Çocuğa sorumluluk vermek I.

0
430

Sözlükteki anlamıyla sorumluluk; “kişinin kendi davranışlarını veya kendi yetki alanına giren herhangi bir olayın sonuçlarını üstlenmesi” demekmiş.

Sorumluluk sahibi olmayan yetişkinleri düşünelim…Böyle insanlar var değil mi? Arkadaş çevremizde, iş yerimizde, sosyal ortamlarımızda hatta bazen en yakınımızda, evimizde… Sorumluluktan kaçan, sorumluluklarını yerine getiremeyen, yapabileceğinden daha fazla sorumluluk alan, sorumluluğunun farkında olmayan bu insanlar sizce neden “yapmaları gerekenlerle” ilgili böylesine bir karmaşa içindeler? Bunu nasıl ve nereden öğreniyorlar?

Bunu aslında çocukken öğreniyoruz ve bu öğrendiğimiz şey büyük ölçüde sınırlarla ve bu sınırların içini tanımakla alakalı. Sınır koymak, yani kendi alanını belirlemek… Bir çocuk sınır koymayı bilerek doğmaz. Sınır koymayı ebeveyninden öğrenir. Bu sınırlar çocuğun yetki alanıdır. Bu yetki alanındaki görevler sağlıklı bir şekilde tanımlanmışsa, çocuk bu görevleri yerine getirdiğinde ya da getirmediğinde ne ile karşılaşacağını biliyorsa ve en önemlisi, neden bu görevleri yerine getirmesi gerektiğinin farkındaysa, o zaman işler onun için daha kolaydır.

  1. Şimdi bu anlatılanları basit bir formüle indirgersek;
  2. Çocuğunuzun neyin sorumluluğunu almasını istiyorsanız bunu net bir şekilde belirtin.
  3. Neden bunu yapmasını istediğinizi, neden önemli olduğunu anlatın.
  4. Nasıl yapıldığını bildiğinden emin olun, eğer bilmiyorsa öğretin.
  5. Yapmadığı takdirde ortaya çıkabilecek olası sonuçları birlikte konuşun.
  6. Bunu bir anda yapmasını beklemeyin, her adımını ve çabasını ödüllendirin.

 “Senden parkta arkadaşlarınla oynarken onlara vurmamanı bekliyorum. Çünkü vurmak doğru bir davranış değil ve kızgınlığı başka türlü de anlatabilirsin. Mesela kızdığında bunu arkadaşına söyleyebilirsin ya da sence başka neler yapabilirsin? Eğer arkadaşına vurursan parktaki oyunumuzu bitirip eve gelmemiz gerekecek.”

Ceza kullanmak davranışın öğrenilmesini engeller ve çocuğunuzun korktuğu için size boyun eğmesi riskini doğurur. Önceden yapılan uyarılar her zaman daha öğretici olur ve çocuk bunu ceza olarak değil, davranışının olağan bir sonucu olarak algılar.

O halde son olarak diyebiliriz ki, sorumluluk sahibi olmayı daha küçükken ebeveynlerimizin bizim için belirledikleri şartlar neticesinde öğreniriz. Odamızı toplamayı, arkadaşlarımıza vurmamayı, ödevlerimizi yapmayı, evin çiçeklerini sulamayı… Korku ile değil de bir işleyişin devamına katkıda bulunma ve bunun bir parçası olma duygusu ile yapıyorsak bunu, o zaman bu öğrenmenin sağlıklı olup olmadığından bahsedebiliriz. Önümüzdeki hafta örnekler ile yazımıza devam edeceğiz.

görsel:telegraph.co.uk

Uzman Psikolog Nilay Göncü

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER