Çünkü hayat yaşlanmaya değil yaşamaya değer

0
680

”Bazen nasıl sevgi aldığımıza dair bir hikaye..

Bir gün Nasrettin Hoca’nın evine bir öğrencisi gelir. Hocanın çılgınca bir davranışta bulunma olasılığına karşı adam kendisini tepki vermemeye hazırlamıştır bile. Başka bir manevi rehberi ona ”Eğer bilinçaltında tepki verirsen, dersi kendinden uzaklaştırmış olursun.” demiştir.’

Hoca kapıyı açtığında öğrencisini gördüğüne çok sevinir.

”Dostum, tam zamanıda geldin, kuyudan su çekmeme yardım edebilirsin! İşte bu kovayı al ve beni takip et” der.

Hoca kuyudan çektiği suyu öğrencisinin tuttuğu kovaya boşaltmaya başlar. ”Sorun yok” diye düşünür öğrencisi.

Biraz vakit geçince kovadaki suyun artmadığını fark eder öğrenci. Bütün suyun nereye gittiğini düşünür. Sonra kovanın altına bakar. Kovanın dibinden suyun sızdığını görür.

Bu böylece devam eder ve sonra öğrenci artık dayanamaz ve sabrı tükenmiş bir biçimde ”Hocam kovanın su akıttığını göremiyor musunuz?” diye bağırır.

Hoca ”Dostum, ben yalnızca kovanın üstüne bakıyordum. Kovanın dibinin bununla ne alakası var?” diye yanıt verir.

Şu anda ne aldığımızla o kadar meşgulüz ki, bize zaten verilmiş olanı nasıl kullandığımızı fark edemiyoruz. Böyle bir düşünce şeklinde daha fazlası asla yeterli gelmez (ister sevgi, bilgi veya zenginlik olsun) çünkü kovamızın dibi yok.

‘Ne kadar sevgi verdiğimize bakmak kolaydır. Hatta birçok kişisel gelişim kitabı ne kadar ”fazla” olduğu konusunda bize öğüt vermeye kalkışır. Sevgi alma kapasitemize çok daha ender bakarız. Bize doğru ne kadar gelirse gelsin, eğer bardağımız fazla küçükse, en derin varlığımız hiç bir şey hissetmeden taşacaktır. Gerçekten tutabildiğimizi bırakabiliriz de.

Belki hayat size şu soruları sormanızı istiyor:

  • Sevgiyi dostluğu veya verilen bir armağanı nasıl alıyorum?
  • Kovanın üstüne mi yoksa dibine mi bakıyorum?
  • Daha ne kadar alabileceğimi tartıyor muyum yoksa her zaman tatminsizlik hisseden yönümü mü kale alıyorum?

Sufi’nin Hayat Rehberi-Neil Douglas”

Bak kuşlar uçuşuyor, bahar kapıda. Ağaçlar tomurcuğa çalmış, papatyalar açmak için sıra bekliyor. Hafta içi güneş açsa, hafta sonu soğuk olsa da sen aldırma..

Çünkü önemli olan sokaktaki hava değil senin ruhunun iklimi..

Aslında ışıkta mutluluk, sana vuran gün batımında ve sende..

anne-bebek-blog-5

Bir balon ya da bir çiçek al evine giderken bugün.

anne-bebek-blog-3

Ya da bir çocuğun gözünden bak dünyaya, o zaman yoldaki minik karıncayı görmek bile seni çok mutlu edecektir.

anne-bebek-blog-4

Hissediyorum, içinde bir yerlerde, mutlu olmak için yüzlerce neden sayabileceğini biliyorsun.

anne-bebek-blog-2

Sağlıklısın, ayaktasın şükretmek için ne bekliyorsun? Kovanın dibi de bu değil mi zaten..

Çünkü hayat çok güzel ve yaşlanmaya değil yaşamaya değer dostum:)

Haftasonuna bir gün kala gözünüzden kahkaha, kulağınızdan öpücük eksik olmasın..

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER