Etkili iletişimin kuralları

6
1414

Geçtiğimiz ay Prof. Dr. Azmi Varan‘ın ‘Hangi ben?’ adlı seminerine katılmıştım. Günlük yaşamda seçimler yaparken, kararlar alırken ya da etrafımızdaki insanlarla iletişime girip, tepkiler verirken, direksiyonda hep kendimizin olduğunu düşünürüz ya; oysa bu, çoğu zaman büyük bir yanılgıymış! İlk seminer notlarına buradan ulaşabilirsiniz.

İlk seminerde benliğin farklı yönleri üzerinde durmuştu Azmi bey. İkinci seminerin konusu ise bu benliklerin insanlar arası iletişimin nasıl şekillendiğini konuştuk ve transaksiyonel analizegiriş yaptık. Transaksiyonel analiz psikanalitik kökenli bir terapi yaklaşımı aslında. Yaklaşımın temelinde insanda 3 temel ego varlığından bahsediliyor;

  • Ebeveyn ego: cezalandırıcı, eleştirici, yetiştirici (kontrol eder.)
  • Yetişkin ego : kişinin kendi içindeki gerçeklere ve mantıksal esaslara göre davranır. (düşünür.)
  • Çocuk ego : bir kişinin çocukluğu, hâlâ içinde taşıdığı özellikleridir. (hisseder.)

AZMİ-VARAN6

Transaksiyon karşılıklı hareket etkileşim ve bir iletişim. Geçen seminerde Azmi bey, iki kişi yan yana geldiğinde odada en az 6 kişi var konusunu anlatmıştı.

Annem-babam-ben ve içimdeki çocuk ve karşımda eşim var; onun annesi-babası-kendisi ve içindeki çocuk birarada bulunuyoruz. Şimdi içimizdeki hangi yan, karşımızdakinin hangi yanıyla muhattap olacak?

AZMİ-VARAN28

Gün içinde asla tek başımıza kalmıyoruz. Dolayısıyla bu soru hep bizimle. Her etkileşimde olduğumuz ortam ve durumda geçerli.

İki türlü transaksiyon var;

  1. Basit; ben sana bir şey söylüyorum neyse o, sen bana bir şey söylüyorsun neyse o.
  2. Üstü kapalı; burası bir oyun alanı. Karşılıklı netlik yok. Mesajlar indirekt olarak veriliyor. Ben sana bir şey söylüyorum ama alttan alttan aslında başka bir şey söylemeye çalışıyorum. Ofiste, evde, ailede iletişimlerin neredeyse %80’i üstü kapalı. Bundan dolayı da iletişmek hayli zor.

1.Basit Transaksiyonlar

Tamamlayıcı transaksiyon

Şayet sizin konuştuğunuz ego durumu size cevap veriyorsa buna tamamlayıcı transaksiyon diyoruz. Yani yetişkin ego konuşuyor, yetişkin ego cevap veriyor. Çizgiler paralel. Ofiste iki kişi sohbet ediyor. Biri: ‘Burada hiç kimse vaktinde işini bitirmiyor.’ Diğeri; ‘Hiç kimsede sorumluluk duygusu yok.’ Aslında konuşanlar, konuşan kişilerin babaları:) Böyle bir muhabbet bitmez.. Tamamlayıcı transaksiyonda iletişimde bir problem oluşmaz. Çizgiler paraleldir.

AZMİ-VARAN25

İki yetişkin ego arası sohbet; ‘Toplantı saat kaçta?’ diye sorsa biri diğeri; ‘saat 7’de.’ diye cevap verse bu iki yetişkin arası tamamlayıcı bir transaksiyon olur. Bu ikili hiç bir problem olmadan konuşur, çalışırlar.

İki çocuk ego arası sohbet; ‘arkadaşlar sabah 7.30’da toplantı mı olurr?’ diğeri ‘bence de’ derse iki çocuk ego arasında bir transaksiyon olur. Bu mahabbet de bitmez:) Yine iletişimde paralellik var.

AZMİ-VARAN10

Ebeveyn ego ve çocuk ego arası bir transaksiyon; Anne: ‘Bu çocuklarla baş edemiyorum’. Anne ‘çocuk’ ego durumunda. Annenin o anki ihtiyacı bakım veren ebeveynin ona ilgi göstermesi ve duygularının anlaşılması. Eşinin ‘bakım veren ebeveyn’ konumunda olması gerekiyor. Bu tür transaksiyon tamamlayıcı yani paralel. Bu iletişimde de herhangi bir problem oluşmaz.

IMG_6890

‘Kadınlar Türkiye’de bir baba bulduğunu düşünerek evlenir sonra 30 yıl bir çocuğa annelik ederler.’

Duygusal hayatımızda tamamlayıcı transaksiyonları görürüz. İletişim paralellik içeriyorsa sıkıntı oluşmaz.

Sorun nerede oluşur?

Akşam eve döndünüz ve eşinize ‘Benim mavi dosyam nerde?’ diye  sordunuz. Yetişkin yanınızla konuştunuz. Ancak eşiniz bir anda ‘Bıktım senin dağınıklığından, bir şeyi nereye koyduysan bil’ dedi. Bu cevapla eşiniz ebeveyn egoya geçiyor. Bu durumda çizgiler kesişiyor. Dosya konusu orada biter. Bir sessizlik olur. Sonra başka iletişimler başlar, tahmin ettiğiniz gibi bir tartışma ortamı doğuyor.

IMG_6892

Ya da örneğin ‘Benim mavi dosyam nerde?’ diye sordunuz ancak eşiniz; ‘Banane dosyana sahip çıksaydın’ dedi yani çocuk egoya geçti, yine çizgiler kesişti. Karşıdaki insan sizi çocuk egoya davet ediyor, dolayısıyla tartışma bambaşka bir yere gidiyor.

Buna çengel diyoruz, çocuk egoya davet, konuşma oraya gittiği zaman sonu gelmiyor, tartışmaya davet oluyor. 

Başka bir anda eşler arası örnek bir iletişim; 

Kadın yetişkin ebeveynden konuşuyor: ‘Çocuğun okul taksidinin yatması lazım.’ Adam: ‘Ben burada para mı basıyorum?’ Kadın paldır küldür isyankar çocuğa düşüyor; ‘Ben mi yiyorum senin paranı?’ Ortalık karışıyor. Yukarıdaki örneklerdeki paralel iletişimi burada bulmak mümkün değil maalesef. Bunlar bir sorunu halledebilir mi? Çok zor.

Hayatta birileri sizi hep ebeveynden içinizdeki çocuğa çekmeye çalışacak. İşinizde, ailenizde, sokakta her yerde. Bu davetler genelde kabul görüyor dolayısıyla çocuğa düşüyorsunuz bu da sizi bir tartışma ortamına çekiyor ve çözümsüz bırakıyor.

AZMİ-VARAN13

Anne-çocuk arası bir örnek;

Baba; ‘Leylacım yatman lazım’ Çocuk; ‘Aa niye yatmam gerekiyor? Ben dizi seyredeceğim bir kere’. Bu bir provokasyon. Burada durmak mümkün değil.

Sizi biri provoke ettiğinde yetişkinde kalmazsanız sorunu çözemezsiniz.

2. Açılı Transaksiyon

Bir kadın kuyumcu dükkanına girer. Bütçesini söyler ve nasıl bir küpe istediğini anlatır. Kuyumcu alternatifler çıkarır, ama en son bir parça gelir ki; çocukluğundan beri hayalini kurduğu nadide bir parça. Ama aynı zamanda çok pahalı ve bütçesinin üzerinde.

Kuyumcu şöyle der; ‘O çok çok güzel, çok da özel, ama sizin için biraz fazla olabilir.’

AZMİ-VARAN2Aslında kuyumcu; ‘Sen bunu alacak kadar zengin ve kaliteli değilsin’ demektedir. Bu alt mesaj konuşulmadı, söylenmedi, sadece ima edildi. O yüzden kesik çizgilerle gösterilmiş. Kadın ima edilene cevap verir ve bütçesinin üzerinde olduğu halde pahalı küpeleri alır. Kadın bu tepkiyi çocuk egosu yanıyla verir. Böylece satıcı amacına ulaşmış olur. Bu nedenle satıcılar hep müşterilerin içindeki çocuğu yakalamaya çalışır ve satışı bu şekilde sonlandırırlar.

3.Dubleks Transaksiyon 

Örneğin adam kızdan hoşlanıyor. Kadın Bach dinlemeyi seviyor. ‘Bende plakları var bize gidip dinleyelim’ diyor. Kadın da ‘çok hoş olur Bach’ı çok severim’ der. Gerçek konuşma iki yetişkin arasında gibi görünüyor. Ama aslında alt mesajlarda çocuk egolar konuşuyor.

AZMİ-VARAN4

Dublekse transaksiyona bir örnek; adam diyor ki; ‘Karıcım süzgeci nereye sakladın?’ bunu derken adamın amacı; ‘sen o kadar dağınık bir kadınsın ki hiç bir şeyi yerinde bulamıyorum’. Kadın yetişkin egoda kalabilse şöyle bir cevap verebilir; ‘Kaşıkların yanına sakladım hayatım.’ Böyle derse hem bilgiyi veriyor hem de ona ne ima edildiğinin farkında olduğunu belirtiyor.

Bakım veren ebeveynden çocuklarınızı büyütürsünüz, yetişkin ebeveynle çocuğunuzu eğitirsiniz, çocuk egodan ise çocuklarınıza yaşama sevinci verebilirsiniz. Büyütmek sabır ve tolerans gerektirir.

Çocuk egonun içinde yaratıcılık, inovasyon, hayat neşesi var. Doğal çocuk bizim en kıymetli yanımız. Heyecan burada. Yetişkin yan doğal çocuğun getirdiği fikirleri aklın süzgecinden geçirecek.

AZMİ-VARAN34

Yetişkin egoda kalabilsek iletişimde fark yaratabiliriz. Provokasyona gelmemeli ve iletişimi yetişkin egoda sürdürmeliyiz. 

6 YORUMLAR

  1. Ahaha bayılıyorum bu seminerlere. Kendimi bir değerlendirdim. %70-80 Yetişki moddayım. İyi bir şey mi acaba? Eşim daha çok ebeveyn modda. İlişkiyi ben kurtarıyorum sanırım 🙂 Ama çocuk modlarımız paralel 🙂
    Eline sağlık Güneşciğim. Çok sevgiler

    • 🙂 Karşımızdaki hangi moddaysa ona paralel şekilde bir dönüş yapıyorsak ya da onun ihtiyacını algılayıp cevap verebiliyorsak sorun olmuyor sanırım:) Ben de deniyorum şu ara, bakalım:)

  2. Elinize sağlık çok güzel bir paylaşım olmuş. Bir konuda fikrinizi rica edicektim. Kızım 2,5 yaşında. Şuana kadar hep memede uyuyordu. Memeyi kestik. 2 gün oldu. Nasıl uyutucağımı bilemiyorum. Kendi de kabullendi. Her zamanki rutinimiz gibi masal anlatıyorum. Kendi de uyumak istiyor. Ama uyuyamıyor yavrucak. En sonunda ‘anne ayağında salla’ dedi 🙂 Salladım uyudu. Acaba meme bırakma sürecini ayakta geçirip sonra uyku eğitimimi versem? Siz bu konuda ne tavsiye edersiniz? Şimdiden teşekkürler

    • Merhaba Seda hanım, ben uyku konusunda uzman değilim, hatta nasıl uyku eğitimi veremediğime dair yazılarım da var:)
      Dışarıdan bildiğim kadarıyla 2,5 yaşında uyku eğitiminin biraz zor olacağı. Ama kendi kendine uyuması konusunda ona destek olabilirsiniz. Henüz memeyi bırakalı 2 gün olmuş, zamanla herşey biraz daha oturacaktır. Ancak ayakta sallamaya alıştırırsanız bunun devamını da sizden isteyebilir. Bu da zamanla sizi zorlayabilir. Şu ara kendi kendine uyuması için desteklemek en doğrusu gibi geldi bana. Bu ara uyuması uzun sürecektir çok normal zamanla süre azalacaktır umarım.
      Çok sevgiler ve kolaylıklar…

CEVAP VER