Üstün Yetenekli Çocuklar

0
525

Geçtiiğimiz ay düzenlenen Üstün Yetenekli Çocuklar Aile Platformu ikinci veli semineri konuğu ‘Üstün Yetenekli çocukları anlamak’ kitabı yazarı Yrd. Doç Dr. Faruk Levent’ti. bu notlar seminerin bir yansımasıdır.

  • Öncelikle üstün yetenekli çocukların farklı özellikleri ve ihtiyaçları var ve eğitim olanakları açısından farklı gereksinimleri oluyor. Aksi taktirde okulda sorunlar yaşamaya başlayıp, derse ilgisini kaybedebiliyorlar. Bu tip durumlarda hem öğretmen hem veli tepkisi ile karşı karşıya kalabiliyorlar.
  • Üstün yetenekli çocukların zihinsel olarak aktif olmaya ihtyaçları var. En önemli ihtiyaçları ise üretmek. Üretmeyince potansiyellerini açığa çıkaramıyorlar. Bu potansiyeli kullanamadıkları taktirde ise psikolojik sorunlar veya mutsuzluk yaşayabilirler.

Örneğin; 1,5 yaşında okuyan bir çocuk var örneğin, bu çocuk ne yapacak? Türkiye’de bunun belirlenmesi ve ona bir gelişim haritası çizilmesi oldukça zor.

  • Çocuklarda bilişsel gelişim, duygusal gelişim ve sosyal gelişim gibi üç farklı boyut var. Bir çocuğun bilişsel olarak önde olması diğer konularda da önde olmasını gerektirmiyor. Bu çocuğun da aslında diğer çocuklar gibi çocukluğunu yaşaması gerekiyor.
  • Çocuğa yüksek beklentiler yüklememek gerekiyor. Çocuk zaten potansiyel olarak ÜY olduğunu biliyor ve hissediyor ama sürekli olarak bunun ona söylenmesinin de bir faydası yok zira çocuk zaten bunun farkında. 100 almamak, sınıf arkadaşları tarafından dışlanmamak veya sivrilmemek için doğru cevapları cevap kağıdından silen çocuklar dahi var.

Üstün yetenekli çocukların ortak ihtiyaçları nelerdir?

  • benzer özelliklerdeki çocuklar ile etkileşimde olmak ve
  • aynı zamanda normal yaşıtları ile ilişki kurmak ve birlikte olmak,
  • başarısızlık durumunda uyarılıp yeniden çaba göstermesi için desteklenmek,
  • yönetilmekten çok rehberlik ihtiyaçları bulunuyor,
  • bir dersin başlangıç konularını hızlı geçip geniş kaynaklar kullanmak,
  • bir konuyu araştırırken müdahale edilmemek,
  • normal  çocuklar gibi davranmak,
  • ilgi duyulduğu anlarda bilgi sahibi olan ve konusunda uzman kişilerle iletişim kurmak.

Üstün yetenekli çocuğa sahip olan bir babanın sesi;

Çocuğu Çince öğrenmeyi başarmış ve bırakmış. Piyano güzel çalıyormuş ama şimdi bırakmış. Yapıyor başarıyor ve çabuk sıkılıyormuş. Bu çocukların direksiyonuna geçmek çok zor. Bu durumu maymun iştahlılık olarak da değerlendirebilirsiniz. Ancak bu çocuklar tatmin duygusuna ulaştıkları an bırakıyorlar ve toplumda körelmeye başlıyorlar. Gelişmiş ülkelerde ise bu çocuklara değer olarak bakılıyor ve onlara sorumluluk veriliyor.

Üstün yetenekli çocuğa sahip bir anne mektubu;

Çanakkale de bir okulda bir annenin çocuğuna ‘okulun tuhafı’ diye lakap takılmış. Okulda çocuğu itip kakıyorlarmış. Muhtemelen okuldaki çocuklar sağlıklı iletişim kuramıyorlar. Bu mektuptaki anne diğer çocuklarla yaşamayı öğrensin diye bir danışmanla görümüş ve çocuğunun o okulda devam etmesine karar vermiş. Anne diyor ki ‘herşeye rağmen orada olmalı’. Çünkü bazen ‘çocuklarımızı çok korumak onları pasifleştiriyor, biz aileler olarak bilginin yanında onlara bol sevgi ve oyun hediye etmeliyiz’.

  • Üstün yetenekli çocuk uyumlanmak için farklı yollar bulmayı kendisi öğrenecek. Burada önemli olan bir çiçek gibi içeri kapanmasını engellemek ve çocuğu izole etmemek gerekiyor.
  • Örneğin okullarda; öğretmenin sorduğu soruya şak diye cevap veriyor, öğretmen otorite kuramıyor. Bu gibi durumlarda öğretmenin uyguladığı iki yaklaşım var; birincisi bir sindirmek/bastırmak, iki onun seviyesine inerek onu yönlendirmek.

Anne baba olarak bizim çocuklarımızı geliştirmek için öncelikle kendimizi geliştirmemiz gerekiyor, bu konuda bizlere önemli rol düşüyor..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here