Orta çağa bir yolculuk; Sakız adası

0
678

Benim gibi Orta çağ meraklıysanız Sakız adası kesinlikle görmeniz gereken bir yer. Çeşme’den 20 dakikalık bir feribot yolculuğu ile Kos’a ulaşmanız mümkün. Pasaportunuz ve eğer kalacaksanız vizeniz olması gerekiyor, vizeniz yoksa adaya girişte vize alabiliyorsunuz. Biz Sakız adasında 1 gece 2 gün geçirdik, sanırım bir gün daha olsa daha rahat bir program olurdu, daha çok deniz için zaman ayırabilirdik.

Sakız adası, Çeşme’ye göre oldukça ucuz, iyi ve güler yüzlü hizmet aldığınız nostaljik bir ada. Hem kim demiş Yunan’lar Türk’leri sevmiyor diye. Ada halkı bize bayılıyor. Tabi temel geçim kaynağının turizm olmasından da kaynaklanıyor. İnanılmaz bir dostluk ve güçlü bağlar da var aramızda. Örneğin kaldığımız şirin pansiyonun sahibinin anneannesi Ayvalık’tan bir Türk’müş. İki dilde ortak 4000 kelime varmış. Mutfakların ve yemeklerin benzerliği hepimizin malumu.

Sakız adasına deniz güneş tatiline de gidebilirsiniz, ancak biraz tarih koklamak isterim derseniz güneydeki Orta çağ köylerini mutlaka gezmenizi öneririm. Taş evleri, tarihe ve mimariye duydukları saygı, kemerleri ve dar sokakları ile sahiden Kos sizi geçmişe bir yolcuğa davet ediyor. Köyler korsan saldırılarından korunmak amaçlı dağlara kurulmuş.

Mesta köyü adanın güneyinde, kendinizi Orta çağda hissedeceğiniz muhteşem bir köy. Taş duvarlar ve kemerlerin arasında yürürken burnunuza tarih kokusu geliyor. Köyde kendimi bir anda uzun elbise ve bir çarık ile o eski meydanlarda gezerken hayal ettim, muhteşemdi..

sakız-adası1

İkinci köy durağımız Pirgi köyünün de eşsiz bir mimarisi var, aslında hem Mesta hem Pirgi hem yerleşim alanı hem de ziyaret alanı, bir çeşit açık hava müzesi gibiler. Pirgi’deki evlerin üstüne kazıma usulü ile muhteşem güzellikte gri desenler çizilmiş. Ayon Apostolon Kilisesi de köyde görülmeye değer bir yapı.

Bunun dışında seramik konusunda farklılaşan Armolia köyü, hem küçük dükkanları hem de sakız ağaçları ile görülmeye değer bir köy. Adanın ana gelir kaynağı turizm ama bunun yanında tarımda sakız, zeytin ve mandalina ağacı yetiştiriciliği de yapılıyor.

Neo Moni Manastırı orta Sakız’da ilk çağlardan beri adanın dini merkezi olan, dağlara kurulmuş 11. yüzyıldan kalma bir manastır. 19. yüzyılda zarar görerek restore edilmiş, müzesi ve mozaikleri ile kesinlikle görülmeye değer bir yer.

sakız-adası3

Anavatos köyü 1300’lerden kalma bir Bizans köyü, birçok ev hasar gördüğü için köyde sadece iki aile yaşıyor.

Güneyde Emporios limanında ve Mavra Volia volkanik sahilinde, batıda ise Lithi’de denize girdik, harika ve tertemizdi… Mavra Volia sahili volkanik siyahi taşlar ile kaplı bir plaj, harika bir görüntü, buz gibi bir su var burada. Plaj koruma altında olduğu için herhangi bir tesis yok. Emporios’ta ve Lithi’de hem yemek hem de deniz için tesisler mevcut. Otopark, şezlong-şemsiye için ekstra ödemiyorsunuz.

sakız-adası4

Son olarak kaldığımız otel Kampos bölgesindeydi, merkeze 6 km uzaklıkta, bol narenciye ağaçlı olan bölgede, harika bir aile oteliydi. Yolunuz Topakas House‘a düşerse Eleni hanıma bizden de selam söyleyin.

sakız-adası5

En beğendiğimiz restoran ise(orada tavern diyorlar) Apomero, harika gerçekten, hava alanının arkasındaki yol üzerinde, manzara muhteşem, gün aydınlıkken gidip manzarayı görmenizde fayda var. Hafta sonu canlı müzik mevcut.

Herkese ailesi ile keyifli tatiller.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER