Boyacı Öğretmen Ahmet Naç’tan Hayat Bilgisi Dersi

0
4922

Bir devlet okulunda görev yapan Ahmet Naç’ı Türkiye 25 Ekim’de Facebook’ta paylaştığı sınıf resimleriyle tanıdı. Resimlerle birlikte şöyle bir yazı paylaşmıştı;

”Bazı geleneksel anlayışlardan kurtulmamız gerekiyor. Başöğretmeni Mustafa Kemal Atatürk olan biz öğretmenlere de bahane üretmek yakışmıyor.

Öğretmen dolaplarına kilitli sınıf kitaplıklarından öğrencilerimizi kurtarmak gerek.

Yeni sınıfımın ilk hallerini görebilirsiniz. Okuma alışkanlığı önemliyse. Öğretmenin de kitaplığı olmalı örnek olmalı. Ağaç şeklinde kraft kağıttan yaptığım o pano okuma yazmayı bile sevdirmesi açısından hayati değere sahip. Bugün ses ve kelimelerini asarlar yarın şiirlerini güzel sözlerini. Ya da temayı kendileri belirleyebilir. Kuru bir ağaç. Onlar yeşertecek. Artık onların ağacı.

ahmet-nac3
Resimleri bitirmelerini sağlama, motivasyon ve hayal güçlerini sınırlamamak için cazibe merkezi 3 boyutlu köşeler olmalı. Aferin ne güzel olmuş demek yerine yaptıklarının ne kadar değerli olduğunu göstermek ve vazgeçmemeleri için az bile yaptım diyorum.

Kalemle, renkleri belli görsel çalışma devri kapanmalı. Fırça ve tuvalleri bu yaştan itibaren kullanmalılar. Ana renkleri karıştırıp ara renkleri elde edip istediği tonda renkleri elde etmeliler. Sınırlara mahkum olmamalılar. Üniversite de değil bu yaşta başlamalılar. Gördüklerinizden hiç biri süs değil. Hepsi bir amaca hizmet ediyor. Duvar rengini o tonda çıkarttırmamın bile bilimsel bir açıklaması var. Duvardaki yazılar bile hazır değil. Koli kartonu kesilip el işi kağıdıyla kaplandı. Her şey 3 boyuytlu. Çanakkale köşesindeki çuvalları velilerim dikti. İçinde ne olacağını öğrenciler karar verecek. O savaşla her şeyi öğretebilirsiniz. Tarih olmazsa olmazdır. Tahtalar, boyalar, matkap ve dübelle neler yapabileceğinize inanamazsınız. İletişim becerinizi geliştirin boyanızı veli bedavadan getirir. Öğrenciniz dedesiyle boyarsınız.

Standart, sınırları belli panolarla onların hayal güçlerinin ve yeteneklerinin sınırsız olmasını bekleyemezsiniz. İki boyutlu, soğuk sınıflarda bazen boşa kürek çekiyoruz. 42 öğrencim, olanaksızlıklarım, kötü şartlarım olabilir ama bunlar engel olmamalı. Biraz düşünüp, araştırıp, hayal edip ve isteyince bunların önemi kalmıyor.

Tabiki bilimsel araştırma ve makaleleri incelemek sınıf tasarımı ile öğrenci çalışmalarının uyumu arasında ince bir dengeyi yakalamak gerek. Manchester Salford Üniversitesinin 3 yıl süren bir araştırması var bununla ilgili. Yani sınıfın içindeki havanın kalitesiyle alakalı. Örneğin panoların içi boş ve duvarlarda belli bir yüzdeyle boşluklar var. Matematiksel olarak oranlar bile makaleler de araştırmalar da mevcut. 4 bine yakın ilkokul öğrencisı sınıf tasarımının etkileri bakımından tek tek 3 yıl incelenmiş. Öğrencinin gidiş rotaları, okul tasarımı önemsiz ve aslolan sınıflar. Ancak sınıf ve öğrenci arasındaki efektif durum tabiki.

Daha sınıf tamamlanmadı. Benim oluşdurduğum tasarımı öğrenciler çalışmalarıyla tamamlayacak. Dediğim gibi gördükleriniz içerisinde süs olsun diye yapılan bir şey yok. Çok emek var ama buna değiyor.

ahmet-nac2

Şu an ki halinden çok daha iyi bir sınıf halini alacak. Çünkü sınıf benim değil onların. Olması istene kendileri karar verecek. Sözü onlara bırakır ve onlara güvenirseniz neler yapabileceklerine inanamazsınız. Bunu önceki senelerde eski öğrencilerimle size gösterdiğime inanıyorum.

Okumayı yazmayı öğretmek temel amaç olmasın.

Çevrenize bakın. Ahlaklı ahlaksız iyi kötü başarılı başarısız herkes okuma ve yazma biliyor. O zaman farkı yaratan başka birşey. Bırakın güzel yazmasın. Benim yazım berbattır ancak öğrenci kapasitesinin sınırlarını zorlasın diye karakterine ve ses tonuna uygun şiir yazan bir öğretmenim. Varsın yazısı çirkin gözüken öğretmen olayım.

  • Okumayı öğretmeyelim okumayı sevdirelim.
  • Matemateği öğretmeyelim matematiği sevdirelim.
  • Şarkı öğretmeyelim,sevdiği şarkıları söylemeleri için ortam sağlayalım onun üzerinden gidelim.
  • Resim yaptırmak onların eğlencesi için olmasın değerini gösterelim. Sonra daha eğlenceli şeyler için vazgeçecekler ondan yoksa.
  • 3 boyutlu hamurdan, tahtadan yaptıklarını çantalarına atmasınlar. Değerini anlasınlar yaratıclıklarını zorlasınlar. Vazgeçmesinler.
  • Ağlayınca teselli edip o anı kurtarmayın. Ona mutsuzluktan çıkacak yolu gösterin konuşturun.

ahmet-nac4
Onlar adına karar vermeyelim artık.

Hayatlarıyla ilgili kararları onlar versin. Yanlışta olsa sınıf onların, kıyafet onların, yaptıkları sıra onların. Çantası onun taşımayın. Kitabını kendi alsın. Yanlışlarını fark etsin siz düzeltmeyin onlara düzeltmesi için fırsat verin. Eğer öğretmeni ve aileleri onlar adına birşeyler yapmaya karar vermeye devam ederse ilerde onların bir şey yapmamalarına üzülmeyin. Bunu ona siz öğretiyorsunuz çünkü. Susun derseniz susmak için sizin sus demenizi bekler. Sınıfı temizle derseniz sizin temizle demenizi bekler. Dersine çalış derseniz sizin çalış demenize bağlı olur.  Ödev yap derseniz sizin ödev yap demenize bağlı olur. Dersi tekrar ederseniz anlamak için tekrara ihtiyaç duyar. Annesi durumunu sorarsa benim durumumu onlar düşünsüsün benim düşünmeme gerek yok der. Problemlerini çözerseniz her zaman siz çözmek zorunda kalırsınız. Fotokopi dağıtırsanız başarısı eline geçen fotokopi sayısına bağlı olur. Ortaokula geçince bunlar yok olunca kontrolünüzden çıkınca bir bakmışsınız sudan çıkmış balıktan farkları kalmaz.

Başarılı ve mutlu olmaları için birey olmaları gerekiyor.

Sorumluluk sahibi gelişim görevlerini yerine getirmiş yeterli donanıma sahip,yeteneklerini geliştirmiş olması gerekiyor. Ailesine ve öğretmenine bağımlı çocuk birey olamaz, mutlu da olamaz. İlkokul bitene kadar herşey iyi gidiyor sanarsınız. Kontrol siz de çünkü.Asıl film ergenliğe girince başlayacak.

Öğretmenler ve aileler çocuklara iyilik yapayım derken aslında en büyük kötülüğü yapıyor olabilir.”

Ahmet Naç’ın devlet okulunda kendi imkanlarıyla yaptığı sınıfın resmi. Kürsü yok, öğretmen masası yok müthiş değil mi?

ahmet-nac-sınıfı

  • İlk kurulan birliğin Muallimler Birliği olduğunu biliyor musunuz?
  • ‘Öğretmenler Yeni Nesil sizin eseriniz olacaktır’ ifadesinden sonra ‘Eserinizin değeri yapacağınız fedakarlıklar kadar olacaktır’ geldiğini biliyor musunuz?

Bunları daha önceden duymadıysanız Ahmet Naç’ın TedX’de yaptığı konuşmayı mutlaka izleyin, hem çocuklarınız, hem öğrencileriniz hem de kendiniz için. Hepimizin ondan öğreneceği çok şey var…

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER