Kayınvalide evde kamp kursa da oyunda kal…

Sevgili baba adayı,

Yakında minik kuzunu kucağına alacaksın, mis kokacak, süt kokacak. Harika olacak elbette, ama baştan söylemekte fayda var, hiç bir şey sıfır noktasında çok da kolay olmayacak. İki kişilik hayatınız bir anda büyüyecek, üç olacaksınız, hatta belki de daha fazla. Aile büyükleri size taşınacak. Bebek bakımı evde tek ve öncelikli konu olacak. O sırada maçını izleyip etrafta rahatça dolanamayabilirsin. Ama hayatta en güzel şeyler hep en zorlandıklarımız değil mi, ne dersin?

Aynı duyguları paylaşıyorsunuz inan bana. 

Onun zihninde de ‘iyi bir anne olabilecek miyim, bebeğime bakabilecek miyim?’ gibi pek çok soru işareti var. Şüpheleri var ve korkuyor. Bazıları söyler, bazıları dile getiremez. Ama istisnasız herkes hayatında olacak böyle bir büyük bir değişimden korkar. Korkulması da gayet normaldir. Sen de korkuyorsun biliyorum, inan bana aynı duyguları paylaşıyorsunuz. Duyguları konuşmak sana da ona da çok iyi gelecektir. Aynı taraftasınız unutma, birlikten kuvvet doğar, yanında ol yeter.

İkiydik üç olduk.

Hamilelik anneler için muhteşem bir dönem. İçinde bir şeylerin büyüdüğünü, hayatının renklerini hissediyorsun. Ama bir baba olmak öyle mi? Tüm filmi hep dışardan izliyorsun değil mi? Çok başarılı sinema filminde sen hep yan roldesin. Yaşamadım bilmiyorum ama kötü bir his olmalı. Göbek senin değil, ne zaman bebeğin hareketini yakalamaya çalışsan belki de kaçırıyorsun. Ya da eşindeki anormal hızlı duygu değişimi halleri seni çok zorluyor olabilir. Normaldir, geçecek merak etme, hepsi geçecek, ama biraz zaman alacak tabi:) Biraz sabır ikiyken üç olmak öyle kolay değil.

Heyecanına eşlik et. 

Evet eşin heyecanlı ve hevesli olacak, sürekli alışverişe çıkmak isteyecek. Kurslara gitmek isteyebilir, senden bazı kitapları okumanı isteyebilir. O kendini bu muhteşem ana hazırlamak istiyor, iyi bir anne olmak istiyor. E sen de zaten iyi bir baba olmak istiyorsun. O zaman onun heyecanına eşlik et. İnan, onunla aynı heyecanı paylaşman çok değerli.

Senden güzel kalabalık olur mu?

Belki duydun, belki duymadın; doğum yapan anneye ‘lohusa’ denir.  Lohusalık kadınlar için oldukça hassas bir dönemdir. Doğum olur, anne bebeğine kavuşur. Bazen doğum tercih ettiği gibi, bazen de doğanın izin verdiği şekilde olur. Hormon dengeleri alt üst olur. Bir çeşit hüzün yaşayabilir, yetebilme&süt konuları zirve yapar. Kısacası bütün olarak zor bir dönemdir. Bu dönem en önemli ihtiyacı ise senin yanında olmandır. Hep yanında ol, izin alabildiğin kadar evde kal. ‘Ayak altında dolaşırım, kalabalık yaparım’ diye asla düşünme, sen babasının, senden güzel kalabalık olur mu?

Çoğunlukla ilk bir ay evde geçer, sonrasında eşini bebekli ya da bebeksiz dışarıya çıkmak için teşvik et. Kolay olmaz, ama temiz hava herkese iyi gelir değil mi?

Mantık konu dışı

Baştan söylemekte fayda var lohusa bir annenin yanında mantıklı bir eşe ihtiyaç yoktur. Ama yanında olan, duygularını anlayan bir eşe ihtiyaç vardır. Sanma ki doğum çok kadınsal bir mesele, hayır kesinlikle değil, onun sana çok ihtiyacı var. Bunu dile getirmek çoğu zaman kolay olmayabilir veya vakit olmayabilir. Ama inan böyle. Bu dönem biraz sabretmen, her zamankinden biraz daha alttan almana ihtiyaç olabilir. Bırak bu ara öyle olsun. Akışta kal.

Oyunda kal!

Bu altın kural, oyunda kal, oyunda kalmak için savaş. Yapmazsan ‘listede dördüncü sıradayım filan’ diye ağlarsın bak sonra. Hep oyunda kal, dahil ol tüm süreçlere, kararlara. Evet kayınvalide eve kamp kuracak, eşin ‘yardıma ihtiyacım yok diyecek’, ama sen mutlaka oyunda kal, köşene asla çekilme. Bilmesen de ‘gazını ben çıkarayım’ de, anlamasan da ‘ben gezdireyim’ de. Bilmesen ya da yapamasan da destek olma çabanı göster, unutma çaba her şeye değerdir.

Kimse baba doğmuyor. 

Kimse anne doğmadığı gibi kimse baba da doğmuyor. Ama inan bana herkes zamanla her şeyi öğreniyor. Yok ‘ben onu bilmiyorum, bunu bilmiyorum’ deme. Bilmiyorsan öğren, milyonlarca blog&kitap var, aç biraz oku, ama en çok eşinin psikolojisi hakkında oku. Ona nasıl destek olabileceğini araştır, daha önce baba olmuş arkadaşlarınla konuş. Gerçi onlar ‘ağabey ne yapsan yaranamazsın’ diyecekler, varsın olsun, çok da kulak asma, belki faydalı bir kaç tavsiyeleri de olur.

En çok eşini duy, dinle demiyorum dikkatini çekiyorum, onu duy. Beden dilini oku, söyleyemediklerini sen anla, asla elini bırakma. Unutma o bebeğe bakacak, sen de ona bakacaksın.

Yetmek veya yetememek işte bütün mesele bu. 

Anne kişisinin en zorlandığı konu budur. Süt varsa kendini yeterli hisseder, yoksa tam yetersiz. Bu arada süt varsa bile, yetemediğini düşünür o da ayrı bir mesele. Zira bunun bir musluğu yoktur, kim ne kadar çıktığını bilemez. En büyük endişe kaynağı da budur. Annenin  en çok ihtiyaç duyduğu his ‘bebeğine yetebildiğini hissetmesidir’. Bu konuda onu destekle, aksi bir durum olursa doktorunuz sizi zaten haberdar edecektir. Sen harika bir annesin de sık sık ona, en çok bunu duymaya ihtiyacı var çünkü. Karşılığı ‘sen de harika bir babasın’ olur bak söz:)

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER