Üstün Yetenekli Çocukların Ailelerini Bilinçlendirme Semineri Notları

0
444

22 Şubat’ta Üstün Yetenekli Çocuklar Aile Platformu’nun düzenlediği ‘Üstün Yetenekli Çocukların Aileleri Bilinçlendirme Seminer”ine katılma fırsatı buldum.

Öncelikle ÜYCAP platformu kurucuları bir sunum gerçekleştirdi, yakında ÜYCAP platformunun dernekleşeceğini ve eğitim/aktiviteler planlayacaklarını paylaştılar.

Seminerin ilk bölümünde ‘Her Çocuk Üstün Yeteneklidir’ kitabı yazarı Dr. Bahar Eriş harika bir sunum yaptı.

Bahar hanım ‘Üstün Yeteneklilik’ kavramı ile ilgili ülkemizde veya dünyada üzerinde anlaşılmış, net bir tanım olmadığını belirtti. Çağdan çağa, ülkeden ülkeye, kültürden kültüre hatta okuldan okula değişen dinamik bir kavrammış üstün yeteneklilik..

21. yüzyılda IQ artık başarıyı temsil etmiyor..

Artık bu yüzyılda IQ’nun yanına yaratıcılık, sosyal sorumluluk, duygusal zeka, yenilikçi çözümler gibi farklı maddeler eklemek gerekiyor.

2013 yılında bir NeuroImaging araştırması yapılmış, araştırma sonuçlarına göre ‘Zeka gelişebilir’ çıkmış.  Bu bilgi yüksek performansla(yüksek IQ ile) başlayanlar için bir uyarı; çünkü bu IQ’yu değerlendirmek için aynı zamanda çok çalışmak gerekiyor. Öte yandan yüksek skorlara sahip olmayanlar için de oldukça umut verici. Sağlanan eğitim ortamı, çocuğun kişiliği, çalışma disiplini ve ev ortamı gibi etkenler zeka gelişiminde önemli rol oynuyor.

üstün-yetenekliler-2

Öte yandan IQ testinin ölçemediği çaba, azim, motivasyon, tutku gibi önemli değişkenler de var hayatta.

Psikolog Prof. Dr. Sternberg’e göre ‘İnançlar zeki insanı aptallaştırabiliyor’.  Zeki olmaları ile tanınan kişiler, zekayı geliştirmek yerine ‘zeki görünmeye’ odaklanabiliyorlar ve yeni şeyler öğrenme çabasına girerek risk almak, başarısız görünmek istemiyorlar. Zekanın değişken olduğuna geliştirilebilir olduğuna inananlar, bir işlemi çözemediklerinde çözmek için gerekli çaba ve performansı gösteriyorlar.

üstün-yetenekliler-1

Dr. Bahar hanıma göre, eğer çocukta belirgin sosyal, duygusal veya akademik sorun yoksa, okulunda evinde mutluysa ve uyum sorunu yoksa, ayrıca akademik bir programa giriş için skor mecbur tutulmuyorsa çocuğu IQ testine sokmanın da herhangi bir gerekliliği yok.

Olumsuz durumlardan biri de üstün yetenekli çocuklarda ‘asenkronize gelişim’; zihinsel gelişimin fiziksel gelişimden önde olması durumu. Örneğin 8 yaşında bir zihin, ama 5 yaşında ellerle bazı fikirleri üretmeye çalışıyor ve bu nedenle okulda uyumsuzluk, sıkılma ve arkadaş problemleri yaşayabiliyor.

üstün-yetenekliler-3

 ‘Hiperaktif mi üstün yetenekli mi?’

Her ikisi aynı anda da olabilir, ya da biri olabilir veya bazen sadece zihinsel olarak yeterince uyarılmıyor ve sıkılıyor olabilir. Bu gibi durumlarda kendinize şu soruları sorabilirsiniz;

  1. Çocuğunuz bir aktivitenin başına oturduğunda uzunca bir süre konsantre olabiliyor mu? (Tv dışında)
  2. Kendisine aktivite ile ilgili hedef ya da eylem planı belirleyebiliyor mu ?
  3. Zihinsel düzeyine uygun aktiviteler olduğunda tutarlı biçimde çalışabiliyor mu ?
  4. İlgi alanları söz konusu olduğunda yüksek standartlar belirleyip bunlara ulaşmak için çaba gösteriyor mu ?
  5. Çocuğun davranışları konusunda çevresindeki yetişkinler anlaşmazlık içinde mi ? Çocuk okulda ve evde farklı davranıyor mu ?

Bu sorulara yanıtlarınız evetse o zaman çocuk tipik olarak üstün potansiyelli çocuklarda görülen davranışları sergiliyor olabilir. Eğer şüphe varsa fiziksel muayene ve testlerle başka bir sorunu olup olmadığı tespit edilebilir.

Evde farklı okulda farklı ise; örneğin evde odaklanabiliyorsa bu çocuk hiperaktif değildir. Mesela 20 dk boyunca puzzle yapabiliyorsa yeterince odaklanabiliyor demektir.

Maalesef günümüzde hiperaktivite için ilaç kullanımı tercih edilebiliyor, ama bunun öncesinde yeterli gözlem ve çaba gerekiyor. Çocukların aşırı aktivitesini bastırıp aslında kinestetik var oluşlarını baskılamıyor muyuz ? Bunu yaratıcılığa kanalize edememek ve ilaçla bastırmaya çalışmakla kim bilir çocuğu ve insanlığı nelerden mahrum bırakıyoruz düşünmek lazım belki de..

 Hareketli çocuk için ne yapılabilir ?

  • Enerjiyi spor gibi başka alanlara kanalize etme,
  • Satranç, go ya da savaş sanatları (tekvando, karate gibi) ile odaklanma alışkanlığı kazandıracak aktiviteler,
  • Etraftaki uyaranların sayısını aza indirme, sade, gözü ve zihni yormayan ortamlar hazırlama (evde kendi odası),
  • Olumlu davranışları ödüllendirme, ‘yaramaz’, ‘hiperaktif’ gibi olumsuz sıfatlardan kaçınma,
  • Beslenme düzeninde değişiklikler(Omega 3, balık, yeşil çay tüketme, şeker ve fast food tüketiminden kaçınma)

Illinois Üniversitesinde Üstün Yetenekli tanısı alan ve almayan çocukların aileleri ile bir araştırma yapılmış, sonuçlar şöyle; ÜY çocuklarının aileleri ÜY olmayanlara göre çocukların ailelerine göre;

  • Daha çok kitap okuduğu,
  • Dil gelişimini daha çok teşvik ettiği (bilmeceler, tekerlemeler, uydurma şarkılar, diğer yaratıcı sözel faaliyetler vb.),
  • Çocuklarına belli bir yaş grubuna göre tasarlanmamış kaynakları daha çok sağladığı(sanat ve tarih müzeleri, doğa yürüyüşleri.. ),
  • Evde televizyon izleme süresi tüm ailelerin kısıtladığı ancak ÜY ailelerinin şiddet içerikli programları daha çok yasaklama eğiliminde olduğu,
  • Üstün yetenekli çocukların ailelerinin çocuklarının okuluyla, eğitimiyle daha yakından ilgilendiği gibi.

üstün-yetenekliler-5

Unutmayalım.. Evdeki sitümülasyon ortamı okulda yok…

Son söz;

– Çocuklar öncelikle ailede öğrenirler.

– Ailelerin çocuklarının ilgi alanlarına eğilip onlarla zenginleştirici eğitim faaliyetlerde bulunulması faydalı olacaktır,

– Çocuklar kendileri kitap okuyabilse de ailelerinin okuması değerlidir,

– Çocukların erken dönemde ilgi alanlarını keşfedip o alanlarda zaman geçirmelerini sağlamak; sanat, doğa, müzik, müzeler, spor gibi geniş yelpazede konuları öğrenmeye teşvik etmeleri,

– Belki çocuk yukarıda belirtilen alanlardan bir veya ikisine daha çok ilgi duyar ve daha derinlemesine araştırmak isteyebilir, onlara fırsat sunmak gerekir,

– Bütün bunları yaparken kendi istek ve beklentilerimizi empoze etmek yerine çocuğun izinden, liderliğinden gitmek daha sağlıklı sonuçlar getirir.

Seminerin son bölümünde bir üstün yetenekli çocuk annesi Nurseli Ayvaz Tamer konuk oldu ve tecrübelerini paylaştı. Ailelere yaratıcı ve pratik olmalarını önerdi ve basit uygulanabilir tavsiyelerde bulundu;

  • Buzdolabına mıknatıs, harf, sayı vb. yapıştırmak,
  • Bir İstanbul kart edinerek İstanbul’u baştan sona gezmek,
  • Banyoya poster asmak, dönem dönem değiştirmek,
  • ‘Topu atınca neden yere düşer? konuşmak…
  • Evde fasulye büyütmek,
  • Yıldızlara ve bulutları izlemek,
  • Gölge oyunları oynamak,
  • Müzik dinlemek,
  • Sergi düzenlemek,
  • Objeleri saklayıp bulmak,

Seminerden öneriler;

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER