’30. haftadayım, çocuk gelişimi kitaplarına yoğunlaştım’

0
705

Artık geri sayıma başlamak üzereyim. 30. haftam bitti ve artık Yaz’ı daha net hissetmeye başladım. Geçtiğimiz 3 hafta boyunca odasını hazırladık. Eşyalarını seçtik eski duvar kağıtlarını sökup boya yaptırdık. Şu anda herşeyi hazır odası da çok güzel ve ferah oldu artık kendisinin sağlıkla gelmesini bekliyoruz. Eşyalarının hepsi Ikea gayet şirin ve kullanışlı. Bu aralar midemde yanmalar oluyor ve sırtımda da ağrılar oluşmaya başladı. Toplam 8.5 kilo almama rağmen artık hareketlerimde yavaşlama hissediyorum . Odasıyla uğraşırken sporu biraz ihmal ettim. Haftada 2 kez prenatal yoga ve pilates yapmaya çalışıyorum ama kegel egzersizlerini ve nefes egzersizlerini düzenli yapmıyorum ne yazık ki…

Hollanda’da doğum izni Avrupa’daki ülkeler arasında en az olanı.

4 hafta doğum öncesi olmak üzere toplam 16 hafta dilersen 10 gün ek ucretli izin alabiliyorsun 230 güne kadar da parental leave(ebeveyn izni) alma hakkın var ama anneler bu süreyi çocuk 8 yaşına gelene kadar kullanabiliyorlar dolayısıyla öncesinde almak çok da mantıklı değil sanırım.

Yavaş yavaş eksikleri tamamlamaya başladık. Annem ve kayınvalidem o kadar çok şey almislar ki benim kıyafet almama hiç gerek kalmayacak sanırım. Yıkayıp ütüleme işlerine doğum iznine ayrıldıktan sonra başlayacağım. Bebek arabasına karar verdik, bir de anne kucağı alacağım. Araba seçerken ben hafif olmasına dikkat ettim. Bugaboo’nun Bee serisinden kırmızı olanı alacağım toplam 8.5 kilo ve rahatça her yere taşınabiliyormuş. Anne kucağını da maxi cosi alacağım adaptorle Bugaboo’ya uyum sağlayabiliyor.

Hollanda’da rutin ultrason kontrolleri Türkiye kadar çok değil.

Dolayısıyla ancak ben biraz meraklı olduğum için ek ultrason talep ettim . IRIS diye bir çalışma kapsamında ek olarak 2 kez daha ultrasona girebiliyorsun buradaki en büyük üniversitelerden birinin araştırma projesiymiş. Normalde 28. Haftada ultrason olmamasına rağmen ben kontrole gittim. Ultrason uzmanı kadın bebeğin gelişiminin normal ve herşeyin yolunda olduğunu söyledi hatta kilosu birazcık ortalamanın üzerindeymiş 1300 gr şu anda:)

Son 1 aydır neredeyse hiç kilo almadığım için endişeleniyordum ama herşeyin normal olduğunu duyunca rahatladım. Beslenmeme dikkat etmeye çalışıyorum daha az tatlı ve sağlıklı yemeklere odaklanmaya çalışıyorum ama tabi ki arada kaçırıyorum.

Hollanda’da evde doğum yapmayı tercih eden bir çok anne var.

Açıkcası ebeler de destekliyorlar evde doğumu ancak benim için söz konusu bile olamaz; tabi ki de hastanede doğum yapmak istediğimi söyledim. Epudral verip vermeyeceklerini sorduğumda da “ne yani epudral mi talep ediyorsunuz” diye sordular “yani olabilir aslında” dedim korka korka. Biz her şeyin en doğalından yanayız ama sizin tercihiniz tabi ki diye bir cevapla karşılaştım.. Bakalım yaşayıp göreceğiz. Bana doğumumu planlamam için bir web sitesi önerdi doğum anındaki taleplerini sonrasında istediklerin için bir ajanda oluşturabiliyorsun. Doğum sancıları geldiğinde ilk olarak ebeyi arıyormuşsun onlar gelip evde durumuna bakıyorlar ve hangi hastane müsaitse oraya yönlendiriyorlarmış, malum tüm hastaneler devletin Türkiye’deki gibi seçme hakkın yok. Herşey yolunda giderse doğumdan sonra 2-3 saat içinde çıkarıyorlarmış hastaneden. Dolayısıyla hastane odası için bir hazırlık yapmayacağım. En yakın arkadaşım Buket harika bir kapı süsü yaptırmış bayıldık ama hastaneye götürmeyi düşünmüyorum artık odasının kapısına asacağım.

Şu anda çocuk gelişimi ile ilgili kitaplara yoğunlaşmış durumdayım.

Aletha J. Solterín Bilinçli Bebek isimli kitabını okuyorum. Sırada Harvey Karp’in Mahallenin En Mutlu Bebeği ve Tracy Hogg’un Bebek Bakım Süreçlerine Mucize Çözümler var. Biraz araştırma yaptım bir çok kişi tavsiye ediyor bu kitapları. Bir de henüz Türkçeye çevrilmemiş olan Bring Up Bebe -Pamela Druckerman-isimli bir kitap var o da Fransız tarzı bebek yetiştirme metotlarından bahsediyormuş, onu ingilizce okuyacağım.

Hamilelik boyunca öğrendigim en önemli şeylerden biri de az eşya ile de idare edilebildiğiymiş. 1 pantalon 2 tayt ve bir kaç kazakla ve genelde aynı ayakkabıları giyerek de yaşanıyormuş:) Genel olarak Hollandalılar kıyafete ve dış görünüşe çok önem vermedikleri için işim pek kolay oldu doğrusu..

Bu perşembe midwife(ebe) kontrolüm var, kan tahlili yapıp demir oranıma bakacaklar. Düzenli olarak multivitamin, 500 mg omega 3(krill oil) ve demir hapı kullanıyorum beslenmeme de dikkat etmeye çalışıyorum. Kontrollerde kilonun konusu bile geçmiyor, ben soruyorum ‘Çok mu kilo aldım normal mi?’ diye Türkiye’de kilonun çok sıkı takip edildiğini duymuştum, belki de toplumların genel beslenme alışkanlıklarından dolayı böyledir. Burada obez insan görmek neredeyse imkansız ve neredeyse herkes spor yapıyor. Midwife(ebe) bana hamileliğin sonuna kadar bisiklete binebileceğimi söyledi ancak ben artık sadece haftasonları biniyorum işe gidip gelirken metroya mahkumum. Çok zor gelse de dengemi kaybederim diye korkuyorum, ki buradaki bisikletliler çok hızlı sürüyorlar ve son derece dikkatsizler.

Yavaş yavaş hastane çantası hazırlamaya başlayacağım.

Bir arkadaşım ilk günler için hazır mama da bulundurmam gerektiğini söyledi, çünkü süt gelmeyebilirmiş, ve bebek aç kalabilirmiş. Şampuan, sabun, bebek bezi , ıslak mendil , yıkama kovası, tırnak makası, hem kendim için hem de bebek için derece, saç fırçası, tırnak makası aldım. Kendim için gerekli olan şeylerin bir kismini H&M’den alacağım bir kısmını da Türkiye’den sipariş vereceğim. Arkadaşlarıma da danışarak eksikleri tamamlarım diye umuyorum. Bir de kreş ayarlamamız gerekiyor, burada kresler 3 aydan sonra bebekleri alabiliyorlar, bizim amacımız 1 yaşına kadar getirip sonra zaman kreşe vermek. İyi kreslerde bekleme listeleri çok uzun oluyormuş o yuzden 1 yıl sonrası için bu hafta görüşmeye gitmeyi planlıyoruz. Kreşler Hollanda’da çok pahalı eğer 5 gün boyunca kreşe gönderirsen 1600 euro gibi bir paraya mal oluyor; vergi dönüşü ile birlikte sanirim 1200 euroluk bir masraf demek oluyor. O yüzden buradaki anne ve babalar 4 gün çalışıp, dönüşümlü olarak çocukları ile ilgileniyorlar, kreşe de 3 gün gönderiyorlar çocuklarını.

Şimdilik benden bu kadar, doğuma yaklaştıkça tekrar yaşadıklarımı paylaşmayı umuyorum:)

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER