Feridun Oral’dan Çocuk Kitapları

2
1457

Feridun Oral masalları da çizimleri kadar güzel olan, çocukların hayal dünyasını geliştirirken okuma sevgisi kazanmalarını da sağlayan çok yönlü bir sanatçı.

Feridun Oral yurtiçi ve yurtdışında pek çok sergi, bienal ve yarışmalara katılmış. Böğürtlen Cini ve Sarı Gara adı kitabıyla Japonya’da Unesco Noma-Concour yarışmasında ödül almış. Düş Kedileri adlı çalışmasıyla yine Japonya’da ‘Avrupalı ilüstratörler Bienali’nde onur ödülü almış. Resmetmiş olduğu Yalvaç Ural’ın Korkuluğun Kalbi adı kitap basıldığı yıl Almanya’da yılın kitabı seçilmiş.

Sanatçı çocuk kitapları illüstrasyonları dışında resim, heykel, seramik alanında da birçok sergi açmış ve çalışmalarını İstanbul’daki atölyesinde sürdürmekteymiş.

Benim Feridun Oral ile tanışmam çocuk kitapları vesilesi ile oldu. İlk tanışma kitabımız Celine Lamour-Crochet’in yazdığı ve kendisinin resmettiği ‘Küçük Hasır Şapka’ kitabıyla oldu. Hadi o zaman bizim kütüphanemizdeki Feridun Oral kitapları arasında mini bir gezintiye çıkalım.

KÜÇÜK HASIR ŞAPKA

İlk olduğum andan itibaren beni çok derinden etkileyen bir hikaye ‘Küçük Hasır Şapka’, hem bir dostluk hem de bir sevgi hikayesi… Lena’nın küçük bir hasır şapkası vardı, kırmızı kurdelalı. Şapka Lena’nın kafasında ile gezip dolaşmaktan sonsuz mutluydu. Çünkü kendisi aynı zamanda Lena’nın oyun arkadaşıydı. Birlikte sabahtan akşama kadar parkta oynarlardı.

feridun oral

Bir gün Lena şapkasını bankta bıraktı ve orada unuttu. Küçük Hasır Şapka tüm geceyi parkta geçirdi. Güneş doğunca bir rüzgar çıktı ve onu yan bahçeye sürükledi. Lena ertesi gün parka gelip şapkasını arasa da bulamamıştı.

küçük hasır şapka

Küçük Hasır Şapka pek üzgündü ve böylece günler geçti. Şapka hep bulunmayı bekledi. Önce yağmur yağdı üstüne ve sonra kar… Fakat yaz gelmek üzereyken içinde bir sıcaklık hissetti. İçinde 3 küçük yavru kirpi büyümekteydi…

Kitabı 3 yaş ve üzeri çocuklara okumak uygun olacaktır.

YAVRU AHTAPOT OLMAK ÇOK ZOR

Sara Şahinkanat’ın yazdığı Yavru Ahtapot Olmak Çok Zor kitabını Feridun Oral resimlendirmiş. Olduğun gibi kendini sevmek üzerine bir hikaye…

Yavru bir ahtapot olsanız ve 8 kolunuz olsa giyinmek, soyunmak ve hayat ne kadar zor olurdu değil mi?

Nino için de öyle zordu işte, bu nedenle yataktan bile çıkmak istemiyordu. O gün de diğer günler gibi sabahtan uyandı, 8 delikli montunu giydi, şapkasını ve eldivenlerini taktı. Ama bu 8 kolla yaşamak çok sıkıcıydı. Nino ahtapot yavrusu olmaktan sıkılmıştı. Bir yılan balığı olmak istiyordu o. Böylece çok kolay giyinecekti.

yavru ahtapot olmak çok zor

Ama annesi hep onun ne kadar özel olduğunu söylüyordu. Biraz büyüyünce ahtapot olmayı seveceksin diyordu. Sabah okul servisine bindi ve yola çıktı. Trafik yoğundu, bir terslik vardı. Çünkü yılanbalığının yuvası çökmek üzereydi. Nino hemen ona yardıma koştu, yılan balığının onlarca yavrusu da vardı kurtarılmayı bekleyen. Onları da aldı, çöken yuvadan uzaklaştırdı ve kurtardı.

Nino çok mutluydu sonunda 8 kolu da çok işe yaramıştı. Yılan balığının ve yumurtalarının hayatını  kurtarmıştı. Kahramanlığını 8 koluna borçluydu.

Kitabı 3 yaş ve üzeri çocuklara okumak uygun olacaktır.

AY NE ZAMAN GELECEK?

Feridun Oral’ın hem yazıp hem de resimlediği Ay Ne zaman Gelecek kitabı, okuduğum kitapları içinde benim en sevdiğim:) Zaten kim istemez ki ay ile el ele tutuşup ormanda gezip dolaşmayı değil mi?

ay ne zaman gelecek

Bir gece tavşan uykusundan uyandı, uykusu kaçmıştı. Biraz karnı acıkmıştı. Yiyecek bulmak için aramaya çıktı. Ormandan çatır çutur sesler geliyordu. Çalılıkların arkasında bir ışık vardı. Ay’ı de uyku tutmamıştı. Tavşan karanlıktan korktuğunu ancak yiyecek aramaya gitmek istediğini belirtti. Ay da ışığıyla ile ona memnuniyetle arkadaşlık edeceğini söyledi. Böylece ikili birlikte yola koyuldular.

Ormanda aradıkları meyve ve yemişleri birlikte buldular. Kasabada evlerin arasında dolaştılar. Küçük tavşan çok mutluydu, çünkü ayla arkadaş olmuşlardı. Uzak köylere gittiler birlikte, sonra da bir tepeye çıktılar. Ay tavşana yıldızları yakından göstermek istedi ve böylece birlikte gökyüzüne uçtular. Gökteki yıldızlar da küçük tavşanı çok sevdiler.

ay ne zaman gelecek

Tavşan biraz yorulmuş olsa da hiç unutamayacağı bir gece geçirmişti…

Kitabı 3 yaş ve üzeri çocuklara okumak uygun olacaktır.

KİRPİ İLE KESTANE

Bir kestane bir kirpinin üstüne düşer ve oraya yapışık kalırsa sizce ne olur? Bayağı bir şenlik olur değil mi? Öyle de olmuş sahiden…

kirpi ile kestane

Bay kirpi bir ağacın altında uyurken, bir kestane tam da üstüne düşüvermiş aniden. Sırtına yapışmış. Kirpi hoplayıp zıplasa da bir türlü kestaneyi üstünden indiremedi. Tavşana yardım istemeye gittiler ama meşguldü. Sonra baykuştan destek istediler ama uyuması gerekiyordu. Bu sefer tilkiyye yardım istemeye gittiler o da olmadı. Yavru ayıya gittiler o da bir bal kovanı ile uğraşıyordu. Ala geyiklerin boynuzları birbirlerine dolanmıştı, onlar da yardım edemediler.

KİRPİ İLE KESTANE

Bir türlü ayrılamayınca yollarına devam ettiler ama canları da biraz sıkılmıştı. Yolda bir taşa takıldı kirpi, düşüp yuvarlanıverdi, o sırada kestane de sırtından çıktı. Sonunda ayrılmışlardı, ikisi de çok mutluydu.

KÜÇÜK FARE BİDİ

Küçük fare Bidi’nin en büyük hayali kaplan terbiyecisi olmaktı, çiftlikte ailesi ile birlikte yaşıyordu. Çok sevdiği için büyükbabası ona samandan bir kaplan yapmıştı, geceleri onunla uyuyordu. Odası kaplan resimleri ile doluydu.

küçük fare bidi

Bidi doğuştan yetenekliydi, çiftlikteki bütün hayvanları o eğitmişti. Kedilere lastik içinden geçmeyi öğretmişti, tavuklar onun sayesinde çamaşır ipinde yürüyebiliyordu, koyunlar ise çitin üzerinden atlayabiliyorlardı. Kazlar dans ediyorlar, inekler ise birlikte süt fıskiyesi yapabiliyorlardı.

küçük fare bidi

Bir gün kasabaya bir sirk geldi ancak sirkle gelen kaplan kaçmıştı, onun birinin bulması gerekiyordu. Bidi bu iş için gönüllü oldu. Önce kaplanı saklandığı ormandan buldu. Ama kaplanı eğitmek sandığı kadar kolay değildi. Biraz yorulsa da hayali gerçek olmuş, sonunda başarmıştı…

2 YORUMLAR

  1. Çocuk kitaplarını okumayı bende çok severim. Benim kuzuların ikiside okumayı öğrendikleri için bu sene kendi başlarına okuyorlar. Ancak ben hafta sonları onlara kitap okuyorum. Aramızda kalsın ama hafta sonu kitap okuma saatini ben çocuklardan daha çok bekliyorum 😉

    İyi okumalar…

CEVAP VER