Her şey bir isim vererek başlamadı mı

1
1026

‘Kızılderililer arasında ve birçok eski toplumda doğan çocuğa ismi sonradan verilirmiş çünkü onların inançlarına göre beden sadece ruhun kullandığı bir araçmış ve bir insanın yaşadığı bedene bir isim vermeden önce ruhu incelemek ve onda yatan gücü görmek gerekirmiş. Zayıf noktalarının ve gücünün dünyaya gelme amacını yansıttığına inanılır ve çocuğa buna uygun isim verlirmiş..‘*

Ne kadar harika bir gelenek değil mi? Bir arkadaşım derdi ki iki oğlum var, biri Can diğeri Emir. Can gerçekten candan, içten, samimi, sıcak, Emir ise tam emir gibi bir çocuk, apayrı. Şimdi arkadaşım bu isimleri koyduğu için mi çocuklarının karakterleri böyle oldu veya aslında minik dna’ları ile gelen karakterleri zaten böyle miydi?

Söylendiği gibi ‘Her çocuk kendi ismini taşır’ mı? yoksa taşımak durumunda mı kalır? Mesela Gül isimli birinin hep gülmeli midir ? ..

‘Dede Korkut Hikayelerinden biri olan ‘Dirse Han Oğlu Boğaç Han’ hikayesinde, Bayındır Han’ın oğlu bir boğaya meydan okur ve onu devirir, sonra da boğazını keser. Bunun üzerine Dede Korkut çocuğa ‘Boğaç’ adını koyar.’*

Oğuz Türklerinin bu epik destanında çocuk kendini ispatlar ve hangi konuda ispatlarsa da ona göre bir isim alır. Çocuk kaç yaşında kendini ispatlarsa, o yaşa kadar bekler o zaman ismini koyarlarmış.

Peki biz bugün ebeveynler olarak bebeklerimize isim verirken nasıl bir karar sürecinden geçiyoruz? Eminim pek çoktur, aklınıza gelenleri yorum olarak mutlaka yazın.. Benim aklıma gelen bir kaç neden şöyle;

  • Kulağa hoş geldiği için,
  • Anlamı beğenildiği için,
  • Moda,veya farklı sıra dışı, kimsede olmayan bir isim olduğu için,
  • Eski/köklü bir isim olduğu için.
  • Eşler ancak karar verilen bir isim üzerinde anlaşılabildiği için,
  • Kaybedilen bir aile büyüğünün ismi olduğu için,
  • Bazı ailelerin hayallerinde kız olursa şu erkek olursa ismi bu olsun vardır..

İki isim koyunca bebeğin daha başarılı bir geleceği olacağını düşünen bazı ebevynler de iki isim koyarlar. Ya da birini beğenmezse diğerini kullanır diye de düşünebilirler.

Bazen evdeki ortam da bebeğin ismini etkiler. Mesela evde bir karanlık vardır, gebelik olur eve doğan ışık anlamında ‘Güneş’ koyarlar bebeğin adını.

Ya da anlık bir durum da olabilir, piyangodan para çıkar aile bebeğin adını ‘Uğur’ koymaya karar verebilir..

Bugün okuduğum bir haber bebeklerin nasıl bir dijital çağa doğduklarını bir kez daha hatırlattı bana. İngiltere’de bir web sitesi bebeğe isim vermeden o ismin domaini boş mu bilgisini veriyormuş:) Boş değilse size alternatif domainler-isimler öneriyormuş.(awesomebabyname.com) Vay be diyerek şaşırıyorum..

Bir de kardeş isimleri konusu var ki o daha zor bir konu.. 

  • Kardeş isimlerinin aynı harfle başlamasını tercih edilebiliyor,
  • Çok uzun zamandır beğenilen isimler verilebiliyor bebeğe..
  • Bazı kardeş isimleri aynı konseptte; mesela Nisan ve Cemre gibi baharı çağrıştıran isimler.. Hayır reklam yazarı mıyız ki konsept peşindeyiz? (Burada yazar kendini yerden yere vurmaktadır.) Yaratılmak istenen uyum ve ahenk nedendir? Kardeşlerin isimleri benzerse hayatta daha çok mu destek olacaklardır birbirlerine? Bilinmez..

Sonuç olarak bir karar verir ve bir isim koyarız minik bebeğimize.. Koyarız da acaba biz, henüz dünyaya gözlerini açmamış bebeğimizin karakteriyle ilgili beklentiler içine girip, bu beklentileri ismiyle bebeğimize mi yükleriz? Sahip olduğumuz isimleri mi yaşatırız, o isimlere yüklenilen anlamları mı?

Mesela bazılarımız isimlerimiz ile özdeşleşiriz, çok severiz onları, ismin ne olsun dediklerinde ‘aynı kalsın’ deriz, bazılarımızsa keşke adım başka olsaydı bu adı hiç sevmiyorum’ der. O sevmeyenler neden sevmiyordur acaba? O isimle çocuğa yüklenen bir rol vardır ve çocuk ondan mı rahatsızdır? Kim bilir..

Sonuç olarak bir can bir isim.. Ne kadar önemli bir sorumluluktur hayatı boyunca taşıyacağı, ona eşlik edecek, uyum sağlayacak, hayatına ritim verecek bir isim seçmek… Bir nefese isim vermek gibi..

*Yazarak Hafifleyin-Yeşim Cimcoz

**Fotoğraf: Andy Warhol Sergisi-Kızılderililer

1 YORUM

  1. Selam,

    “İnsana sürekli aynı şekilde hitap edersen, bir noktada bünyesine alır o hitabı” mevzuna inanan bir insanım. Birine kırk kere “tembel” derseniz, adam bir noktada “tembelim nasılsa” diye düşünerek tembelleşir gibi. Hele de sözkonusu çocuksa!

    Kelimelere biz anlamlar yükleriz ve o kelimeyi söylerken o tınıyı veririz. Mesela deniz kimine özgürlük, kimine sonsuzluk, kimine hırçınlık anımsatır. Öyle de söyler zaten bu kelimeyi. İşte bu nedenle biz çocuklara bunu düşünerek isimler seçtik. Kızımız da ismindeki gibi binbir rengi barındıran, içindeki derinliği de bu renklerle gizleyip, dilediğine gösteren bir çocuk. Dopdolu ve farklı bir cıvıltısı var. Oğlumsa kalender, eğlenceli ve rahat bir ruha sahip. Huzur dolu bir özgürlüğü var. Bunlar bizim gördüklerimiz elbette. İsimlerini pek çok çocukla paylaşıyorlar aslında 🙂

    Bir süre sonra isimlerini oluşturan kelimeye de anlamı çocuk yüklüyor zaten. 🙂

CEVAP VER