Hollanda Tipi Hamilelik

0
1723

Bizim hikayemiz biraz hızlı başladı aslında. Kasım 2013 de tam 2 sene önce ani bir kararla Hollanda’ya yerleştik. Gelmeden önce de evlenip gelelim madem ailelerin içi rahat etsin hem de buradaki bürokratik işleri daha rahat halledelim diye düşündük. Tabi o zamanlar Hollanda hükümetinin evli ya da değil partnerin olan kişiye ayni hakları tanıdığından bihaberdik. Türkiye’de doğup büyüyünce tabi çok da tahmin edilemiyor bu tarz şeyler, fakat bu 2 sene içerisinde bolca şaşırdığımız şeyler yaşadık zaten, bu yanında hafif kaldı:)

Gelelim hamilelik hikayesine.. Amsterdam’a yerleşmemizin üzerinden yaklaşık 2 yıl geçmişti biz de çocuk için denemelere başlasak mi diye düşünmeye başlamıştık. Malum yas 30’u da geçmişti ve ertelemenin sonu yoktu. Biz biraz şanslı kesimdeniz sanırım kolay hamile kaldım çok uğraşmak zorunda kalmadık, çünkü doktorlar 1 yıllık deneme sürecini normal karşılıyor ve herhangi bir müdahaleye gerek duymuyorlar.

Hamile olduğumu ilk öğrendiğimde hemen ev doktoruna gittim.

Hollanda’da sistem Türkiye’den çok farklı. Burada herkesin evine yakın bir ev doktoru mevcut ve küçük kliniklerde çalışıyorlar. Herhangi bir şikâyetin olduğunda ilk olarak ev doktoruna gidiyorsun o seni gerekli gördüğü takdirde hastaneye yönlendiriyor, tabi baslarda alışık olduğumuzun dışında bir uygulama olduğu için bana çok garip gelmişti. Biz alışmışız hop deyince jinekolog, uzman doktor görmeye burada yok öyle! Çok önemli bir rahatsızlığın olmalı ki seni uzmana yönlendirsinler. Bu doktorların hepsi tatmin ediyor mu seni o tartışılır ama oturttukları sistemde tüm vatandaşlara eşit haklar sağlamaları ve çifte standart uygulamamaları hem güzel hem de eşitlikçi hem de bizim hiç alışık olmadığımız tarzda.

‘Hayır bekleyemem çünkü hamileyim ben’

Ev doktorunu aradım randevu için tatildeymiş, ‘bekleyemez misiniz?’ dediler, 1 ay sonra gelecekmiş. Dedim ki ‘hayır bekleyemem çünkü hamileyim ben’! Telefondaki kadın çok da önemsemeden ‘hmm o zaman sizi başka doktor a yönlendireyim’ dedi. Neyse yedek doktora gittim eczaneden aldığım testi yaptığımı, pozitif çıktığını ve kan testi istediğimi söyledim ayrıca demirimin düşük olduğunu ve gerekli testlerin yapılmasını rica ettim, neyse sanırım tam anlaşamadık, çünkü sonuçlar geldiğinde hamile olup olmadığıma bile bakılmamıştı. Sonrasında ebeye durumu anlattığımda biz gebelik testlerini kabul ediyoruz ek olarak kan ya da idrar tahlili yapmıyoruz yanıtını aldım. Bu arada bir parantez açayım Hollanda’da herkes ama herkes-ki Amsterdam’da bu oran yüzde 90 civarında-İngilizceyi neredeyse ana dili gibi konuşuyor o yüzden Hollandaca öğrenmeden de hayatımızı sürdürebiliyoruz.

Bu arada yaklaşık 6 haftalık hamileydim ve ev doktorunun bana önerdiği ve evimize de yakın olan Midwife’ı (nam-ı diğer ebe) aradım, zannediyorum ki bana ‘hemen gel!’ diyecek. Telefonda son regl olduğum günü sordu bir hesaplama ile 6 haftalık olduğumu anladı, biz 9 hafta öncesinde bakmıyoruz dedi ve bana 3 hafta sonrasına randevu verdi. Ne yiyeceğim ne içeceğim hiçbir fikrim yok neyse zaten çok bir şey de yiyemedim bulantılarım başladı. Kan tahlili sonuçlarını almaya gittiğimde demir oranım çok düşük olduğu için doktorun önerdiği ilacı kullanmaya başladım.

Ebe’yi ziyaret

Sonra 9. hafta gelip çattığında ebeyi ziyaret ettim, orda da 3 tüp kan aldılar ve bulaşıcı hastalıklar, toksoplazma ve Rubella’ya bakıldı. Sonuçlar 2 haftaya çıkacak ve eğer kötü bir şey olursa sizi ararız dediler ve aramadılar, ama insanlar genel olarak çok rahatlar burada, biz alışmışız her şeyi anında öğrenmeye, neyse sabırlı olmayı da öğrendik neticede:) 10. Haftada ilk ultrason kontrolü oluyor ama ben öncesinde hastanede Acil’e gidip hafif kanamam olduğunu söyledim- klasik bir Türk davranışı- neyse yaklaşık 2 saat bekledikten sonra ultrasonla bakıldı (bu sefer uzman doktor baktı) ve her şeyin normal olduğunu endişelenmemem gerektiğini söyledi. Buradaki sağlık sistemi genel olarak böyle çalışıyor yani eğer ölümcül bir durumun yoksa seninle çok da ilgilenmiyorlar. Başlarda çok garip gelse de sonradan alıştım bu duruma:)

10. Haftada tekrar ultrasona girdim bu kez özel bir kliniğe gittik eşimle birlikte bu arada bu kontrol ve ultrasonların hepsini sağlık sigortası karşılıyor. Sağlık sigortasını Hollanda’da yasayan her birey kendi yaptırıyor ve aylık ortalama 100-150 Euro civarında ödüyorsunuz, hiç kullanmasanız dahi yaptırmak zorunlu.

Bebeğimizin kalp sesini duyduk ilk fotoğrafını aldık her şey yolundaydı.

Ertesi gün de İzmir’e gidiyorduk, böylece içimiz rahat yola çıktık. Ama Türkiye’ye gitmişken orada bir doktora görünmeden olmazdı. İzmir’ in en iyi jinekologlarından Prof. Dr. Namık Demir’den randevu aldık ve ona da bir kontrol ettirdik. Ayrıca tam 12. haftaya gelmiştim ve 2’li test için, yani down sendromu riskini ölçmek için uygulanan kan+ultrasonda yapılan ölçümler için zaman gelmişti. Namık bey testi yaptı ve ertesi gün her şeyin normal olduğunu ilettiler. Bir de Namık bey muhtemelen güzel bir kızınız olacak dedi:) çok çok çok tatlı bir doktordu, kesinlikle İzmir’de yaşıyor olsam başka kimseye gitmeyi düşünmezdim.

Hollanda’da sigorta bu testi karşılamıyor, ama ben orada da yaptırdım yani çift dikişli olarak bir sorun olmadığını anlamış olduk:) test için 150 Euro ödedik. Bu test için yapılan ultrason ölçümü ile kanın alındığı tarihin aynı olması gerektiğini okumuştum. Türkiye’de uygulama böyle, ama Hollanda’da kan alımından 2 hafta sonra ultrasonla baktılar, sonradan araştırdım ki fark etmiyormuş.

12. Haftadan sonra 20. haftaya kadar rutin ultrason kontrolü yok burada.

Ancak biz cinsiyetini merak ettiğimiz için 16. haftada özel bir kliniğe gidip kızımızın geldiğini öğrendik:) 50 Euro gibi bir bedel ödemiştik. 20. haftada detaylı ultrason vardı, bir gece önce çok heyecanlıydık çünkü kızımızı görecektik, hem de biraz endişeliydik ya yolunda gitmeyen bir şey varsa!. Neyse ki her şey yolunda gitti tüm ölçümler normal, gelişimi de iyi düzeydeydi. Bu ultrason da sağlık sigortası tarafından karşılanıyor. Ancak 20. hafta ultrasonundan sonra rutin bir kontrol mevcut değilmiş, ta ki 34. haftaya kadar. Biz yine özel bir kliniğe gideceğiz sanırım çünkü Türkiye’deki gibi renkli ultrasonla bakılmadı siyah beyazdı, yüzünü göremedik. Türkiye’de benimle aynı dönemde hamile kalan bir arkadaşım var, bebeğin kilosunu söylemiş doktor hatta ultrason fotoğraflarından kime benziyor tahminleri yapıyorlardı. Bizim kontroller daha sade yapılıyor gereksiz tek bilgi vermiyorlar. Hangisi iyi hangisi kötü tam bilemiyorum..

20. Haftaya gelmeme rağmen hala bebeğin hareketlerini hissedememiştim fakat neyse ki ultrasonda görmek beni rahatlatmıştı. İlk hamileliklerde anne genelde 22. hafta civarında hissediyormuş bebeğin hareketini. Tam 21. haftanın bittiği hafta sonunda Paris’e gitmiştik, artık yediğim kruvasanlardan midir muhteşem eklerlerden midir bilmem o sabah ilk tekmesini hissettik, hatta eşim de hissetti, ve sonrasında baya hareketlendi bizimki. Ebe her gün hareket etmemesinin normal olduğunu, bir gün duyup bir gün duymazsam endişelenmemem gerektiğini de iletti bana.

Bugün yani 24. hafta itibari ile tekrar Midwife-ebe kontrolüne gittik eşimle.

Yaklaşık 2 haftadır sürekli şeker yüklemesi ile ilgili şeyler okuyorum. Biliyorum ki Türkiye’ de bu uygulama olmazsa olmaz. Burada benim ebem ailede olmadığını, bebeğin gelişiminin normal olduğunu ve gerek olmadığını söyledi. Hala kararsızım çünkü yanıldıkları durumlar oluyormuş. Bir yandan bebeğe zararlı olduğunu ve kesinlikle yapılmaması gerektiğini savunanlar var, çok ikilemde kaldım.

Türkiye’ye gidince belki bir doktora daha danışır, kararımı veririm.

Şimdilik bizim hikâyemiz bu kadar. Sonraki tecrübelerimi yasadıkça paylaşırım:)

Deniz

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER