Adenovirus, ishal ve kusma…

0
3348
OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Gönül ister ki hayat hep toz pembe olsun. Ama toz pembe hayat olur mu? Adına hayat denilebilmesi için illa yokuşlar, tepeler, inişler, çıkışlar olacak değil mi? Çok şükür bütün kış hastaydık, küçüğünkü bitti büyüğünkü başladı. Onlar bitirince anne-baba nezle-grip olduk. Artık üşütme, burun akıntısını hastalıktan saymıyoruz. Hem hastalık olmasa sağlığın değerini bilir miydik?

Çocuklar okula gittiğinden beri, üst solunum yolugiller evimizi sık sık ziyaret ediyor arada da yatıya kalıyorlardı.

Evvelsi gün Nisan servisten inmeden bir kez kusmuş. Yol-yorgunluk diye düşündüm. Akşam yemeğinden sonra da kusunca işin seyri biraz değişti. Zira okullarda dolaşan ishal-kusma salgını haberlerini sağır sultan bile duymuştu. Sağolsun whatssup anne grupları:)

Sabah her şey güzel olur ümidiyle, akşam yattık. Ama güne çok güzel başlayamadık. Nisan halsizdi kusmalardan dolayı. Su kaybetmişti, ayrıca yemek yiyemediği için de yerini dolduramıyordu.

Önce doktorunu arayarak danıştım. Yudum yudum su içirin, yemeği de 10 dakikada bir gram gram yesin dedi. Yemek ne hacet. Sabah sadece bir gram su içmesine rağmen kusması devam etti. Bu durumda doktorumuz en yakın hastaneye gitmemizi önerdi. Kendisi 4 yılda ilk defa hastaneye yönlendirmişti, bu yüzden hafif telaş da oldum.

Hastanede gece kalma ihtimaline karşın hızlıca bir çanta hazırladım, bol yedek kıyafet, iç çamaşırı, sevdiği dergi kitaplar, biraz stickerla yola çıktık.

Hastaneye vardığımızda Nisan’ın yüzünün rengi çok solgundu. Doktor hemen gerekli tetkikleri istedi; kan, idrar ve dışkı testleri. Tabi 4 yaşında bir çocuğun kan aldırması çok da kolay olmadı.

Çocuğunuzdan kan aldırırken..

Özel hastaneler de olsa pek çok çalışan yeni veya deneyimsiz olabiliyor. Örneğin geçen yıl yine aciline gittiğimiz İzmir’de bir özel hastanede, kan aldırma bir kabusa dönüşmüştü.

Kanı alacak hemşireye ‘Kolay olmayacak hazırlıklı olun’ dedim. Ayrıca ‘Damarların ince olduğunu ve bulmanın kolay olmadığını’ ekledim. 3 görevli ile birlikte çocuğun başında toplam 4 kişiydik. İyice abarttın diyebilirsiniz. Ama kan aldırmak istemeyen bir çocuğun bacaklarını, kollarını, kafasını ve kan alınacak kolu farklı kişilerin tutması işlemin hızlıca sonlandırılması açsından faydalı.

Kan alma anında çocuğu bekletmemek için gerekli tüm hazırlıklıkları yaptılar. Nisan bunun ‘aşı’ olduğunu düşündü. Aslında serum için damar yolu açıyorlardı.

Bazen önceden anlatmak faydalı olmayabilir.

Çocuklarımızı her konuda bilgilendirmeye ve onları hazırlamaya çalışıyoruz. Ancak damar yolu açılmasını önceden anlatmanın bir faydası yoktu. Zaten korktuğunu bildiğim için daha çok korkuyu tetikleyecekti. Buna rağmen bolca gözyaşı ve ağlamaca oldu.

İğneyi görmemesi elimle görme açısını kapattım, tek kolunu tuttum sıkıca, sarıldım ve kulağına ‘şimdi geçecek, ben yanındayım, sana kötü bir şey yapmalarına asla izin vermem’ diye fısıldadım.

‘Diğer koluma yapmasınlar’

Nedense aşı sandığı şeyi diğer koluna da yapacaklarını düşünmüş, ondan iyice paniklemiş. ‘Sakin ol dedim, ona yapmayacaklar, sadece birine yapmaları yeterli.’ Onun ilk serum deneyimi, böyle düşünmesi çok normal, dünyayı bizden o kadar farklı görüyorlar ki…

Bu aşamada sizin sakin kalmanız çok önemli.

Çocuk zaten aşırı zorlandığı için anne de panik olursa işler kontrolden çıkabilir. Ağlamadan sakince yaklaşmalı. Kan aldırmak konusunda fobiniz varsa yerinizi daha metanetli birine ya da babaya bırakabilirsiniz.

Çok şükür hastanedeki hemşire de deneyimliydi, hızlıca katateri taktı. Seruma başladık. Hayatında ilk kez serum aldığı için soğuk bir sıvının vücuduna giriyor olma duygusunu sevmedi. Ondan sonra açıklamaya başladım. ‘İyi olmamız için ablalar bunu taktı, birazdan vücudun alışacak ve rahatlayacaksın vs’ diye. Hemen bir çarşaf isteyip kateter olan elini kapattım. Gözden ırak gönülden ıraktı. Görmemesi daha iyi olacaktı. 15 dakika ağlamanın ardından sakinleşti, yarım saat içinde de uykuya daldı.

Test Sonuçları

O uyuduktan sonra ilk olarak kan testi sonuçları geldi. Doktorumuz virütik olduğunu belirtti. Vücut çok susuz kalmıştı, sıvının arttırılması gerekiyordu. Doktor takılan seruma bir de ilaç ekletmişti, böylece kusma duracaktı. Sahiden de durdu. İlk 45 dakikalık serumumuz bitmişti. Ama test sonuçlarına da dayanarak doktor ikinci serumu da taktı. Bu serum dört saat boyunca devam edecekti. Böyle hastanedeki 7 saatlik yolculuğun startı verilmişti.

Müşahede odasındaydık, iki yataklıydı. Yanımızdaki yatağa farklı yaş grubunda çocuklar geldi. Bizim gibi ishal ve kusma ile gelen 2-3 çocuk daha vardı. Bir tanesine de serum taktılar. Bizimki sordu;

  • Neden bu çocuk hiç ağlamadı anne?
  • ‘O küçük bebek herhalde anlamamıştır’ dedim.

Sonra başka bir çocuk daha geldi, o ağladı. Bizimki rahatladı. Bak ağlıyor derken gözlerini içi gülüyordu. Kendi ağlamasını kendine normalize etmişti:)

Hava kararmıştı, çıkış işlemlerini yaptırdık. Hemşire kateteri çıkarınca bana ‘elinizle bastırın ki kanamasın’ dedi. Ve onun sayesinde bütün gece eline bastırdım, uyurken bile bıraktırmadı:)

Evde kardeş var!

Doktora evde kardeş olduğunu onu nasıl koruyabileceğimizi sordum. ‘Mümkün olduğunca çok yakın temas etmemelerini, el temizliğinin çok önemli olduğunu, aynı havluyu kullanmamalarını ve tuvalet temizliğinin de önemli olduğunu belirtti.’

Sonunda eve dönüş

Eve gelince bir kaç saat uyudu. 21.30’da cin gibi uyanmıştı. Çok şükür böyle atlattıyoruz derken galiba çok yoğun bir ishal başladı. On dakikada bir bütün gece tuvalete koştuk. İlk başta hafif katı gelen dışkı sonları tamamen suya döndü. Hemen hastanede bizimle ilgilenen doktoru aradık. Dışkı testi yaptırmamızı istedi. Evde aldığımız dışkıyı baba kişisi hastaneye götürdü. Bir saat sonra sonuçlar çıktı; sonuç olarak Adenovirus olduğu ortaya çıktı. Diğer değerleri negatif olduğu için antibotik tedavisine ihtiyacı yoktu. Sıkı bir diyet, bol sıvı ile atlatacaktı.

Adenovirüsler, göz, bağırsak, idrar yolları, üst solunum yolu hastalıklarına yol açan bir grup dna virüsüymüş. Bu virüs boğaz ağrısı, ateş, bronşit gibi üst solunum yolları enfeksiyonları yanında mide ve bağırsak sisteminde sorunlar yaratabiliyormuş. Bizimki de bundandı. Antibiyotiklerin adonovirüslere bir etkisi yokmuş.

İshal durdurulmuyormuş..

Bu bence önemli bir bilgi, ishali durdurmak için doktorlar herhangi bir ilaç tedavisi uygulamıyorlar. Ancak vücudun kaybettiği sıvıyı yerine koymak için serum tedavisi uyguluyorlar. İshal için önerilen sıkı bir diyet var, bu diyet ile vücuttan ishalin atılması bekleniyor. Bizim diyet listemiz aşağıdaki gibi, uygulamaya devam ediyoruz.

ishalde-beslenme

Doktorumuz halsizlik gibi bir durum olursa hemen en yakın hastaneye başvurmamızı iletti.

Bugün üçüncü gün, daha iyi Nisan, rengi yerine geldi çok şükür, okula gitmiyor, evde dinleniyor. Bu yazıyı sizi ürkütmek için değil, yaşadığımız deneyimi aktarmak için yazdım. Aman çocuklar hasta olmasın. Bol bol el yıkayın, çocuklara da sık sık yıkamayı öğretin..

Sağlıklı günler olsun inşallah…

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER