Çalışan anne işe başlarken I

0
596

Çocuklar, belli bir gelişim dönemine kadar bağlandıkları kişiler eğer onların yanında yoklarsa tamamen yok olduklarına inanırlar. Sonra yavaş yavaş zihinlerinde bir bağ oluşturup aslında yanlarında olmasalar da gerçekte var olduklarını bilirler. Zihinden ve kalpten kurulan bu bağ aslına bakarsanız erken çocukluk dönemindeki fiziksel ve duygusal bağın sağlıklılığının bir tezahürüdür. Bu bağın sağlıklı olup olmadığı bu dönemde yaşanan ayrılık deneyimleriyle ve ayrılık denemelerine çift taraflı verilen tepkilerle anlaşılır. Aynı zamanda bağ oluşturma sürecini de şekillendirir.

Annenin işe gitme serüvenini bu bağlamda ele alacak olursak aslında çocuğun ayrılıkla baş edebilmesi, ayrılık karşısında yaşadığı duyguları tanımlayabilmesi, bu duruma bir çözüm üretebilmesi açısından son derece önemli olduğunu söylemek mümkündür.

Geçen hafta iş ve ev yaşamının birlikte götürülmesinin zorluklarından ve bunu nasıl fark edip, bununla nasıl baş edebileceğinizden bahsetmiştik. Bu hafta da geçen haftaki yazımızı takiben aşağıdaki noktalara da eğilmenin ve somut örneklerin yararlı olacağını düşündük.

Sabah kalkıp işe gitmek için hazırlanırken, evden çıkarken, akşam eve döndüğünüzde karşılaşabileceğiniz muhtemel sorular ve ifadeler;

–       İşe gitme!

–       Ne zaman geleceksin?

–       Gitmesen olmaz mı?

–       Para kazanmanı istemiyorum ama gitme…

Öncelikle bu soruları başınızdan atmadan, ciddiye alarak cevaplandırın. İşe gittiğinizi açıklarken şu şekilde ifadeleri kullanabilirsiniz;

Sen her gün okula gidiyorsun ya, büyükler de işe giderler. Ben de sabah işe gideceğim, önce birlikte kahvaltı yapacağız, sonra … (ne yapacaklarsa o anlatılabilir.) Akşam da eve geri geleceğim, gelince seninle oyun oynayacağız. Ben işteyken seni düşüneceğim, özleyeceğim vs.”

“Sana oyuncak almak ya da para kazanmak için işe gidiyorum” gibi neden-sonuç ifadeleri, muhakemesi henüz somut düzeyde olan çocuklar için “…para kazanmanı istemiyorum, oyuncak istemiyorum, işe gitme” gibi bir çıkarıma yol açacağı gibi, ayrılık ile baş ederken “benim yüzümden işe gidiyor” gibi kendini suçlayıcı ve ayrılığa kendisinin sebep olduğu gibi bilişsel hataları da doğurabilir.

Siz de duygularınızdan bahsedin.

“Ben de işe gittiğim zaman seni düşünüyorum, seninle oyun oynamak istiyorum, seni özlüyorum.” Bu şekilde yaklaştığınızda da “o zaman gitme, oynayalım” gibi bir cevap almanız mümkün. İşte bu nokta, sorumluluğun ne demek olduğunu anlatabilmeniz için son derece önemli.

İşe gitmeyi siz içinizde netleştirdiyseniz ve kaygılı bir ifadeniz yoksa çocuk da bunu rutin ve normal bir şey olarak görecektir, işin içine olumsuz duygularınız karışmaya başladığında o zaman çocuk da kendini daha kaygılı ve güvensiz hissedecektir. Bu bir nebze normal bir durum olmakla birlikte sizin kafanızı devamlı meşgul eder ve zorlar bir hal almaya başlarsa sosyal ya da profesyonel desteğinizi kontrol etmenizi öneririm.

Siz işteyken onun evde ya da okulda ne hissettiğine dair yorumlarınız varsa bunlardan bahsedin.

“Ben işteyken sen de beni özlüyorsun, benimle oyun oynamak istiyorsun” Böylece çocuğunuz anlaşılmış olmaktan dolayı kendini daha değerli ve güvende hissedecektir.

Evden kaçarak çıkmayın. Çocuğunuzun sizi gördüğünden ve sizinle vedalaştığından emin olun.

Anneler çoğu zaman bu aşamada takılabilirler. “Kaçmayı” tercih edebilirler, çoğu gerekçe ve davranış şekli de birbiri ile aynıdır; “beni evden çıkarken gördüğünde daha çok ağlıyor, o uyurken ya da içeride başka bir şey ile uğraşırken sessizce çıkıyorum.” Oysa burada yapılması gereken gittiğinizi ona söylemek ve vedalaşmaktır. Çocuğunuzun ilk ayrılık deneyimlerinin travmatik olmasını istemiyorsanız bu noktaya dikkat etmekte fayda olduğunu düşünüyorum. Ağlamasının da, sizi bırakmak istememesinin de sağlıklı tepkiler olduğunu lütfen unutmayın. Belki de onun ağlamasına siz dayanamadığınız için onun bu ayrılığa çok tepki verdiğini düşünüyor olabilirsiniz.

Uzman Psikolog Nilay Göncü

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER