Şüphe tohumları ekmek

0
575

Bugün ilk defa aklına şüphe tohumları ektiğimi fark ettim. Fark ettiğim an bir adım geri çekildim, hemen hatamı anladım.. Bu sefer anlamıştım da ya daha önceki seferler ?

Okula gidiyordun, dosyan minik çantana sığmadı. Düzenli olacağım ya, önce dosyayı çantana sığdırmaya çalıştım, sığmadı, katlamak istemedim ve son olarak dosyayı eline alır gidersin diye düşündüm. Çantayı sırtına aldın, dosyayı eline verdim, sana baktım ve dedim ki ‘Canım sakın dosyanı serviste unutma olur mu?’… Oldukça masumhane bir hatırlatmaydı benimkisi, ama ağzımdan çıkıp senin duyduğun anda, aslında o kadar da minik olmadığını anladım.

Bunu söyler söylemez kocaman gri bir endişe bulutu kapladı yüzünü, saniye saniye yüzündeki değişimi izledim. Unutma ihtimalin konusunda endişem vardı ve unutma diyerek bu endişeyi sana yüklemiştim. Bunu söylerek ben ağır bir yükten kurtulmuş ama bu yükü senin omzuna yüklemiştim. Ne vardı ki serviste unutsan, biri görür sana verirdi mutlaka, ya da bir gün sonra verirdin, belki de o kadar önemli değildi.. Bir yandan da içimden bir ses ‘evet yaşı ufak ama sorumluluk sahibi olsun’ diyordu. O içimdeki iç sesler hiç durmuyor, her daim çatışıyorlar zaten..

İyi de, 3,5 yaşında sana verilen bu sorumluluk gerekli miydi? Bunu çözmenin daha pratik bir yolu yok muydu? Evet unutma ihtimalin vardı tabi, ben bile bu yaşımda bir çok şeyi unutabiliyorum…

Bazen bazı anlarda akıl tutulması yaşıyoruz işte. Bu da öyle bir andı. Bana baktın ‘Ama anne ben unutabilirim bunu serviste’ dedin kocaman gözlerinle. Endişen gözlerine yansımıştı hem de onu ben sana yüklemiştim. Hemen ışık yandı beynimde, koştum içeriden daha büyük olan çantanı aldım, içine koydum. Böylece sorunumuz çözülmüş oldu.

Bugün bir kez daha anladım ki; ben ne hissedersem bu hisleri sana yüklüyorum, istesem de istemesem de bu böyle oluyor. Bir şeyden korkuyorsam, sen de korkuyorsun, endileşeleniyorsam sen de endişeleniyorsun, bir şeyi sevmiyorsam belli etmemeye çalışsam dahi, bir koku mu yayıyorum bilmiyorum ama sen de sevmeyebiliyorsun..

Davranışlarımızı taklit ediyorlar diyoruz ya, hislerimizi de direkt olarak alıp sahipleniveriyorlar işte.. İnsan hissettiğine de dikkat edemez elbet, ama en azından bu tip durumlarda, onun yüzünde bir endişe ya da korku gördüğünüz anlarda onu anladığınızı söylemek, duygularınızı ve onun duygularını söze dökmek, zorlanacağınıza inandığınız konularda alternatif çözümler düşünmek olumlu bir yaklaşım olabilir belki..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here