Çocuğunuza mutluluğu satın almanın bir yolu yok

0
573

Art International Maria Berg’in eseri, adı ‘Belonging II.’

Art International’daki bu eser beni o kadar derinden etkiledi ki… Anne olunca her şeye bakışı değişiyor insanın.

Oyuncak yığınları üstünde çocuklarımı gördüm, uzun zaman önce oyuncak almayı bıraktıysam da evdekiler öyle çoklar ki…

Zamane çocukları sahip olması gerekenden çok daha fazlasına sahip.

Ve işin kötüsü bunlara o kadar kolay sahip oluyorlar ki, çoğu zaman parmakları ile göstermeleri yeterli oluyor. Sahip olmak için hiç bir emek sarf etmeleri gerekmiyor ve istedikleri her şey anında gerçekleşiyor.

Bu durumun gelecekte bizim nesil aileleri en çok zorlayacak konulardan biri olacağını düşünüyorum. Yetiştirdiğimiz nesil önce doyumsuz ergenler ardından da hedefsiz gençler olma riskini taşıyor.

Hayata dair bir yaşama aşkının olması için hevesler, hedefler olmalı. Emeksiz sahip olmanın hafifliği onları sararsa hayatta bir şeyler yapma, ya da bir şey başarma hedeflerini kaybedebilir ve iyice boşluğa düşebilirler. En çok mutlu olmalarını istiyoruz ama sırf bu nedenle çok mutsuz olabilirler.

Çocuğunuza mutluluğu satın almanın bir yolu yok.. 

Bazı oyuncakları bizim çocukluğumuzda olmadığından alıyoruz. Bizim ola-ma-dı onların olsun istiyoruz. Olsun tamam da bu kadar çok olmasının onlara faydası var mı ki? Yoksa tüm bu satınalma duygusunun altında modern hayatın getirdiği uzun çalışma saatleri, çocuğumuzla birlikte olamama gibi yetersizlik ve yoksunluk duygusu mu yatıyor? Yani yetememe duygusu mu bizi daha çok oyuncak almaya itiyor bilemiyorum.

Alışverişin ihtiyaçla ilişkilendirilmesini öğretin ona, bu konuda örnek olun.

Eskiler ne demişler ‘azı karar çoğu zarar’. Her şeyin fazlası zarar hayatta. Siz onlara örnek olun, gerçekten ihtiyacınız olmayanları satın almayın. Ona her istediği kıyafeti-oyuncağı almayın, zaten bir yıl sonra küçülecek. İki ayakkabısı olsa ne olacak olmasa ne olacak? Alışverişin ihtiyaçla bir ilgisi olması gerektiğini öğretin. Büyük bir şey istiyorsa o da harçlıklarından veya bayram harçlıklarından destek olsun size birlikte alın.

Beklemeyi öğretin onlara, hayatta her istediklerine istedikleri anda sahip olamayacaklarını öğretin.

Eskiden durum elbette bu günlerden farklıydı. Lisede yaz tatilindeyken annem ‘sen boş durma’ dedi, çalışmaya gönülsüzdüm ama mahallede bir sucu vardı. Telefonlara bakacak birini arıyordu. İşe girdim. Hatırlıyorum da, patron kendi oturduğum masanın tozunu almamı söyledi diye az surat yapmamıştım. Topu topu bir ay çalıştım aslında. Oradan kazandığım para da tatil harçlığı olmuştu bana.

Üniversite zamanı annemden ilk bilgisayarımı istemiştim, annem yarı parasını vermişti, yarısını da sen kazan demişti. Ben de part-time işlerde çalışıp yarısını biriktirmiştim. Birlikte almıştık, ne kadar mutlu olmuştum.

Şimdilerde 50 yaşında olan bir dostum anlatmıştı. Küçükken haftasonları babasının ayakkabılarını boyuyormuş ve babası her ayakkabı karşılığında ona harçlık veriyormuş. O zaman toydum ve bu hikaye çok saçma gelmişti. Bir baba çocuklarını niye yorsundu ki? Şimdi o babanın aslında ne yapmak istediğini çok daha iyi anlıyorum. Tabi yıllar sonra. Hayat insanı olgunlaştırıyor diye boşuna dememişler. Emekle kazanılanı öğretmekten daha güzel ne olabilir ki?

Çocuklarınıza daha fazla oyuncak almayın, onlarla oyun oynayın başka bir şeye zaten lüzum yok. Beraber şarkı söyleyin, dans edin, yemek yapın, alışverişe çıkın, tiyatroya gidin en mutlu çocuk sizin çocuğunuz olur.

Doğumgünü ekonomisi…

Doğum günlerinde ciddi bir hediye ekonomisi oluşuyor. Aslında zamane çocuklarının çok da hediyeye ihtiyacı yok. Bir hediye minimum 30tl desek 10 hediye gelse en az 300tl eder. Bu parayı ÇYDD gibi derneklere bağışlayarak Anadolu’da kızlarımızın okumasına katkıda bulunabilirsiniz. Böylece çocuğunuzun doğumgünü bir kızın okumasına desteğe vesile olabilir. Bundan daha güzel bir doğumgünü hediyesi olabilir mi? Bu yazımı okuyan aileler kendi sınıflarına bu öneriyi sunabilirler, öğretmenler ise velilere öneride bulunabilirler. İyilik paylaşıldıkça çoğalır. Kim bilir belki de damlaya damlaya göl olur ve Anadolu’daki kızlarımıza faydamız dokunur.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER