Mor İnek’ten Çilli Civciv’e 3 ve 4 Yaş için Çocuk Kitapları

0
5795

Okumak güzeldir diyelim, yeni çocuk kitaplarımızla devam edelim. Bugün listemizde bir kitapta fotoğrafı olmasını isteyen fare, bir değirmenciyle arkadaş olmak isteyen baykuş, birbirine düşman sarı&mavi papağanlar, 7 kurbağa ile yaşayan pamuk prenses, adı çilli olan bir civciv, yemeğini arayan bir tırtıl ve taa Küba’dan moraran bir inek var.

Bu Kitap Ay-Ay’a Aittir

Yazar: Richard Byrne/Formül Yayınları

Bu kitabı iki nedenle seviyorum. Birincisi, çocukların içinde inanılmaz bir yaratıcılık var ve yaratıcılık yokluk ortamında çok fazla körükleniyor. Diğeri de sonunda adaletin yerini bulacağı duygusunu çok net verdiği için. Kitap bu iki konuyu çok net anlatıyor.

Bu kitap Ay Ay'a aittir

Bir sınıf düşünün, ikiz tavşanlar, fareler, ördekler, sincaplar ve kurbağalar var. Bir de sınıf öğretmeni bayan Geyik. Bayan Geyik sınıfındaki en yardımsever hayvanı arıyordu ve kazanan bir ödül alacaktı. Fakat birileri hile yapıyordu.

Ay Ay dünyanın en yardımsever hayvanıydı en büyük arzusu ise birgün bir kitapta yer almaktı. Bayan Geyik sınıfın en yardımseverini ararken, Ay Ay normal hayatına devam ediyor, arkadaşlarına kol kanat geriyor, sanat dersinde arkadaşlarının önlüklerini bağlıyordu. Tavşan ikizler tüm boyaları kullanınca gazete kağıdından harikalar yaratıyordu. Beden eğitimi dersinde tüm toplar fileye takılınca, kolileri üst üste koyarak topları indiriyordu.

Bu kitap Ay Ay'a aittir

Tavşan İkizler ise oyunbozanlık yapıp, sürekli oyun isimlerini değiştiriyor, Ay Ay’ı geri plana alırak, kendilerini ön plana almaya çalışıyorlardı. Ama Bayan Geyik usta bir öğretmendi ve bu kumpasa gelmedi. Ay Ay sonunda sınıfın en yardımseveri seçildi hem de hep hayalini kurduğu gibi bir kitapta yer aldı.

Değirmenci ile Baykuş

Yazar: Göknil Genç/ Can Çocuk Yayınları

Sımsıcak bir dostluk hikayesi. Sadece insanlar insanlarla dost olur sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bazen insanın en yakın dostu bir baykuş olabilir ve tüm sırlarını onunla paylaşabilir. Çünkü bir dost sahibi olmak yaşamda bir ışıktır…

Hani pek çok masala konu olur ya değirmenler ve değirmenciler, bu da öyle bir kitap işte. Bir değirmenci var, masmavi sularla çevreli küçük bir adanın arkasında da değirmeni. Yaşamından memnun ama yalnız bir değirmenci o, akşamları deniz fenerinin ışıklarını izleyen ve değirmenine dönen. O mavi deniz yok olup gece olunca değirmenci derdi ki, ‘Keşke burada da küçücük bir ışık olsa.’

Değirmenci ile Baykuş

Havalar iyice soğur, değirmenci odun yakmaya karar verir, odunlukta ne görsün? Bir çift sarı gözün ona baktığını fark eder. Değirmenci onun bir baykuş olduğunu hemen anlar. Baykuş bir kanadını açmış diğerini gövdesine yapıştırmıştır, bir sorun vardır besbelli.

Değirmenci anlar, zavallının derdi kanadıydı. Hemen bir merhem hazırlar ve sarar kanadını. Baykuş hiç korkmaz yaşlı değirmenciden. Zaten kırmızı sakallarıyla hiç de korkulacak bir tip değildir. Baykuş kış boyunca değirmenci ile birlikte kaldı. Kış geçti bahar geldi.

Değirmenci ile baykuş

Baykuş’un gitme zamanı gelmişti. Değirmenci onu çok özleyecekti. Ama bir mucize oldu, ve Baykuş geri geldi. Değirmenin çatısına bir yuva yaptı. Sapasağlam kanadıyla baykuş artık değirmende yaşıyordu. Yaşlı değirmenci ile baykuş o gün bugündür birlikte yaşadılar.

Sarı Papağanlar Mavi Papağanlar

Yazar: Manuela Monari-Silvia Vignale/Nesin Yayınevi

Kitabın yazarı Manuela şöyle başlıyor kitabına; ”Mavilerin sarılara karşı olduğu bir zaman… Bütün renkler ‘yeşil’i sever ve her gün barışın ve hoşgörünün diliyle konuşmayı öğrenirler.”

sarı papağanlar mavi papağanlar

Küçük yaşlardan itibaren çocukların hayatlarında o kadar derin ayrılıklar oluyor ki bu tip kitapları okumak inanılmaz mutlu ediyor beni. Toplumdaki en büyük ihtiyacımız; farklılıklara, farklı olmaya dair biraz hoşgörü gösterebilmek.

Bir zamanlar bir ülkede mavi papağanlar ve sarı papağanlar yaşardı. Her birinin ayrı ağaçları vardı, kimse ağacından diğer ağaca gitmez, birbirleri ile dostluk kurmazdı. Her bir grup kendisini en güzel sanırdı. Birileri daha iyi öttüğünü söyler, diğerleri daha güçlüyüz derlerdi.

sarı papağanlar mavi papağanlar

Bir gece mavilerin ağacında bir minik papağan doğdu ve ağaçtan aşağıya düştü. Bir sarı papağan onu buldu. Ona uçmayı öğretti, onu besledi ve büyümesine yardımcı oldu. O günden sonra hep birlikte uçtular hiç ayrılmadılar. Hatta yeşil renkli minik papağan çocukları oldu. İşte o zaman farkına vardılar ki en doğrusu buydu aslında.

Pamuk Prenses ve 7 Kurbağa 

Yazar: Gemma Cary-Kelly Caswell/Net Çocuk

Ünlü Pamuk Prenses masalının modern bir versiyonu. Bir pamuk prenses bir de kötü kalpli üvey anne olan kraliçe var evde. Sihirli aynalar kraliçeye pamuk prenses senden daha güzel diyorlar.

pamuk prenses ve 7 kurbağa

Bu Pamuk Prenses diğerilerinden biraz farklı çünkü 7 farklı renkte 7 tane kurbağa yaşıyor akvaryumunda. Babası giderken bu kurbağaların onun askerleri olacağını ve onu koruyacağını söylüyor. Babası giderken Pamuk Prenses’e kurbağaların zararsız olduğunu ancak bunu kimse ile paylaşmamasını söylüyor.

Sonunda bir gün pamuk prenses bir kaçış planı yapıyor. Yemeklerin üzerine kapattıkları folyolardan bir ayna yapıyor ve kraliçeyi odasına çağırıyor. Ayna ‘En güzel sizsiniz’ kraliçem diyor demesine ama kurbağalar da kraliçenin suratına yapışıyorlar. Kraliçe kurbağaları zehirli sandığı için saraydan kaçarak uzaklaşıyor.

pamuk prenses ve 7 kurbağa

Kitabın en sevdiğim yanı sonu sanırım. Bu kurbağaların hepsi birer prense dönüşüyor.  Yedi Prens, Pamuk Prensese hizmet ediyor o da kalplerini kırmamak için kimseyi seçmiyor ve hep birlikte dostluk içinde yaşıyorlar:)

Çilli 

Yazar: Marisa Nünez-Helga Bansch/RedhouseKidz Çocuk Kitapları

Kitabımızın kahramanı minik Çilli tavuk annesinden pasta ister. Annesi de pastayı yapmak için ocakta kullanmak amacıyla Çilli’nin odun toplamasını ister. Ancak ekler ‘üç kez miyavlayıp sonra ısıran Yoluk Tüylü Kara Kedi’ye dikkat etmelisin.

çilli

Çilli odunları toplar ama aniden arkasındaki kediden 3 kez miyavlama sesi gelir. Yenmek istemeyince kedi ile bir anlaşma yapar. Pastanın yarısını kendisine verecektir.

Annesi ile birlikte kocaman bir pasta yaparlar ancak Çilli bir çırpıda bütün pastayı yer ve kediye hiç bırakmaz. Tam o sırada Yoluk Tüylü Kedi eve gelir. Annesi ve Çilli bir çömleğe saklanırlar. Çilli hapşırır, çanak çömlek kedinin suratına doğru kırılır. Kedi de arkasına bakmadan kaçar:)

çilli

Kedinin fotoğrafını bilhassa ekledim, bazı çocuklar korkutucu bulabilirler. 4 yaş ve üzeri çocuklar için kitap daha uygun olabilir.

Yemeğini Arayan Tırtıl

Yazar:Tülin Kozikoğlu/RedhouseKidz Çocuk Kitapları

Blogda daha önce Tülin Kozikoğlu’nun ‘Leyla Fonten’den Masallar‘a yer vermiştim. Her daim okumaktan müthiş zevk aldığımız bir seri:)

Tulin Kozikoğlu’nun yazdığı Yemeğini Arayan Tırtıl, meraklı bir tırtılın şehrin etrafındaki yolculuğunu konu alıyor. Karnını doyurmak için yaprak arayan tırtıl uzun bir yolculuğa çıkıyor ve bu sırada Ayşe adında küçük bir kızla tanışıyor.

yemeğini arayan tırtılMeraklı Gezginler Serisi’nin birinci kitabı olan Yemeğini Arayan Tırtıl’da çocuklar bu tırtıl ile birlikte şehirde gezerek önce bir okula, sonra bir parka, ardından bir kütüphane ve son olarak bir tiyatroya gidiyorlar. Her bir mekânda çocukların karşısına kocaman kapılar çıkıyor. Yana açılan sayfalar sayesinde çocuklar kendilerini kocaman bir sınıfın veya kütüphanenin içerisinde buluyorlar. Ayrıca bu açılan sayfalarla çocuklar bu yolculuğun bir parçası oluyorlar.

Burcu Musselwhite’ın çizimleriyle hayat bulan hikâyenin her bir sayfasında okuyucuları rengârenk resimler bekliyor. Çizimlerdeki ayrıntılarla minik tırtılın yolculuğu çok daha keyifli bir hale geliyor.

yemeğini arayan tırtıl

Yemeğini Arayan Tırtıl, dört yaş ve üzeri çocukların keyifle okuyacağı, merak etme ve keşfetme duygularını kuvvetlendiren, rengârenk bir kitap.

Mor İnek 

Yazar: Zulema Clares/Yazılama Çocuk Yayınları

Geçtiğimiz hafta Kuzguncuk’taki Nail Kitabevi ziyaretimizden bahsetmiştim. Burada Yazılama Çocuk Yayınları’yla, Küba kitapları ile karşılaştık. Mor İnek de bu kitaplardan biriydi.

mor inek

Günlerden bir gün Teresa teyzenin ineği çileklerin üzerine bir de üzüm yiyince başlamış morarmaya. Teresa teyze saatlerce yıkasa da ineği bir türlü temizleyememiş, o da ineğini pazarda satmaya karar vermiş.

mor inek

Pazarda çok kimseler mor ineği almaya yanaşmamışlar. Bir çocuk mor ineğe süt verip veremeyeceğini sormuş. İnek ona böğürtlenli, üzümlü şahane sütler vermiş. Artık mor ineğin yeni bir sahibi varmış ve mutluymuş, o günden sonra bol bol değişik aromalı sütler vermiş:)

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER