Hoşgeldin 6. Yaş

0
700

Geçen hafta altıncı yaş gününü kutladık, aslında beş yaşını bitirdi ve altıdan gün almaya başladı. Ama soran olursa ‘Ben altı yaşındayım.’ diyor. Hava atıyor, bu aralar büyümek hoşuna gidiyor. ‘Anne ben ne zaman oje süreceğim?’ diye soruyor sık sık, ‘büyüyünce’ diye cevaplıyorum. Benim bu belirsiz cevabım içine sinmediği için de ‘E ben büyüdüm artık.’ diyor:) …

Zaman ne hızlı geçiyordu ve ben onu tutamıyordum. Son bir yıl içinde öyle çok büyüdü ki. Artık o, her konuda sohbet edebildiğim, birlikte alışverişe veya sinemaya gidebildiğim bir arkadaşım gibi.

Her şeye karşı sonsuz ilgisi devam ediyor, yola göbek denmesi, gece kıyafetine tuvalet denmesi ona komik geliyor. Artık kardeşi ile daha uzun süreler oynuyor. Son bir yılda kardeş kavgalarında zor zamanlar yaşasak da artık daha iyi bir yere geldik, bunu ayrı bir yazı ile anlatacağım.

Bu yıl okulunda beşinci yaş sınıfını okudu, seneye 6. yaşında ana sınıfına devam edecek. Okula başlarken neredeyse 7 yaşında olacak. Zamanının çoğunu oyun oynayarak geçirmesi beni inanılmaz mutlu ediyor. Okul dönüşü evde kardeşiyle veya parkta akranlarıyla tüm vaktini geçiriyor. Bol oyunlu çocukluk anıları olsun istiyorum.

Yani yaşı ile birlikte fiziksel yeteneklerinin de oldukça geliştiğini gözlemliyorum, dört tekerlekli bisiklete binmekten zevk alıyor, jimnastiği ve dans etmeyi seviyor, parktaki tırmanma ve sallanma aletleri favorileri.

6. Yaş ile artık kendini daha iyi ifade ediyor, duygularını anlatabiliyor. Bu beni inanılmaz mutlu ediyor. Hem beyin gelişimini gözlemleyebiliyorum hem de duygularını ifade edebildiği için artık daha rahatım. Akşamları sıkıntı duyduğu konuları söyleyebiliyor. Neyi sevip neyi sevmediği, neyi istemediği konusunda gayet net.

Gün içinde pek çok zorlu an oluyor. Genelde küçük şeyler. ‘Kızdım sana kızım’ diyorum. O anda beni dinlememeye devam ediyor. Bildiğini okuyor sonuna kadar. Olay üzerinden zaman geçiyor. Hatta benim için olay eskiyor ve unutuyorum. Sonradan soruyor bana; ‘Anne neden kızdın bana?’

Bu sefer cevap vermeden önce biraz durdum. Düşündüm. Bu aralar durmak ve düşünmek üzerine çalışıyorum kendimle:) Bu soruyu son bir hafta içinde birkaç kez sormuştu. Demek bir eşiği daha geçmiştik. Kızım biraz daha büyümüş, empati yeteneği biraz daha artmıştı.

Sonra uzunca açıkladım ona, davranışının doğru olmadığını, onu çok sevdiğimi ama buna dayanamadığımı ve sonunda kızdığımı söylüyorum. Dinliyor ve anlıyor. ‘Bunu tekrarlamazsan mutlu olurum’ diyorum. ‘Tamam’ diyor. Sarılıyoruz sıkıca.

Bugün aramızda hiç bir şey olmamış gibi, şartsız koşulsuz seviyorum onu ve o da bunu biliyor.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER