Hangi mevsimde hangi balık

Bu yaz, Ege balıkçılığının en merkezi noktalarından biri olan Urla’da balıkçılardan balığın hikayesini dinledim ve paylaşmak istedim.

Öncelikle belirtmeliyim ki bu yazı şunu yiyin bunu yemeyin yazısı değildir. Herkesin ne yiyeceği, ya da ne yedireceği kendine ait bir konudur. Ben ‘denizden babam çıksa yerim’ ailesinde haftada bir  balık yiyerek büyüdüm.

Geçtiğimiz aylarda katıldığım bir seminerde bir gıda mühendisi ‘Türkiye sularından çıkmış balık çocuğuma yedirmem, sadece ithal balık yediririm’ demişti. O kadar şaşırdım ki gözlerim yuvalarından fırlayacak gibi oldu. Tamam denizlerde kirlenme olduğu konusunda hemfikiriz ama ben bu kadar da negatif bakmıyorum konuya..

  • Balık aşılama;

Öğrendiğim en ilginç bilgi bir balık aşılama çiftliğinin Urla’da kurulmuş olmasıydı. Dört tarafı denizlerle çevrili memleketimde neden bir balık aşılama çiftliği kurulmuştu ki? Özellikle son yıllarda balık üretimi ve yetiştiriciliği Türkiye’de ciddi ilerleme kaydetmiş. Üretim miktarında artış oldukça da balıkların hastalık sorunlarında artış başlamış, verimliliğin azalmaması için de balık aşılama uygulamaları başlamış. Hastalıkların önlenmesi amacıyla da balıklar aşılanıyormuş. Farklı çiftliklerden aşılama görüntülerine youtube’dan ulaşabilirsiniz.

”Ne yiyorsak o’yuz diyoruz, balık yiyoruz, yediğimiz balık aşılanmış.. Bunu öğrenmek benim için inanılmaz bir hayal kırıklığı oldu..”

hangi-balık-hangi-mavsim

  • Çiftlik Balıkçılığı; 

Türkiye’de Çipura ve Levrek yetiştiriciliği çok ciddi oranda artmış. Balık yemi(yem için kurulan üretim çiftlikleri de var) ile yetişen Çipura ve Levrek’ler küçük balıkçılardan bütük marketlere artık dört bir yanda satılıyor. ‘Doğal gezen çipura veya Levrek bulmak mümkün mü?’ diye soruyorum.. Diyorlar ki deniz diyorlarsa muhtemelen bir yetiştirme çiftliğinden kaçmış ve oltaya yakalanmıştır:)

Somon ve Alabalık da aynı şekilde yoğun çiftlik üretimi yapılan balıklardan.

hangi-balık-hangi-mavsim2
Nisan doğduğunda doktoruna ‘levrek yedirebilir miyim?’ diye sormuştum, ‘Deniz bulamazsınız’ demişti, ‘ama markette deniz balığı yazıyor ve satılıyor’ demiştim, ‘gerçek deniz o fiyatlara olmaz’ demişti. Şimdi dediklerini daha iyi anlıyorum. Büyük marketlerde şimdilerde o deniz balığı yazıları da ortadan kalktı artık.

”Benim için doğal gezen tavuktan sonra doğal gezen balık fenomeni..”

Peki ne yememeliyiz? En dikkatli olunması gereken konu midye, midyenin nereden çıkarıldığı çok önemli. Örneğin bir limanın demir paslı kolonlarından çıkarılıyorsa bu durum sağlık açısından zararlı. Bu nedenle mümkün olduğunca az midye tüketmeli sadece güvenilir yerlerden alınmalı.

Dip balıkları; Barbun, Mezgit, Kefal ve Kalkan yetiştiriciliği yok ama dip balığı olduğu için bunları biz çok fazla tercih etmiyoruz. Sık sık haberlerde okuyoruz dip balıklarındaki ağır metaller yüzey balıklarına göre daha fazla.

Geriye yemek için ne kaldı? Mevsim balıkları, henüz yetiştiriciliği olmayan balık türlerini tüketiyoruz; Palamut, Lüfer, İstavrit, Hamsi, Uskumru, Lağos vb.

Biz de ara ara  dip balığı tüketiyoruz veya dışarda yemek yiyorsak ve başka seçenek yoksa yetiştirme balık tüketiyoruz ama sürekli değil. Aslında sebze-meyve ile mantık aynı. Zamanında sebze-meyve, zamanında balık yemeli. Hem daha lezzetli hem daha sağlıklı.

Aşağıdaki takvim hangi balık en güzel hangi mevsimde olur takvimi, çıkış alıp buzdolabına astım. Sıcakta balık olmaz, 15 Ağustos hatta 1 Eylül’den itibaren havaların soğuması ile yeniden balık yemeye başlayabileceğiz.

hangi-balık-hangi-mavsim4

Önemli bir konu; Slow Food, Fikir Sahibi Damaklar, bir süredir “Lüfer” için özel bir çalışma yürütüyor. Amaçları, lüferin yavru hali olan çinekop ve sarıkanatın avlanmasını durdurabilmek… Çünkü yavruyken avlanan lüferin soyu tükeniyor… Eğer torunlarınızın da lüfer yemesini istiyorsanız 24 cm’den küçük lüfer almayın, çünkü siz almazsanız ben almazsam balıkçılar satamazlar ve de avlamazlar.. 

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER