Çocuklara masal anlatmak neden faydalıdır?

0
868

Selam ben Güneş, bundan bir yaklaşık bir yıl önce kızı kurttan korktuğu için sonu en az korkunç olan Kırmızı Başlıklı Kız masalını arayıp bulan ve kızına okuyan anneyim.

Evet bundan çok kısa zaman önce masallardaki kötü karakterlerden, kötü kalpli cadılardan, ölümlerden kendisi korkan, çocuğunun da korkacağına inandığı için aşırı hassasiyet gösteren bir anne vardı benden içeri.

Sonra bir eğitime katıldım ve orada bir kadınla tanıştım; Judith’le. Bir eğitime katıldım ve bakış açım tamamen değişti derler ya, bu da benim için sahiden öyleydi. Enerjisi ile hayata ve masallara bakışıma bambaşka bir boyut kazandırdı Judith. O gün anneler için ”Kim Korkar Peri Masallarından” başlıklı bir eğitim vermişti. O eğitimin çıktılarına şurada yer vermiştim.

Masalların çizgi filmlerini izliyoruz ne güzel değil mi?

Yok bence değil:) Masal filmi izlemeyi, masal kitabı okumayı ve masal anlatmayı üç farklı kategori olarak ele almak gerekiyor diye düşünüyorum. Sinemada görsel ve ses efektlerin desteği ile bir çizgi masal canlandırılıyor, bir şey hayal etmeye zahmet etmenize gerek yok. Her şey yönetmen ve film ekibi tarafından sizin için hazırlanmış durumda sadece oturup izlemeniz yeterli.

Masal kitabı okurken, çocuklar bir yandan çizimleri inceliyor. Kitapta gördükleri Kırmızı Başlıklı Kız görseli onların Kırmızı Başlıklı Kız’ı  oluveriyor. Kitap okumak çok güzel ve harika elbette, sürekli okuyoruz, ama keşke masalları anlatabilsek.. Çünkü okurken çocuğunuzla tek yönlü bir iletişim kuruyorsunuz, siz okuyorsunuz o da dinleyici konumunda.

Masalı çocuğun gözlerinin içine bakarak anlatmak ise farklı bir deneyim. Masalda duyduklarını hayal etmek, zihninde canlandırmak, tamamen onun hayal gücüne kalıyor. Hayal gücünü zenginleşiyor ve besleniyor. İletişim ise çift yönlü; anlatırken gözlerine bakarsanız, heyecanını, hissettiği tüm duyguları orada gözlerinde görebiliyorsunuz.

Peki aynı masalın sonu kitaplarda neden farklı farklı?

Bu aslında o kadar normal ki.. Şöyle düşünün; en eski çağlarda ilk masalların mağara duvarlarına çiziliyormuş. Tüm masallar binlerce yıl içinde ağızdan ağıza yayılmış ve anlatılagelmiş. Kökleri çok eskilere dayanan masalların, farklı ülkelerdeki; kültür, inanışlar, sosyal değişimler, toplumun vermek istediği mesajlar, akımlar masallara etki etmiş… Yüzyıllar boyu masallar aktarılırken aslında toplumun onlara biçtiği rollerle anlatılagelmiş.

Toplumun beklentileri, o anki ihtiyaçlar, yayınevi çevirileri ve sosyal eğilimler her şey ama her şey masalı ve masal kitaplarını etkiliyor. Masal bir anlatma sanatı olduğu için de ağızdan ağıza aktarılan masalların iskeletleri aynı kalsa da, pek çok farklı sona sahip olabiliyor. Burada önemli olan sizin çocuğunuza hangi versiyonu anlatmak istediğiniz.

Örneğin; benim çocukluğumda okuduğum Kırmızı Başlıklı Kız masalında kızı avcı değil kendisi kurtarıyordu. Eteğinde sakladığı bir makas vardı, makasla kurdun karnını keserek kendini kurtarırdı. İlk yutulan büyükanne olurdu ve ölürdü. Kızlar doğduktan sonra aldığım ‘Kırmızı Başlıklı Kız’ kitaplarında böyle bir sona rastlamadım. Hatta öyle versiyonlar gördüm ki; kurt dolaba saklanıyor ya da daha kurt onları yemeden avcı tüfeğiyle onları vuruyor.

Kırmızı başlıklı kızın makasla kurdun karnını yarması durumu; yetişkin algısında kan-reva, korkunç-cani bir davranış imgesini getiriyor. Ama çocuğumuzun algısında henüz bu durum kumaş/kağıt kesmekle aynı şey. Karnını kesti diye anlatınca çocuğun imgesi ile bizim imgemiz bambaşka.

Her masal birçok mesaj taşır.

Makasla keserek kendini kurtaran Kırmızı Başlıklı Kız, avcı tarafından kurtarılandan çok daha güçlü bir karakter, kendi çözüyor sorununu. Öte yandan büyükanne ölüyor, aslında bu da doğanın devinimini anlatıyor. Her masal kendi içinde birçok mesaj barındırıyor. Kırmızı başlıklı Kız’a iki öğüt veriyor, kız annesini dinlemiyor ve ikisinin de tersini yapıyor ve başına bir kötülük geliyor. Çocuk düşünüyor; ‘hım diyor demek ki annemi dinlemeliyim.’

Sonra Ormana gitmeyecek mi?

Gidecek elbette, hepimiz hayatımızın belli dönemlerinde yoldan sapmadık mı? Sapacak o da, ama sonra nasıl döneceğini, dönüş için kime güvenmesi gerektiğini bilecek…

Masallar varolan korkuları konuşabilmek için bir yoldur..

Çocuklar 5-6 yaşlarına gelmeden duygularını çok fazla ifade edemiyor ve bazen korkularını da. Masallar varolan korkuları konuşabilmek için bize bir platform sağlıyor. Çünkü masallarda her şey mümkün. Önemli olan masalı sizin hayatınıza nasıl konumlandırdığınız. Siz masaldan korkarsanız çocuğunuz da korkar, diğer her konuda olduğu gibi.

”Masallar gerçekten ötedir; bize ejderhaların var olduğunu anlattıkları için değil, ejderhaların bile yenilebileceğini anlattıkları için. Gilbert K. Chesterton”

Keşke ölüm ifadesini ilk masallarda duysalar..

Bir yıl önce masallarda birilerinin sürekli ölmesi beni rahatsız ediyordu. Çocuklar için ölüm zaten soyut bir kavram. Bunu anlatırsam ve çocuk bir travma yaşarsa diye endişelenmemek elde değil.. Oysa ki düşünürsek, çocuklar ölümün ne olduğunu henüz bilmiyor. Zamanla aramızdan ayrılanlar olabilir, keşke ölüm ifadesini ilk masallarda duysalar..

Gerçek hayatta kötülük ya da kötü insanlar yok mu?

Elbette var, dünya pespembe bir yer değil. Kötülük de var kötü insanlar da. Bunu onlara diret anlatmak zor. Masallardaki kötü kalpli cadı gerçek hayatta karşılaşabileceğimiz potansiyel kötülüklerin bir yansıması-bir imgesi aslında.

Masallar hep mutlu sonla biter. 

Çünkü masallarda hep umut vardır. Kahraman bir yolculuğa çıkar, ormana girer, başına bir şeyler gelir. Sonra kurtulmak için bir yol bulur ve masal mutlu sonla sona erer…

Çok fazla masal bilmiyor olabilirsiniz…

Ben de bilmiyordum, ama öğreniyorum. Siz de okuyabilirsiniz. Örneğin 4 yaş ve üzeri çocuklara anlatmak için Tahir Alangu’nun Billur Köşk Masalları‘nı okuyabilirsiniz. Kitapta Helvacı Güzeli, Zümrütüanka Kuşu, Alicengiz Oyunu, Mercan Kız gibi pek çok Anadolu masalı yer alıyor.

Masal dinlemek istiyorsanız aile büyüklerine rica edebilirsiniz, onlar miniklere anlatırken siz de onlardan öğrenebilirsiniz. Ne hikayeler, ne masallar var onlarda..

İnanıyorum ki hem çocuklarımızın hem de bizlerin masallardan öğreneceği pek çok şey var. Masal hepimize şifa.

“Eğer çocuklarınızın zeki olmasını istiyorsanız, onlara masal okuyun. Eğer onların daha zeki olmalarını istiyorsanız, daha fazla masal okuyun”   Albert Einstein

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER