Evlilikte iyi evlat yetiştirmeye çalışırken biz birbirimizi nerede unuttuk?

0
737
OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Sorumluluklar, yükler, yapılacaklar, alışveriş listeleri arasında alınması gereken kararlar, aykırı düşen fikirler ve çocuklar… Evlilik ne kadar zor değil mi?

Hele anne olunca hayat daha da zorlaşıyor.. Bazen anne rolüne kendimizi öyle kaptırıyoruz ki kadın olmayı, kendimiz olmayı ya da sevgili olmayı unutabiliyoruz. Oysa ki kim bilir bundan birkaç yıl önce belki el ele göz göze sevgiliydik..

Peki ne oldu? Ne değişti evlenince/çocuk olunca? 

Dünyaca ünlü çift terapisti Stan Tatkin diyor ki; Hayal edin.. İlk kez hayatınızda Paris’e gittiniz.. ”Vay canına büyüleyici bir şehir değil mi?” Peki ikinci kez gittiğinizde.. ”Şuraları da gitmemiştim, buraları da gezeyim.” Ya üçüncü kez gitseniz ”İşte yine Paris’teydik bir gün…” Peki ya onbeşinci ya da yirminci kez gitseniz?

İlk kez gezdiğimde veya ilk kez yediğimde tekrar yaşamak isterim ama sonralarını istemem çünkü otomatik beyin devreye girer. Böylece karşımdaki kişi artık daha az dikkat edildiğini düşünür. Ama aslında öyle değildir. Sadece ikinci gidişin ilk kez yaşadığın kadar heyecan vermez. İlk gidişin kadar çok heyecan vermese dahi; orada olmak önemlidir. Orada olduğunu hissetmek ve hissettirmek önemlidir.

Otomatik beyin-pilot nedir? Günün büyük bölümünü otomatik pilotta geçiririz. Davranışlarımızın %99’ını otomatik olarak yaparız; araba ile aynı yoldan işe gitmek, çocukları giydirmek, zamanında uyanmak, sofrayı hazırlamak vb. tüm bu davranışlar otomatik davranışlardır. Otomatik pilottaki beyin hızlı ve ilkeldir. İlişkilerde de çoğu zaman otomatik pilotta, ne yaptığımızı bilmiyor olabiliriz. An’lık, otomatik olarak sinirlenebilir ya da duygularımızı dışa vurabiliriz.

Evlilik canavarı – Sen benim evlendiğim kişi olamazsın!!

stan-tatkin1

Özünde iki kişilik bir ilişkiyi yürütmek dünyanın en zor işidir… 

  1. Başka bir insandan daha zorlayıcı hiç bir şey yoktur.
  2. Tüm insanlar rahatsız edicidir.
  3. Rahatsız edici olmak ile tehdit edici arasındaki önemli bir fark vardır.
  4. İnsanlar özellikle stres altındayken deneyime göre davranırlar, bilgiye göre değil. Geçmişimizde etiketlediğimiz kişi, o an farklı bir nedenle bu şekilde davranıyor olsa dahi biz ona nasıl cevap vereceğimizi, geçmiş tecrübelerimizden esinlenerek karar veririz.
  5. Beynin savunma-koruma mekanizması çok gelişmiştir, hayatta kalabilme güdüsü ile. Bu nedenle kendimizi koruma eğilimimiz daha yüksektir.

Aslında evlilik 3 bacaklı bir yarış gibi. Ya ortak kazanılır, ya da ortak kaybedilir. Biri giderken diğeri de ona eşlik eder. Konu değişmekse beraber değişebilmektir mesele..

stan-tatkin2

”Sen aşağı gidersen ben de.
Sen mutsuzsan ben de..
Partnerin düşerse sen de düşersin!”

Stan Tatkin’e göre sürdürülebilir, sağlam, güvenli bağlanmanın olduğu bir ilişki için olmazsa olmazlar:

  • Çiftlerin arasında gizli bir sözleşme varmış gibi olmalıdır. Karşılıklı olarak, yapılan her şey ilişkiyi yaşayan iki taraf için de iyi olmalı. Özünde çiftler eş zamanlı birbirlerinin ne zaman iyi olacağını biliyor olmalı ve bu doğrultuda davranmalı.
  • Toplum içerisinde ve özel hayatlarında birbirlerini koruyor olmalılar.
  • Eşler birbirlerini iyi tanırlar hatta kimsenin birbirini tanıyamayacağı kadar.
  • Bugün ve yarın beraber olunacağına dair söz vardır ve eşler geleceğe dair güven verirler.
  • Oluşan tartışma ve sıkıntılar çok hızlı çözülmelidir. Çünkü kırgınlık süresi ne kadar uzarsa hafızada kapladığı alan da o kadar büyür.
  • İlişkide asla tehdit yoktur, olmamalıdır.

Stan Tatkin; ”Tüm çiftler terapiye gelirken kendi teorileri ile gelirler ve bu teori çoğunlukla yanlıştır.”

Her ilişki tek’tir, bir benzeri yoktur. Eğer siz eşiniz olarak o kişiyi seçtiyseniz eşiniz de muhtemelen sizin gibidir. Belki de birbirinize benzediğiniz için birbirinizi seçmiş olabilirsiniz. Kim bilir..

Asla unutmamalı! İnsanlar yapabildiklerinin en iyisini yaparlar. 

Anne ve baba evin çatısını oluşturuyor, evin tüm benliği bu ki kaynaktan besleniyor. Bu çatının güçlü-kuvvetli sapasağlam olması çocuklar açısından çok değerli. Sağlıklı anne-baba ilişkisi=sağlıklı çocuk.

Sizin birlikte paylaştığınız ortak bir tarihiniz var.. 

Evleniyorsunuz yıllar geçiyor, gençlik, güzellik, üretkenlik zamanla kayboluyor. Değişmeyen tek şey eşlerin birbirini iyi tanıması, çatının sağlam olması için birbirlerini korumaları kollamaları, birbirlerine değer verdiklerini hissettirmeleri. Birbirinizi korumak ve kollamak için adam tutamazsınız. Bunu sadece siz yapabilirsiniz.

Peki değişim için farklı ne yapabiliriz?

  • Günde bir dakika birbirinizin gözlerinin içine bakın, hiç konuşmadan sadece bir dakika hayatı durdurarak..

Hepimiz o kadar yoğunuz ve koşuşturma içindeyiz ki göz göze bakmak için vakit yok. Dur, sus ve sadece bir dakika gözlerine bak, yapabilir misin? Kim bilir belki denersin.. Çok zor değil gibi..

  • Ten tene temas; bazen öyle sinirleniyor öylesine kızıyoruz ki kendi kendimizi sakinleştirmekte zorlanıyoruz.

Bu gibi zamanlarda partnerin diğerine sımsıkı sarılması, karşıdaki kişinin bedeni rahatlayana kadar bırakmaması. Sarılma esnasında göbekler birbirlerine değmeli. tuhaf gelebilir ama sindirim sistemlerinin birbirlerine değmesi gerekiyormuş, sadece üst beden değil tam bir sarılma ancak bu şekilde gerçekleşiyormuş.

5 dakika kendini dinleyebileceğin güvenli bir limanın var mı?

Tuvalet, banyo, balkon fark etmez… 5 dakika sessiz-sakin sadece kendi kendine kalabileceğin bir yer var mı? Yoksa mutlaka olmalı diyor Stan Tatkin, kendin için..

Nitelikli çocuk yetiştirme günümüz annelerinin/ailelerin hayatlarında o kadar büyük zamanını kaplıyor ki sevgili olduğumuzu unuttuk nasıl hatırlayabiliriz? 

”Karı koca olsan dahi sevgili olarak kalmaya devam etmelisiniz diyor Tatkin. Çocuklar bir gün gidecek ve siz karı-koca olmaya devam edeceksiniz. Sevgili olarak kalmanız gerekiyor çünkü çocuklarınızın da buna ihtiyacı var. Eğer çift olarak iyiseniz çocuklarınız da iyi olur ve bunun başka bir alternatifi yok!

Günde sadece 1 dakika birbirinize bakın gözlerinizi kaçırmadan.

Onun sana ihtiyacı var unutma. Onun sevgilin olduğunu bilmesine ihtiyacı var.

Sence nesi güzel söyle ona. Mesela yakışıklı mı? Konuş, gözlerine bakarak. Ailenin seninle işi bitti, artık başbaşasınız. Birbirinize bakacaksınız, artık size bakabilecek başka kimse yok, sadece ikinizsiniz. Unutma! Her gün bunu birkaç dakika yaparsan muhtemelen kavga etmeyeceksiniz.

Her gün, eve bir sürü sorunlarla geliyoruz, bunları üzerimizden atabilmemiz mümkün değil. Ama aynı yerde durabilmek için bir dakika durup birbirimizin gözlerinin içine bakmamız gerekiyor.’

Çocuklar kadar bizlerin de duygularımızı regüle etmeye ihtiyacımız var. Örneğin eşiniz çocukla bir sorunu var ne yapmalısınız?

Eşinizi sakinleştirmelisiniz. Sakin ol diyerek değil, espiri ile şaka yollu belki, onun sakileşebileceği tonu en iyi siz bilirsiniz, bu yöntemi kullanarak onu rahatlatmalısınız. Çünkü siz onu rahatlatırsanız o da çocuğunuzu rahatlatacak..

Başka neler diyor Stan Tatkin?

  • Asla arabada tartışmayın, hele biri arabayı kullanıyorsa asla tartışmayın diyor. Çünkü arabadayken göz göze bir iletişim kurmaya imkan yok ve birbirimizi görmediğimiz zaman tartışmalar uzayabilir. Eğer önemli bir konu veya karar noktası varsa mutlaka karşılıklı oturun ve göz göze iletişim kurun.
  • Çocuğunuz size nasıl davranacağına anne-baba arasındaki ilişki ve babanın anneye davranışlarının ne yönde olduğu doğrultusunda karar veriyor. Sizin toloransınızı da bu şekilde ölçüyor. O yüzden aslında siz eşinize nasıl davranırsanız çocuğunuz da babasına aynı şekilde davranıyor.

Son olarak bu keyifli ve oldukça faydalı eğitim için tüm HT Hayat Aile Okulu‘na, Sevgili Damla Çeliktaban‘a ve Nilüfer Devecigil‘e tüm ekibe teşekkürler ve sevgiler..

Eskiler ne der bilirsiniz sımsıcak bir ”hoşgeldin”ışıktır yeni bir güne başlamak için veya güzel bir ”hoşçakal” iyidir o günle vedalaşmak için. Aslında yapılacaklar o kadar basit ki, bunlar için de öyle uzun uzun vakitlere de ihtiyaç yok..

Yeter ki iyi çocuk yetiştirme peşinde koşarken eşimizi bir yerlerde unutmayalım!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here