Çocukluk dönemi korkularıyla nasıl başa çıkılır?

0
576

‘Çocukların korkularıyla başa çıkmalarına yardımcı olacak davranışları anlatmaya başlamadan önce, hiç işe yaramayan birkaç davranıştan söz etmek istiyorum.

Bazen daha büyük bir çocuk, hatta bir yetişkin bile çocuğun korkularıyla alay eder. Her türlü alay kaba ve zarar vericidir. Muhtemelen bir zamanlar kendisiyle alay edilmiş ya da çocuktan üstün olduğunu kanıtlamaya çalışan kişiler çocukla alay eder. Alay, korkuların yok olmasına yardımcı olmaz, tam tersine çocuğun uğraşması gereken daha acı verici duygular yaratır. Alay, ayrıca çocuğun karşısındakine duyduğu güveni zedeler ve kendini tümüyle emniyette hissetmesine engel olur. Korkularıyla alay edilen çocuğun ileride korkularını kabul etme olasılığı düşecek, ama korkuları daha az olmayacaktır. Korkularını kendisine saklayacaktır.

İyi niyetli anne babaların sık yaptıkları bir başka hata da çocuğu korktuğu nesne ve olaylardan korumaktır. Anne babalar, çocukları denizden korkuyorsa plaja gitmekten, hayvanlardan korkuyorsa hayvanat bahçesine ya da evinde köpeği olan arkadaşına gitmekten kaçınabilirler. Küvetten korkan çocuğu yıkamaktan bile çekinebilirler. Bu yaklaşım sevecen ve insani görünse de çocuğun korkularını yenmesine yardımcı olmaz. Çocuklar fiziksel güvenliklerine karşı gerçekten potansiyel tehdit oluşturan şeylerden korunmalıdır ama hayal ürünü tehlikelerden korunmalarına gerek yoktur. Böyle davranmak kafalarını karıştırmaktan başka bir işe yaramaz, ayrıca korkularının artmasına da neden olabilir. Çocuk, anne babası kendisini belirli yerlerden uzak tuttuğu için buraların gerçekten tehlikeli olduğunu düşünebilir.

Başka bazı anne babalarsa diğer uca gidebilirler; keyifli deneyimler yaşamasını istedikleri çocuklarının duygularını fark etmez ve dikkate almaz, onları korktukları durumlar ile yüzleşmeye zorlarlar. İstemeyerek yüzme havuzuna sokulan ya da bütün itirazlara karşın fotoğraf çektirmek için zorla Noel Baba’nın kucağına oturtulan çok sayıda küçük çocuk gördüm. Çocuğun dayanıklı ya da cesur olması beklenir ve korkularını belli etmesi hoş karşılanmaz. Bu deneyimler çocuklar için çok ağır olabilir, öfke veya kin duymalarına yol açabilir.

Anne babalar zor kullanmasalar bile çocuklarının duygularını kabul edemedikleri için, verebilecekleri tüm desteği veremeyebilirler. Korkmuş bir çocuğa ‘Korkacak bir şey yok’ ya da ‘Korkma’ diyerek güven verme isteğine karşı koymak çok zordur. Çocuk korktuğuna göre korkacak bir şey olduğu açıktır! Çocuk anne babası cesur olmasını söylediği halde korktuğu için kendisinde bir terslik olduğunu hissetmeye başlayabilir. Ayrıca korkusunun anne babası tarafından yok sayılması ve kabul edilmemesi bu korkuyu yenmek için anne babasından yardım alamayacağı anlamına gelir. Çocuğun korkusu olduğu gibi sürmektedir, üstelik buna utanç, yalnızlık ve umutsuzluk duyguları da eklenmiştir. Korktuğunu ifade edebilecek güveni hisseden çocuk yardım ister. Ona bu şekilde hissetmemesi gerektiğini söyleyen birine ihtiyacı yoktur.

Çocuğunuzun belirli bir korkusunu yenmesine nasıl yardım edebileceğinizi bilmeseniz bile, ilk adımınız korkusunu kabul etmek, semptai göstermek ve umut vermek olmalıdır. Örneğin; ‘Denizden çok korkmanı anlıyorum, korkmak hiç eğlenceli değil, değil mi? Belki birlikte korkunu yenmenin bir yolunu bulur, yeniden plajın keyfini çıkarmaya başlarız.’ diyebilirsiniz. Böyle söyleyerek çocuğunuza nasıl hissettiğini anladığınızı ve korkusunu yenmesine yardımcı olmak istediğinizi iletmiş olursunuz.’

Aletha Solter ‘Çocuğunuza Kulak Verin’. 

Yazının devamı için mutlaka kitabı okumanızı öneririm.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER