Antibiyotiksiz Çocuk Yetiştirmek mümkün mü?

0
529

HT Hayat davetlisi olarak Sayın Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın bizleri bilgilendirdiği ‘Antibiyotiksiz çocuk yetiştirme’ seminerine katıldım.

Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın  ‘Taş Devri Diyeti’ adında harika bir kitabı var, mutlaka okumanızı öneririm. Seminerin başlığı antibiyotiksiz çocuk yetiştirmekti, antibiyotik alma aşamasına gelmeden, bağışıklığı yüksek çocuklar büyütmek için biz annelere düşen görevleri konuştuk.
ahmet-aydın
Kitabın adı Taş Devri Diyeti ama bildiğimiz anlamda bir diyetten bahsetmiyor Ahmet Aydın hocamız… Aslında annelere iletmek istediği tek önemli ve öncelikli mesaj şu ‘anneniz sizi nasıl beslediyse siz ailenizi ve çocuğunuzu bu şekilde besleyin’.
Bu cümleyi okuyunca neler düşündüğünüzü tahmin ediyorum. Çünkü ilk defa duyunca ‘su aynı su değil, toprak aynı toprak değil vs’ gibi şeyler düşünebilirsiniz. Evet hiçbiri aynı değil ama sağlığımız için artık hepimizin harekete geçmesi de gerekiyor.
Notları olabildiğince özetlemeye çalıştım, bir anne olarak bunları bilmeli bu doğrultuda çocuklarımıza sağlıklı gelecekler hazırlamalıyız diye düşünüyorum.
Son bir yılda çevresel faktörlerimiz bu arada beslenmemiz büyük ölçüde değişmiştir. İnsanlık tarihinde, yiyeceklerdeki değişim hiçbir zaman son bir yüzyıldaki kadar hızlı olmamıştır.
Glisemik endeksi düşük gıdalar tüketilmesi çok önemlidir. Vitamin ve mineralden zengin, doğal gübre kullanılan toprakların yiyecekleri tüketilmelidir. Et kadar sakatat da tüketilmelidir. Doğru bilinen yanlışlar; Hayvan hasta ise sadece sakatatı değil tüm etinde hastalık vardır.
Sıcak yemeklerde hayvansal yağ kullanılmalı, ay çicek yağı tüketilmemelidir. Burada kasabın etten ayırdığı beyaz yağ kısmını veya kuruk yağını yemeklere koymayı konuştuk, hem lezzetli hem de sağlıklı olacağını belirtti hocamız.
Özgür dolaşan hayvanların gıda ürünlerini tüketmenin faydalı olduğunu belirtti. Burada büyük marketler yerine küçük güvenilir yerel üreticiler bulmanın fayda ve önemini konuştuk.
Çiğ veya fermente süt ve süt ürünleri tüketilmeli. Güvenilir bir süt üreticisi bularak yoğurt ve kefiri evde yapmak en sağlıklı yöntem. Islatılmış ya da fermente tahıl ve baklagiller ile rafine edilmemiş tuz tüketilmeli; mağara tuzu vb.
Özellikle bağırsak florasının sağlığı için fermente meşrubatlar tüketilmeli; boza, şalgam, şıra gibi. Gıdalarda yavaş ısıtma uygulanmalı, tarımda yerli tohumlar kullanılması çok kıymetli. Unutmayalım bağırsak ikinci beynimizdir. Erişkin bir insan bağırsağında 100 trilyon faydalı bakteri ve mantar bulunur. Bu bakteriler normal bağırsak florasını oluştururlar.
saglikli-cocuk-yetistirme
Probiyotiklerin vücudumuzda önemli görevleri var;besin alerjilerini ve egzamayı önlemek, kronik iltihabi hastalıkların oluşumunu engellemek, depresyonu hafifletmek vb. Bağırsak florasının normale döndürülmesi için; un ve şekerden fakir sebze, meyve, et yumurta gibi doğal gıdalardan zengin bir beslenme sağlanmalıdır. Ayrıca fermantasyon ürünleri; turşu, yoğurt, kefir, peynir, şarap, boza, sirke gibi probiyotik zengini gıdalar tüketilmelidir.
ahmet-aydın-tas-devri-diyeti
Burada önemli olan bu gıdaları ev yapımı olarak hazırlamak ve tüketmektir. Pastörizasyon gıdalardaki probiyotikleri büyük ölçüde tahrip eder.
D vitaminini her gün almamız gerekiyormuş. Ancak her gün dışarı çıksak ve her gün güneşli olsa dahi, (ki öyle değil), kol ve bacaklarımızı açıkta bırakarak, her öğlen günde 15 dk güneşleniyor olmamız gerekli ama neredeyse imkansız. Bu nedenle d vitamini takviyesi almak hem ihtiyaç hem de gerekliliktir.
saglikli-beslenme-ahemt-aydin
Maalesef son yıllarda yağ tüketiminde de olumsuz bir tablo var karşımızda, hayvansal yağ ve zeytin yağı tüketimimiz çok azalmıştı yeni yeni zeytinyağına dönüş var. Margarin tüketiminin artması, sıcak preslenmiş sıvı yağların(ayçiçeği, mısır, kanola) gibi tüketiminin artması, Omega 6 tüketiminin omega-3’e kıyasla aşırı artması.
Omega yağ asitlerinin görevleri oldukça önemli; beyin yapısının üçte birini oluştururlar, hücre sinyal sistemini modifiye ederler.. Eğer günde bir defa sebest gezen tavuk yumurtası yiyor ve haftada 3 balık tüketiyorsak Omega desteği almamıza ihtiyaç yok. Ama bu tüketimi gerçekleştirmiyorsak o zaman hem çocuğumuz hem de kendimiz için Omega desteği almamız bir ihtiyaç..
Son söz olarak Ht Hayat’a bizi Prof. Dr. Ahmet Aydın hocamızla bir araya getirdiği için tekrar teşekkür ederiz.
Unutmayın ne yerseniz O’sunuz.. 

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER