Nil Karaibrahimgil’den ‘Kelebeğin Hayat Sırları’

34
2299

Kelebeğin Hayat Sırları Nil Karaibrahimgil’in Kelebek’te yazdığı yazıların bir derlemesinden oluşuyor. Kitapta Nil’in kendi deneyimlerine ve hayata bakışına dair çok güzel anektodlar yer alıyor. Ayrıca sahnedeki tüm enerji ve hayat motivasyonunu kitabın ruhuna yansımış…

”İnsan nasıl yaşarsa parlar?
Nasıl yaşarsa mutluluğu yakalar?
Nasıl yaşarsa yaşadığına değer?”

Nil diyor ki;

’17 yaşıma dönseydim, kendime şunları söylerdim:
En önemli şey aşk; onu doya doya yaşa!
Birkaç kişinin elini sıkı sıkı tut. Onların dertleriyle dertlen, mutluluklarıyla uç, dediklerine kulak ver. Başkalarının kriterlerine göre seçim yapma. O zaman başkalarının gideceği yerlere gidersin. Oralarda ne işin var? Her gün oku. Her şeyi oku. Ağaç olmak nasıldır? Van Gogh olmak nasıldır? İkinci Dünya Savaşı’na katılmış olmak nasıldır? Öğren. Kendinle sosyalleş. Yoksa unutursun nasıl biri olduğunu. Her gün şükret. Karanlık günler olacak. Düşeceksin de. Yaralar da açılacak. O zamanlarda şunu unutma: Tünel bitecek. Kalkacaksın da. Kabuk da bağlayacaksın. Korkmaktan korkma. Ödün bile kopsun. Sonra kapa gözünü bas karanlığına. Belki biri taş döşemiştir; kim bilir. Böbürlenme. Kibirlenme. Köpürme. Abart. Çoğalt. Parlat. Her gün, bir yazar tarafından hayatının hikâyelendirildiğini düşün ve dinle. Böyle bir kahraman olmak ister miydin? İstiyorsan başarıyorsun. Ne mutlu sana.’

Benim en beğendiğim bölümlerden biri ise oğluna yazdığı bir yazı, ‘Çünkü oğlumsun sen benim’ yazısından kısa bir kesit; 

”Tatlı bir rüzgar esecek ve yağmur yağacak birden. Sana hiçbir şeyden kaçmamayı öğreteceğim o gün. Yağmurda yürümeye devam etmeyi.

Her şeyin olması gerektiği gibi olduğunu. Bunu anlaman zaman alacak ama bunu sana ilk ben söylemek istiyorum çünkü oğlumsun sen benim.

Sen küçük başını kaldırıp, o kocaman gözlerinle ağaçların tepelerine bakacaksın. İnsan büyüyünce ağaçların, en tepelerine değil gövdelerine bakıyor. Bakışları aşağıya düşüyor insanın. Ağırlaşıyor başı.

Sana şu an yaptığın gibi ağaçların en tepelerine bakmayı unutma diyeceğim. Ağaçların gövdelerine düşmesin bakışların diye didinip duracağım. Ve bundan hiç bıkmayacağım, çünkü sen benim bir tanecik oğlumsun…”

Nil’in anneler günü için hazırladığı; ‘ Meğer Ben Aziz Arif’mişim.’ Dinlemediyseniz Mutlaka Dinleyin.

Kitap çekilişi için yazının sonuna bir yorum bırakmayı unutmayın. Kazanan 7 Haziran Salı yine yorumlarda duyurulacaktır, bol şans. 

34 YORUMLAR

  1. Boğazım düğümlendi bir damla gözyaşı düştü dizlerime, videoyu izlerken bile duygularım kabardı, senin hediyen olmazsa bile mutlaka alıp okumak istiyorum.

  2. Ne güzel tarif ediyor anneliği😇 Meğer ben Aziz Arif’mişim yazisini okuduğumda oğlum için içimden geçirdiklerimin tercümani gibiydi, okuyupta gözyaşi dökmeyen anne yoktur herhalde😍

  3. Ağacların gövdesine düşmesin bakışlarınız ne muazzam bir benzetmedir… Günesanne yazıların bende uzuuuunca bir süre etki ediyor.. Bazen aynı yazınız zihnimden tekrar gecerken birdaha okuyayım ya az daha sindireyim diyorum.. Mesela iki önceki yazınızı kac yere kopyaladım bilmiyorum.. Daha cok yaz emi😊😊

  4. Kendisini sevmekle beraber kitabına karşı neden bilmem ön yargılı durmuşum bu zamana kadar,belkide o ön yargıyı yıkmanın zamanıdır şimdi ✌🏻️ anneler günü şiirinide dinlemedim mesela 🙀

  5. Yorum bırakmaya çalıştım ama önceki olmadı galiba:( Neyse, o zaman şansım varsa bu kitap bana gelsin:) Ben de okuduktan sonra arkadaşlarımla paylaşayım:) Sevgiyle, Esin İrlan

CEVAP VER