Çocuklar için ‘Yılbaşı”nın anlamı

0
398

Birkaç gün içerisinde 2013 yılını geride bırakıp 2014 yılına giriş yapacağız. Biz yetişkinler için yılbaşı geldiğinde eskisi biter, yenisi başlar. Zaman kavramını henüz deneyimleri ile zihninde oturmaya çalışan çocuğumuz içinse yeni yıl, yılbaşı ağacının kurulup süslendiği, hediyelerin alınıp verildiği, güzel yemeklerin yendiği özel bir gündür. Sıradan günlerden farklıdır ama tam olarak da ne olduğu belirsizdir çünkü bu kadar soyut bir kavramı bizim anladığımız şekli ile algılayabilmek onun için çok zordur. İçerik olarak zihninde bu zamansal döngüyü canlandıramasa da “yeni bir yılın” başlayacak olmasını anlayabilir. Buradan yola çıkarak bugünkü yazımızda çocuklarda zaman kavramının gelişimi üzerinde duracağız.

Zaman kavramı, elle tutulan gözle görülen bir kavram değildir. Bir öncesi, bir sonrası yoktur. Onu bükmediğimiz sürece akmaya devam eder. Son derece soyut ve anlaşılması güçtür. Yetişkin zihnimizle biz bile zamanın tanımını yapmakta zorlanırız. Ama zamanı yaşarız…Yaşadığımız zamanı, somut kavramlarla (saat, aylar, mevsimler gibi) açıklanabilir hale getiririz. Bu şekilde, yaşadığımız zaman bizim için daha anlamlı ve somut bir hale gelir.

Çocukların, özellikle 0-6 yaş arası çocukların soyutlama becerileri henüz gelişmemiş olduğu için zamanı yetişkin zihninin algıladığı gibi algılamazlar. Zamanı sadece deneyimlerler. Aylar, mevsimler, saat, yıllar gibi zamansal kavramlar çocuklar tarafından “öğrenilirler”. Bunun için bilişsel seviyelerinin hazır olması gerekir. Bu deneyimleme sürecinde yetişkinlerin rehberliği, çocuklarda zamana ait kavramların öğrenilmesinde çok işlevseldir. Örneğin sabah kalktığında; “Günaydın, bak sabah olmuş…” ya da oyun saatinin bitmesine 15 dakika kala; “oyunumuzun bitmesine 15 dakika var, şimdi 10 dakika kaldı, 5 dakika kaldı. Oyun saati bitti.” gibi…

Burada çocuk zamanı anlatmak için kullanılan kavramları anlamasa da zihninde zamanın algılanmasına bağlı olarak bir zihin saati oluşacaktır. 2006 yılında yayınlanan Çocuklarda Zaman Algısının Gelişimi adlı makalede, zihin saatinin zaman süreçlerini beyinde belli bir sıraya sokmaya yaradığı ve yaşanan her olayın bu zihin saati içinde oluş sırasına göre neyin önce ya da sonra olduğu, neyin ne kadar sürdüğü bağlamında kaydedildiği belirtilmektedir. Bu alanda yapılacak günlük egzersizler çocuğun zaman kavramını daha rahat öğrenmesine yardım eder. Örneğin; “yemeğini yedikten sonra bahçeye çıkabilirsin.” Ya da “baban işten geldikten sonra bahçeye gideceğiz”.

Zaman algısının 0-6 yaş arası çocuklarda yaşa bağlı olarak farklı gelişimsel dönemlerden geçtiği görülmektedir.

Çocuğun zaman kavramı üzerinde bir anlayış geliştirmesinin günlük bazı olaylarla günün belirli zamanları birleştirmesi ile olduğunu söyleyebiliriz. 2-4 yaş arası günlük işlerin ne zaman yapılacağını zamanla bağdaştırmaya çalışır. Ne zaman kalkılacak, anne-baba ne zaman işten eve gelecek, ne zaman yatılacak gibi. 3 yaş civarı çocuklar zamanın ölçülmesi için saatin kullanılacağının farkına varmaya başlarlar. 5 yaşından önce bilişsel gelişime bağlı olarak zaman belirli nesnelere, şeylere, yerlere bağlıdır. Geçmiş olayın bir gün önce mi bir ay önce mi olduğuna dair zaman algısı ancak 5 yaşından sonra kazanılmaktadır. Gördüğümüz gibi çocuğun bilişsel gelişimine paralel olarak zamanı öğrenmede kullanacağı beceriler de çeşitlenmektedir.

Bu noktada ebeveyn olarak bize düşen, zaman kavramını öğrenmesi için gerekli becerileri edinme sürecinde onlara rehberlik etmek ve zamanından önce öğrenmeleri için zorlamamaktır.

Son olarak, 2014’e girerken en sıcak çocuk hayallerinizin gerçek olduğu, mutluluğu en derinde hissedeceğiniz, sağlık dolu, kalbinizi gülümseten bir yıl dilerim…

Uzman Psikolog Nilay Göncü

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER