Tacı elinden alınmış kral

0
447

Aileye yeni bir bireyin katılacak olması bir taraftan heyecanlı, diğer taraftan da yeni bir yapı kurmayı gerektirdiği için zorlayıcı bir süreç olarak düşünülebilir. Özellikle “kardeş” statüsünde yeni birinin katılacak olması büyük çocuğunuz için içinden çıkılmaz, tehdit edici, güven duygusunu sarsıcı ve ne yapacağını bilemediği bir durum olarak yaşanabilir. “Durumsal kriz” olarak adlandırdığımız “bir kardeşe sahip olma” sürecini objektif olarak ele aldığımızda olumsuz çok da fazla bir şeyin söylenemeyeceği açıktır. Öyle ki kardeşler arası ilişkiler, iki taraf için de bir özdeşim modeli oluşturma, yani birbirlerinden sosyal kuralları, oyun oynamayı, ilişki kurmayı öğrenme, bununla birlikte sosyal ilişkileri geliştirme, kişilik gelişimine katkıda bulunma, sevgi, değer, güven gibi olumlu duyguların paylaşımı konularında son derece önemlidir.

Ancak olaya büyük kardeş açısından baktığımızda konu pek de bu kadar iç açıcı durmamaktadır. Evin biricik küçüğü, sevgi, ilgi, değer, bakım gibi kaynaklarını paylaşmak zorunda kalacağı yeni bir “canlı” yı kabul etme sürecine girmiştir. Süreci, içgüdüsel değil ama zamanla ve sabırla öğrenilen bir süreç olarak algılamak ebeveynlerin bakışını değiştirdiği gibi büyük çocuğun kardeşini kabul etmesine de yardımcı olacaktır. Bebeğin beklendiği süreç ve sonraki dönemde dikkate alınacak bazı hususlar, kardeşler arası son derece normal sayılan ama bir o kadar da şiddetli olabilecek kıskançlık duygusunun yaşanıp sağlıklı bir şekilde ele alınmasına ve bu duyguyla başa çıkılmasına yardım edecektir.

Bu süreçte yaşanması muhtemel her duygu, her olay hem sizin için hem de büyük çocuğunuz için yepyeni olacaktır. O sebeple şaşırtıcı ve hatta yaratıcılıkla ele alınmadığında sarsıcı olabilir. Öncelikle yeni bir bebeğin geleceğini öğrendiğiniz anda nasıl ki bunu aile fertleri ile paylaşıyorsanız, büyük çocuğunuzla da paylaşmanız en sağlıklısıdır. Bu bildiriyi, çocuğunuzun yaşına uygun kelimelerle ve ifadelerle yapmanızı öneririz. Ne çok üstün körü, ne de anlayıp, kaldırabileceğinden daha ağır ifadeler kullanmamak önemlidir. Seçtiğiniz kelimeler elbette çok önemlidir ama daha önemli olan takındığınız tutum ve duygunuzdur. Biliyoruz ki çocuklar kelimelerden ziyade duyguları okurlar. Kimi ebeveynler yeni bir bebeğin gelişini büyük çocuğa iletirken çok ciddi suçluluk duygusu yaşadıklarını belirtirler. Bu, normal ve anlaşılır olmakla birlikte anneyi son derece zorlayan sokan bir durumdur. Çocuk da bunu fark ettiğinde “yolunda gitmeyen bir şeyler olduğu” gerçeği ile kendini güvende hissetmekte zorlanabilir.

Yeni bebeği beklerken annedeki fiziksel ve psikolojik değişimler ister istemez büyük çocuğun dikkatini çekecektir. Özellikle gebeliğin son zamanlarında fiziksel olarak rahat hareket etme imkanı bulamayan annenin hareketleri ve büyük çocuğu ile olan fiziksel paylaşımları azalacaktır. Yaşanan bu durumun en az hasarla atlatılması çocukla duyguları konuşmak vasıtasıyla yapılabilmektedir. Bu durumun çocuğunuzda yaratmış olacağı duyguyu onunla konuşmak, onu anlamaya çalışmak ve onu anladığınızı hissettirmek izlenebilecek en sağlıklı yollardan biridir.

Doğum zamanı geldiğinde ve siz hastaneye gittiğinizde yani büyük çocuğunuz doğum gerçekleşene kadar sizden ayrı kaldığında, bu durumu bir şok olarak yaşamaması için önceden bilmesinde fayda olduğunu düşünmekteyiz. Ne yaşayacağını, ne yaşayacağınızı, sonraki sürecin nasıl şekilleneceğini… ki bunları bilmek “yetersiz olduğu için yeni bir bebeğe ihtiyacınızın olduğu, sizin onu artık eskisi kadar sevmeyeceğiniz, unutulacağı, istenmediği, güvende olmadığı” gibi duygu ve düşüncelere sahip olmasını en aza indirecektir. Süreçle ve “acaba anneme bir şey olacak mı?” gibi çok normal bir kaygıyla da daha rahat başa çıkmasına yardım edecektir.

Bebek eve geldiğinde ve hayat normale dönmeye başladığında ortaya çıkacak olan anlaşmazlıkları, krizleri, duygusal ve fiziksel çatışmaları normal kabul etmek ancak doğru bir şekilde ele almak önemlidir. Öncelikle büyük çocuğunuzun yeni bir bebeğin gelişi ile tacı elinden alınmış bir kral / kraliçe gibi hissedeceğini ve durumla başa çıkmakta size ihtiyacı olduğunu unutmayın.

“Kardeşine alışmanın senin için zor olduğunu görebiliyorum, devamlı ağlaması canını sıkıyor, seninle oyun saatlerimizin azalmasının seni üzdüğünün farkındayım, bu yüzden seni daha az sevdiğimi düşünüyor olabilirsin ama ben seni eskisi kadar çok seviyorum” gibi duyguyu ve çocuğunuzu anlamaya yönelik ifadeler kendisinin bir tarafa itilmediği duygusunu yaşamasına yardımcı olacaktır. Oysaki “kardeşini sevmen lazım” gibi yargı içeren ifadeler olumsuz duygularından dolayı suçluluk hissini yaşamasına, hırçınlaşmasına ve öfkesini kardeşine, size ya da kendisine yönlendirmesine neden olacaktır.

Bebek geldiğinde çocuğun rutinin olabildiğince bozulmamasına gayret edilmelidir. Yemek saatleri, okul saatleri, evdeki uğraşı faaliyetleri, uyuduğu yer, uyuma zamanları… Bunlarda herhangi bir değişiklik olacaksa bile bu bebek doğmadan çok önce gerçekleştirilmelidir. Bu noktada anne ve baba olarak sizin iş bölümü yapmanız sağlıklı ve faydalı olabilir. Gelen bebeğin diğer çocuğun yerini aldığı düşüncesi ile suçluluk duyulabilir. Bu suçluluğu bastırmak adına büyük çocuğa yönelik daha önce sağlanmayan avantajların sağlanmasının sağlıklı olmadığını belirtmekte fayda vardır.

“Aile olmak” karşılıklı anlayış, ilgi ve sabırla beslenip öğrenilen ve aslında çok da keyifli bir süreçtir.  Eve her katılan yeni nefesle daha da keyifle büyümeniz dileğiyle…

Uzman Psikolog Nilay Göncü

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER