3 yaşında abla olunur mu?

1
772

Olmaz tabi olmaz da biz nasıl olup da Nisan’a sen ablasın demeye başlamıştık ki?

Nisan ve Cemre arasında 19 ay var; Nisan 3, Cemre ise 1,5 yaşında. Cemre ilk doğduğunda hayat kolaydı. Nisan kardeşini geçici bir oyuncak bebek sanıyordu; evimize geldi, biraz kalır, sonra da gider diyordu.. Sonra zaman geçti ve Cemre gitmedi. Nisan Cemre’nin gitmeyeceğini anladığı zaman kışkançlık dönemi başladı.

Yaklaşık 3 ay boyunca her gece 2-3 gibi uyanıp 6’ya kadar uyumadı. Uyumaması için hiçbir fiziksel neden yoktu ama Nisan uyumuyordu. Anladık ki Cemre ve ben ayakta olduğumuz için o da ayakta olmak istiyordu, gündemi kaçırmak istemiyordu.. Bu günler de geçecek dedik ve nitekim 3 ay sonra normal uyku düzenine kendi kendine döndü.

Sonra kıskançlığını farklı şekillerde ifade etmeye başladı, vurma huyu yoktu ama itmeye ve yeni ayağa kalkan Cemre’yi yere düşürmeye başladı. Biz daha ağzımızı açamadan ya da yerimizden kımıldayamadan çoktan Nisan Cemre’yi yere indirmiş oluyordu. Nedeni belliydi; onun ayaklanmasını çok istemiyordu. Ama o ittikçe Cemre daha çok ayaklandı ve nitekim erken yürüdü..

Zaman geçti, Cemre de büyüdü, büyüdü dediğim 1,5 yaşına geldi. Artık Cemre’nin de gücü yetiyor, hatta ısırarak Nisan’ın elinden bir şeyler almayı başarıyor. Muhtemelen bir yıl sonra, hem fiziksel güç hem de mental olarak birbirlerine daha da yaklaşmış olacaklar.

Nisan’ın yaşı 3 olunca ebeveynler olarak, birbirlerine zarar vermesinler diye kendimizi Nisan’a ‘bak sen büyüksün, o küçük, o henüz anlamıyor’ der modunda bulduk. Buraya nasıl geldik hiç anlamadım. O kadar çok dikkat etmemize rağmen çevre ve diğer şartlar bizi buraya getirmişti. Bunu ‘vurma, yapma, etme kızım’lar eşlik etti..

Aslında ona abla demek asla doğru değildi, sen büyüksün demek de.. Biraz gözlem yaptım şunu fark ettim; artık Nisan sebepsiz yere vurmuyor. Vurmanın sebepli veya sebepsiz olması elbette önemli değil, vurmak güzel bir şey değil elbette. Ama çoğu zaman Cemre oyun oynamak için Nisan’ın oyununu bozuyor, bazen de en sevdiği şeyi elinden almak istiyor. Nisan’ın yerinde kim olsa sinirlenmesi çok normal. Ve o an şunu fark ettim ki bizim de tavır ve davranışlarımızda artık değişikliğe gitmemiz gerekiyor.

Aslında hep birbirimize hatırlattığımız, ama her daim de hatırlatmamız gereken konu şu; karşımızda bir abla-kardeş yok, karşımızda her ikisi de 0-3 yaş arasında olan, kendini ve dünyayı tanımaya çalışan iki tane bebek var. Böyle yaklaşınca biraz daha rahatladım ben de.. Artık huzursuzluk veya kavgalarda nedeni daha çok anlamaya çalışıyorum. Ortadaki durum ne, tam olarak ne olmuş orada ve tabi sonrasında temel amacım da onları sakinleştirmek..

Çünkü biliyorum ki sakin olduklarında artık beraber güzel vakit geçirebiliyorlar, oynayabiliyorlar, sarılıyorlar, güreşiyorlar ve bu onları mutlu ediyor. Zaten herşey bu anların çoğalması için değil mi ?

1 YORUM

CEVAP VER