Haftanın Çocuk Kitabı; Senin kovan ne kadar dolu?

2
1079

Ebeveynlerin ve çocukların ilişkide en zorlandıkları konulardan biri öfke kontrolü. Bazen biz ebeveynler olarak öfkemizi kontrol edemiyoruz bazen de çocuklarımız kontrol edemiyorlar. İlişkideyken bir olay olduğunda öfke ile ani  bir tepki verebiliyoruz. Ancak bu durumun bir de gerisi var. İçimizdeki öfke gün içinde aslında bir kartopu gibi büyüyor, kovamız damla damla azalıyor ve olur olmaz her hangi bir davranışa aniden parlayabiliyoruz. İşte ‘Senin Kovan Ne Kadar Dolu’ kitabı birbirimizi anlamak, empati kurmak için tam da bu konuyu anlatıyor. Üstelik çocukların anlayabileceği bir dilden, kova metaforuyla.

Öfkelenmek, sinirlenmek, kızmak çocukların için zor kavramlar çünkü bunlar gözle görülemeyen duygular. Çocukların gözle görülmeyen bu duyguları anlaması çok kolay değil elbette. Çünkü aslında sinirlenmenin ve kızmanın da dereceleri var. ‘Çok kızdım’ dediğinizde dahi bu durumu çocuğunuz anlayamayabilir. Bu yüzden yazar Mary Reckmeyer ‘Senin Kovan Ne Kadar Dolu’ kitabında ‘duygusal birikimleri’ kova metaforunu vererek anlatılıyor. Çocukların nasıl empati kazanabileceklerini öğrenmeleri, ve karşısındaki insanların hislerini anlayabilmeleri için oldukça yararlı bir kitap.

öfke kontrolü

‘Senin Kovan Ne Kadar Dolu’ ağabey Felix’in kardeşinin birlikte oyun oynama isteğini red ediyor. Üstelik kardeşini aşağılayıcı cümleler kullanıyor. Kızan kardeşi ise onun kulesine bir tekme atıyor. İki kardeş ağlayarak dedelerine gidip birbirlerini şikayet ediyorlar.

Felix o anda dedesinden aslında herkesin kafasının üstünde görünmez birer kova olduğunu öğreniyor. Üstelik kovalar kötü davranış sergileyince yavaş yavaş boşalıyorlar. O sırada Felix bunu çok önemsemiyor.

öfke kontrolüFelix ertesi sabah uyandığında artık görünmez kovanın görünür olduğunu fark ediyor. Üstelik kova evde annesinde, okulda arkadaşlarında ve hatta öğretmenlerinde bile mevcut. Sabahtan itibaren bir dizi olumsuz davranışlar başına geliyor ve kovasının boşaldığını hissediyor. Öğretmeni yazdığı bir kompozisyon için tebrik ettiğinde, arkadaşları da onu takdir ettiğindeyse kovası yavaş yavaş doluyor.

kovan ne kadar dolu

Alay edilmek, başarısızlık, sakarlık gibi gün içinde yaşadığımız tüm olumsuz deneyimlerde kovamız yavaş yavaş boşalıyor. Oysa tam tersi, sevgi, ilgi ve kabul gördüğümüz zamanlarda kendimizi iyi hissediyoruz ve kovamız doluyor.

Çocuklara özellikle başkalarının duygularını anlama ve nasıl empati kurabilecekleri konusunda kitap rehberlik ediyor.

empati

Kitabı okuduktan sonra davranışlarımızla kovamızın ne kadar dolu olduğu, olumlu davranışlarla kovamızı doldurduğumuzu, olumsuz davranışlarla da kovamızın boşaldığını birlikle konuştuk ve oynadık.

Empatiyi öğrenmeye çok ihtiyacımız olan şu günlerde kitabın beni en çarpan cümlesi şöyleydi; ”Ne zaman başka birinin kovasına bir damla düşmesine yardım etse,  kendi kovasına da bir damla düştüğünü fark etmişti.”

2 YORUMLAR

CEVAP VER