İlk veli toplantım…

0
534

Bir haftadır içimde garip bir heyecan. Geceleri iyi uyuyamıyorum. Sanki o değil de ben okula başlayacağım. Tuhaf bir duygu bu, çok tarif edemiyorum. Okul, sırtındaki çanta hali ve yepyeni bir başlangıç… Hem benim hem de onun için… Geçen hafta burada yazmıştım hayatımıza yeni roller giriyor artık; o öğrenci oluyor ben ise veli..

 Bugüne kadar evde birebir ilgilendiğim minik kuşumu, sevecen ve sıcakkanlı bir öğretmene emanet ettim dün. Onu böyle uzun süreler geçireceği bir yerde, birine emanet etme durumu bile başlı başına bir olaydı benim için…

Yeni rollerimiz gereği dün, okulun düzenlediği veli tanışma toplantısına katıldım. Benim için oldukça heyecan vericiydi.

ilk-veli-toplantim

Peki ilk veli toplantımdan neler öğrendim, neleri fark ettim?

  1. Veli kimliğim ile okul dünyasına kendimi hazırlamış olduğumu düşünsem de, aslında benim de henüz hazır olmadığımı, kendi alışma evrem için de zamana ihtiyacım olduğunu fark ettim.
  2. Toplantıda bol bol not aldım:) Çok komiktim bence…
  3. Benim gibi ilk yılı olan diğer velilerin de çok heyecanlı olduğunu fark ettim.
  4. Her çocuk farklı olduğu gibi her velinin de farklı olduğunu anladım. Her velinin okuldan ve öğretmenden beklentisi de farklıymış. Mesela benim için yıl sonu gösterisi olmaması önemli bir okul seçimi kriteriyken, diğer annelerin benimle aynı görüşte olmayabileceğini fark ettim. Bu farklılıklara saygı duyarak yaşamamız gerektiğini anladım.
  5. Evden servisle ayrılmanın, okula götürdükten sonra ayrılmaktan daha kolay olabileceğini düşündüm.
  6. Öğretmen-veli işbirliğinin çocukta önemli fark yaratabileceğini, bu nedenle işbirliğinin çok çok sıkı olması gerektiğini anladım
  7. Okulla birlikte bize dair görevlerin azalacağını düşünürken aslında bunun böyle olmayacağı hatta artacağını ve farklılaşacağını anladım.
  8. Okula alışmasının zaman alabileceğini, bu konuda kararlı durmak ve yılmamak gerektiğini, zaman zaman veya  yıl sonuna doğru okuldan sıkılabileceğini düşündüm.
  9. Sınıf kuralları ile ev kurallarının paralel olabileceğini böylece ev hayatı için de pekiştirilebileceğini düşündüm.
  10. Kısa bir alışveriş listesi yaptım.
  11. Bir de kıyafetler için bir etiketleme işim olduğunu öğrendim.

Eskiden öğretmenlere ‘Eti senin kemiği benim’ denirmiş, bu çocuğu istediğin gibi eğitmekte serbestsin anlamında söylenirmiş… Çağın anneleri olarak bu tip sözleri artık söyleyemiyoruz. Kendi annelerimizin bize olduğundan çok daha müdahiliz çocuklarımızın hayatlarına ve eğitimlerine. Kim bilir belki de öyle gerekiyor, bilemiyorum.. Bunun artılarını da eksilerini de beraber yaşayıp göreceğiz muhtemelen..

Bu vesileyle, okulları açılmış veya açılmakta olan tüm velilere yeni eğitim döneminde bol şans diliyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here