Duygusal zeka gelişimi için ne yapmalı?

0
574

Bugün blogumuzun konuğu Dr. Yener Girişken, kendisi hem bir baba hem de nöropazarlama konusunda uzmanlaşmış bir pazarlama doktoru. Hem beyin-karar alma süreçleri hakkında çalışıyor hem de bir ebeveyn. Keyifle okuyacağınız bir röportaj..

‘Dr. Yener bey kısaca mesleğinizden bize bahsedebilir misiniz ?’
Ben nöropazarlama konusunda uzmanlaşmış bir pazarlama doktoruyum. Bilgi Üniversitesi Pazarlama İletişimi Master programında nöropazarlama dersi veriyorum.

Nöropazarlama araştırması yapan ThinkNeuro isimli şirketin kurucu ortağıyım. Reklam, alışveriş deneyimi, ambalaj, marka konumlandırma gibi konularda müşterilerime beyin dalgalarına dayanan araştırmalar yapıyorum. EEG ve eye tracking gibi cihazların senkronizasyonuyla kişilerin bir pazarlama uyaranına verdikleri bilinç dışı tepkileri ölçümlüyoruz.

‘Aynı zamanda babasınız, oğlunuz kaç yaşında ?’
Oğlum 6 yaşında ve anaokuluna gidiyor.

yener-girisken

‘Oğlunuzla nasıl vakit geçiriyorsunuz, sizce nasıl bir babasınız ?’
Oğlumla hem online hem de offline mecralarda zaman geçiriyoruz☺ Oğlum fiziksel aktivitelerden hoşlanıyor; örneğin futbol oynamak ve bisiklete binmek favorileri arasında. Bazen de dışarıda uzaktan kumandalı oyuncaklarıyla oynuyoruz. Futbolu ise zaman zaman evin koridorlarında bile oynayabiliyoruz.

Son iki senedir, ipad ve bilgisayarda oyun oynamaya başladı, hatta son iki aydır Play Satation’a da beraber sarmış durumdayız. Tabii, onun oynadığı oyunlar, yaşına göre. Ipad, bilgisayarlar ve benzeri cihazlarla oyunlar oynaması onun için iyi mi kötü mü bilemiyorum. bu konuda testler yapılamadığı için kimse bu konuda net bir şey söyleyemiyor. Tabii, aşırıya kaçmamak gerekir diye düşünüyorum.

‘İşinizle de bağlantılı olarak çocuğunuzun ve aslında genel olarak çocukların reklamlardan etkilendiğini düşünüyor musunuz ?’
Tüm çocuklar, 3-4 aylıktan itibaren reklamlardan etkilenmeye başlıyorlar. Müzikten etkileniyorlar, efektlerden etkileniyor. Sonrasında ise farkında olmadan kafalarını çevirip televizyona baktıklarında renkler, semboller ya da kişiler ilgilerini çekiyorsa TV’ye odaklanmaya devam ediyorlar. Tabii, bilgisayardaki reklamları da unutmamak lazım. Onlar da bir şekilde bağ kuruyorlar.

‘Çocuğunuzla oyun oynarken veya vakit geçirirken televizyon veya diğer mecralardan subliminal mesajlar aldığını düşünüyor musunuz ?’

Televizyonlarındaki reklamların hepsi subliminal(bilinç altına iletilen gizli mesaj) mesaj vermese de çok etkili oluyor çünkü çocukların zihinleri sünger gibi, algıları çok açık. Çocuklara özel olarak tasarlanmış reklamları çok hızlı algılayıp, içselleştiriyorlar. Ancak ebeveynler çocuklarını bu reklam bombardımanından mümkün olduğunca uzak tutmalılar. Bunun dışında bazı çizgi filmlerde özellikle “cinsel” içerikli subliminal mesajların verildiği biliniyor. Bunu son derece ahlak dışı ve tehlikeli buluyorum.

‘Mesleğiniz icabı insan beyninin nasıl çalıştığını biliyorsunuz, sizce bebeklere dinletilen klasik müzik vb aktiviteler bebeklerin zekasını geliştirir mi ?’

Müziğin duyguları olumlu yönde etkilediğini çalışmalarımızda bulguluyoruz. Bebekleri sakinleştirmek için müziğe başvurulması, bu nedenle anlamlı. Fakat zeka gelişimi hem genetik hem de çevresel faktörlerden etkilenir. Bebeğin beslenmesi, geçirdiği hastalıklar, eğitim tarzı zeka seviyesinin gelişimi etkileyen dış faktörlerden bazılarıdır.

‘Peki bizler, çocuklarımızın duygusal zeka gelişimini sağlamak için sizce ne gibi aktiviteler yapmalıyız?’

Onlara sürekli yeni nöron bağları kurduracak aktiviteler yaptırmalıyız. Yani, yeni şeyler öğrenmelerini sağlamalıyız. Hep yeni şeyler öğrenmeleri çabasında olmalıyız. Meraklarını yukarıda tutacak aktiviteler öğrenmelerini de kolaylaştırır. Aynı zamanda çocuklarımızı duygusal anlamda geliştirebilmek için, onları gerçekten dinlediğimizi, onlarla bağ kurduğumuzu hissettirmemiz gerek.

‘İnsan beyninin nasıl çalıştığını biliyorsunuz, mesleğiniz ebeveynlik tarzınızı ya da ilişkinizi etkiliyor mu ?’
Nöropazarlama ile ilgilendiğimiz ve bu konuda okumalar yaptığımız için çok net biliyoruz ki, insanların kararları mantıksal süreçlerden değil duygulardan etkileniyor. Bu durum 3 yaşındaki çocuk için de geçerli 73 yaşındaki yetişkin için de. Ondan dolayı karşınızdan bir reaksiyon gördüğünüzde o davranışın nedenlerini rasyonel süreçlerle değil, görünenden farklı sebeplerle şekillendiğini biliyoruz.

İnsanlar önce hisseder, sonra hislerini davranışa dökerler ve neden öyle davrandığını sorduğunuzda hislerin açıklanması zor olduğunda bu durumu rasyonelize ederler. Biz buna post-rasyonalizasyon diyoruz. Post-rasyonalizasyon çocuklarda çok erken yaşlarda başlar.

Çocukların davranışlarını yönlendiren ise temelde beynin ödül bölgesidir. Bunu bilmek önemlidir ancak sürekli ödül bölgesini uyarmak da risklidir. Tabii, bu konu pedagogların uzmanlık alanıdır ancak günümüzde çok az sayıda uzman nörobilimle şekillenen yeni bilgilerle donanmış durumda. Bu nedenle danışırken seçimlerinizi bu bilgi ışığında yapmak da fayda var.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER