuna kadar beni zorluyor.

Sınırlarını zorlamayı, sınırlarını keşfetmeyi deneyimliyor. İlerde bir gün bir yerlerde bir şeyler için insanları ikna etmek zorunda olacak. İlk denemelerini benim üzerimde yapıyor. Sınırları zorlamalı ki kendi sınırlarını bulmalı, bana hayır demeli ki gelecekte hayır demesi gereken yerlerde kelimelerini içine yutmasın. Aslında bir var olma ve bağımsızlaşma savaşı bu. Sonunda kazananı olmayacak bir savaş, öğretileri olacak ve o hayat boyu izlerini sürecek.

Kanatları çıkmak istiyor görüyorum. Bir gün kendi başına uçabilmek için onlara çok ihtiyacı olacak. Sancıları var, ortak sancılarımız var, uzun sürecek biliyorum. Ama içim rahat, birbirimizin omuzuna yaslanarak birbirimizden güç alacağımızı, birbirimize çok iyi geleceğimizi hissediyorum.

4 YORUMLAR

  1. Ne güzel yazmışsınız yine: “kanatları çıkmak istiyor görüyorum,…”
    Bizde de çok benzer durumlar yaşanıyor. Bu zorlu günler, elbet o güzel kanatları çıkaracak 🙂

  2. Güneşciğim ne güzel yazmışsın. İnsan duygulu duygulu okuyor. Nisan ve Cemre çok şanslı Kanatlarına saygı duyularak büyüyecek. Maşallah size. Fotoğrafa bayıldım. Bu arada sınırları zorlayınca, biraz esneme yapıyormusun yoksa taviz vermiyor musun? Bunu da ileride kendim için soruyorum 🙂 Çok sevgiler

    • Tabi Gözdecim, illa taviz veriyorsun, bir ileri bir geri bir denge yavaş yavaş oturuyor. Ama sürekli taviz verirsem bu sefer suistimal ediliyorum:) hahaha:)

CEVAP VER