O’nun adı Cemre

Evet o bir ikinci bebek,

habersiz çat kapı gelen,

gelirken ‘ben geliyorum’ diyen bebek…

En küçük olmasına rağmen evde en az ilgi gören,

Ablası tarafından her fırsatta bir tane şaplak yiyen,

Bu yüzden de doğuştan mücadeleyi öğrenmiş,

Doğuştan savaşçı,

Eline aldığı her oyuncağın, hatta çöpün bile elinden alınmasına alışıp bu duruma bile ağlamayan bebek,

Her şeye titizlenen annesinin aylık kontrol tarihini kaçırdığı,

Ablasından kalan kıyafetleri giyen ve onun oyuncakları ile oynayan,

Altıncı ayında lego ile tanışan bebek,

Ablasının pek çok konuşmalarını dinleyip kendi kendine sürekli bir şeyler mırıldanan,

İlk kelimesi mama olan,

Altıncı ayında ayaklanan, yedide emeklemeye başlayıp sekizde sıralayan,

O bir kendi kendine büyüyen bir bebek,

Ablasının odası olmasına rağmen henüz bir odası olmayan,

Ağzındaki emziğin her fırsatta pat diye çıkarılmasına alışkın,

Annesinin tecrübeli anneliğine rast gelip rahat rahat büyüyen bebek,

İlk uçak yolculuğunu bir haftalıkken yapmış,

İstanbul’da doğup hayatının ilk dört ayını İzmir’de yaşamış,

İkinci ayında Çeşme, Urla, Alaçatı ve Foça’yı keşfetmiş,

Ablasından gizli saklı sevilmeye alışan,

O güler yüzlü bir bebek, o bir küçük kardeş..

Onun adı Cemre…

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER