Lohusa anneye mektuplar; ‘Mutlaka destek al’

0
562

Merhaba lohusa arkadaşım, ben son 3 yılda iki lohusalık  dönemi geçirmiş bir anneyim. Bu 3 yılın sonunda şunu anladım ki lohusalığın tecrübesi olmuyormuş.. Doğum gibi çok önemli bedensel ve ruhsal değişimin yaşandığı, minik gözlerin sürekli beslenme ve sevgi ihtiyacı ile annenin hayatına girdiği oldukça zorlu bir dönemmiş lohusalık.

Erken doğum ve küçük bebek olması nedeniyle benim ilk lohusalık tecrübem oldukça zorlu geçmişti. Bebeğimi gördüğüm an büyülenmiştim, aşık oldum ona, tam 2 gün geceli gündüzlü hiç uyumadım, hep onu izledim. Tabi o iki günün sonunda hormonlarla uykusuzluk birleşince bir delilik hali baş gösterdi bende:)

Gece doğumu olduğu için hastanede zaten 3 gece kalmıştım, ‘benim sütüm gelmiyor, bir gecede daha kalayım’ diye doktoruma ağladığımı hatırlıyorum… O da ‘tamam ne kadar istiyorsan o kadar kal’ demişti. Sonra da bana ziyaretçi yasağı koydu, ‘bugün bu kızcağız uyuyacak, kimse girmeyecek odasına’ dedi. O gün uyudum, sahiden de uyumak bana çok iyi gelmişti. Bebeğimde hafif sarılık vardı ve iyi emmiyordu. Aslında her şey olağandı, diğer birçok doğumda da benzer durumlar vardı, ama benim için tüm bunlar anormaldi. Hormonlar kendilerini şarşırmışlar beni de şaşırtıyorlardı işte..

Doğumdan önce doğuma hazırlık kurslarına gitmiştim. Herşeyin abc’sini öğreneceğim ya, bunu da öğrenmek istemiştim. Ama pratik ile gerçek hayat birbirine uyuşmuyordu işte. Emzirmek en çok istediğim şey, o sıra en acı veren durumdu, tabi alışıncaya kadar. Öte yandan zaten acıya dayanıksız olan bedenim, ameliyat ile çok sarsılmış dikiş yerlerim acıyordu.

4. gün hastaneden artık çıkalım demiştik. Eve geldik, evdeki yatak zen yatağı, tabi alırken doğumu düşünmemiştim, yere o kadar yakın ki yattığım zaman acıdan kalkamıyorum. Herşeyi planlayıp öngörüp hazırlanan ben bunu düşünememiştim işte. Sonuç olarak ben bebekle birlikte misafir odasına yerleştim ve bir süre orada ikamet ettim.

Kilomuz az olduğu için her 2-3 günde bir tartıya gidiyorduk, kilo alınca da bravo alıyorduk. Evet anne olmak bana iyi gelmişti ama bebeğin herşeyini ben yapmak istiyordum, banyosunu, bezini, gazını vs vs. tabi bu durum da beni epeyce zorluyordu. Mesela bebeği biri kucağına alınca rahatsız oluyordum, mikrop kapmasından endişe ediyordum, hele öpülmesine hiç dayanamıyordum..

Peki sevgili lohusa arkaşım şimdiki aklım olsaydı ben ne yapardım?

Öncelikle daha rahat olurdum.. Daha çok yardım alırdım, çevremde beni desteklemek için bekleyen bir ordu aile üyesi vardı. Bebeği arada onlara bırakıp daha çok uyurdum. Onlara görev ve sorumluluk verip daha keyifli vakitleri bebeğimle geçirmeye çalışırdım.

Uyumak için daha çok fırsat yaratırdım, uyursanız daha sakin olursunuz ve sütünüz de dinlenince daha çok olur, bol bol uyumak için fırsat yaratın. Bunun için yakınlarınızdan yardım isteyin. Unutmayın siz 1 saat uyursanız bebeğinize hiç birşey olmayacak. Eğer bebeğinizin size ihtiyacı olursa ağlar ve yanınıza gelir merak etmeyin.

Emzirdikten sonra yine aile üyelerinden destek alırdım, onlar gezdirsin, sakinleştirsin, gazını çıkarsın, sizi özleyince bebeğiniz bunu belli eder siz de kucağınıza alırsınız onu.

Dışarı çıkmak için bol bol fırsatlar yaratırdım, emziriyorsunuz diye kendinizi eve hapsetmeyin, artık emzirme önlükleri de var emzirme odaları da. Dışarıya bebeğinizle çıkın, unutmayın temiz hava ona çok iyi gelir ve daha güzel uyumasını sağlar.

Her şey umduğunuz ve planladığınız gibi gitmeyebilir, sakin kalmaya çalışın. Normal doğum istersiniz sezeryana dönmek durumunda kalabilirsiniz veya örneğin bebeğinizi 3 kg bekliyor olabilirsiniz ama o 2,5 kilo doğabilir, hastaneden çıkarken biraz daha kilo verebilir. Bunlar sizi üzmesin tam tersi güç ve cesaret versin.

Çünkü hem siz hem de o artık beraber büyüyeceksiniz ve inanın bana beraber büyümek bebekli yaşamın en güzel hikayesi.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER