Seth Godin İstanbul’daydı

0
500

Öncelikle Seth Godin kimdir? Kitapları milyonlarca satan ve 35’den fazla dile çevrilen 14 kitabın yazarıdır. Aynı zamanda düşünür ve fikir lideridir, pek çok konferansa ‘zihin açıcı’ olarak katılmaktadır. Godin’in blogu, tek bir kişi tarafından yazılan dünyadaki en popüler blog’dur.

Seth_Godin_in

Godin bugünkü konuşmasında yine pazarlamaya iş dünyasına, tüketiciye, sanayi devriminden sonra olan büyük değişimle, ortaya çıkan yeniliklere kendi perspektifi ile yeni bir boyut kattı. Ama ben seminerin bu boyutundan bahsetmeyeceğim çünkü seminerin benim için en etkileyici bölümü son kısmı idi.

İzleyicilerden biri Seth Godin’e çocuklarını ve onları yetiştirme tarzını sordu. 2 çocuğu varmış, biri üniversitede okumak istememiş ve kendi girişimini kurmuş, diğeri yakın zamanda liseyi bitirecekmiş. Yanlış anlaşılmasın üniversitede okunmaması gerektiğini söylemedi. Sadece oğlu bu yolu tercih etmiş ve Godin de onu desteklemiş.

Son 15 yıldır onlara katmak istediğim tek değer ‘Başarısız olmaları için güvenli bir platform vermek’ dedi. Hepimiz çocuklarımızın çok başarılı olmasını istiyoruz, bu yüzden sık sık takdir ediyor ve yüreklendiriyoruz ve bunu yapmaya kesinlikle devam etmeliyiz. Ama bizim anne baba olarak başarısızlığa olan toleransımız ya da başarısızlık karşısında tepkimiz ne ?

Seth Godin diyor ki; ‘25 yaşında başarsız olmasındansa, 12 yaşında başarısız olan çocuk başarısızlığın ölümcül bir şey olmadığını anlar. Bu zihin yapısı ve mantalite ise yeni şeyler yaratmak için uygun bir zemin oluşturur, zihni çok daha açık, risk alma düzeyi daha yüksek olur… Daha önce Çocuk Eğitiminde Doğru Bildiğimiz Yanlışlar seminerine katıldığım Özgür Bolat da konuşmasında risk alma ve başarısızlığa verilen tepkiler konularına yoğunlaşmıştı.

Godin pek çok gencin cep telefonuna yapışık yaşadığı bir dünyada aslında iki farklı durum olabileceğini söylüyor. Birincisi yanında olan bir arkadaşı ile birlikte mesajlaşan, dijital dünyası sadece mesajlaşma üzerine kurulu bir yol. İkincisi 12 yaşında Wikipedia’ya ya da sözlüklere içerik yazmaya başlayan, global bağlantı ağını daha çok öğrenmek ve paylaşmak için kullanan grup. Godin bu ikinci gruptaki çocukların başarısının önümüzdeki 10 yıl içinde artarak devam edeceğini söylüyor.

Konuşmanın bu bölümünde çok sevdiğim Ayça Oğuş’un oğlu Erin geldi aklıma, kendisi artık minik bir blogger, üretiyor ve annesi gibi yazıyor, bu yönüyle bize pek tatlı örnek olduğunu düşünüyorum.

Elbette amaç her çocuğun blog yazması değil sadece interneti bir öğrenme ya da üretme, yaratma amacı gibi benimsemesinden bahsetti Godin. Aslında bu söylediği sadece internet için değil tüm mecralar ve oyunlar için de geçerli. Godin’i dinlemek çok keyifliydi inşallah yine gelir İstanbul’a…

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER