Kaygı düzeyini kontrol edebilmek ne mümkün

0
368

Yazılarını ve duruşunu çok severek takip ettiğim Elif Ada’nın Annesi paylaşmış aşağıdaki satırları, katılmamak mümkün mü ?

Kaygı düzeyini kontrollü tutmaya çabalayan bir anneyim. Bunun için ekstra çaba sarf ediyorum. Ama Özgecan’dan sonra bir haftadır deli düşünceler aklımda, bir türlü çözemiyorum.

Ben ortaokul ve lisede yürüyerek veya toplu taşıma ile okula gidip gelmiştim. Bunu yapmak aynı zamanda toplumun bir parçasıymış gibi veya büyümüş gibi hissettiren hoş bir şeydi.

Hayatta en çok arzuladığım şey çocuklarımın sokak hayatıyla tanışmaları ve deneyimlemeleriydi. Onları pamuklara sarıp büyütmek istemiyordum. Yola çıkış amacım en azından bu değildi. Kendi kendilerine otobüse, metroya binip okullarına gitmelerini hayal ediyordum. Bunun özgüven gelişimleri için de çok değerli olduğunu düşünüyordum ve hala da aynı fikirdeyim.

Eskiden liseli oğlunun-kızının dışarı çıkmasına izin vermeyen anne-babalara bakıp ”allah allah amma kasıyorlar, tek kıymetli bunların çocukları sanki” diye düşünürdüm. Bu aşırı korumacı yaklaşım bana basardı. Sen misin bunları düşünen?

Evet bir anne olarak (iki kız annesi olarak demiyorum ama anne olarak diyorum çünkü kız-erkek çocuk fark etmiyor) korkuyorum hem de çok korkuyorum. Bu yüzden onları yanlız okula gönderemeyeceğim. Başlarında bir bekçi olarak duracağım gibi görünüyor.

Bu korkularla ben de artık daha korumacı bir ebeveyn olacağım, her dakika çocuğumu neredesin diye arayacağım.. Bu korumacı yaklaşım ile büyüttüğümüz çocuklar nasıl olacaklar bilemiyorum..

Eskiden topluma, çevreye insalara dair minnacık bir güven duygum vardı, artık o da kalmadı maalesef..

Kozasından çıksınlar kelebek olsun uçsunlar diye hayal ediyordum, ama bizim çiftlik sınırlarında uçmalarına izin verebileceğim gibi görünüyor.

Bu gibi zamanlarda özgür çocuk yetiştirme hedefimden bir adım daha uzaklaştırdığımı hissediyorum ama asıl olana da bir adım yaklaşıyor olabilirim.’

Kar yağsın elbette ama güvendiğimiz dağlara asla değil…

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER