Fedai çocuk yetiştirmek ister misin?

0
515
  • ‘Çocuğuna güzel yemekler yapabilmek için geç uyabilir anne, sorun değildir..’
  • ‘Annenin tuvaleti gelir, ama bebek o sırada emiyordur, bekler, tutar…’
  • ‘Bebek annenin kolunda uyuyordur, kolu tutulur, ama anne kolunu kımıldatmaz, bebeği rahatsız etmek istemez.’
  • ‘Sabah erkenden güzel kahvaltılar hazırlamak için uyanır, hem az uyumanın ne zararı olabilir ki?’

Yukarıdaki cümleler ‘Fedai Anne’nin düşünme kalıplarıdır. Bu gibi an’larda aslında bir zihin tuzağına düşmüş olabiliriz. ‘Fedai’ zihin tuzağında: hakedene kadar istediklerime ulaşamam diye düşünür anne. ‘Benim ihtiyaçlarım diğerlerinin ihtiyaçlarından sonra gelir’ der ve kendini, kendi ihtiyaçlarını hep öteler.

Hayat aslında hepimiz için zihin tuzakları ile doludur. Ama ‘Fedai’ olma durumu en çok annelerin düştüğü bir zihin tuzağıdır. Bu tuzağa düştüğümüzde kendimize o an fedai olmak için bahaneler uydururuz. Sonrada uydurduğumuz bahanelere biz de inanırız ve böylece onlar da gerçek olurlar.

Bu zihin tuzağındayken ‘Yapmak zorundayım, gerekli, kendimi sonra düşünürüm’ der fikrimiz. Böyle aylar yıllar geçer. Ama ihtiyaçları zamanında karşılanmamış bir beden, doyuramadığımız bir zihin bizi bir yere kadar taşır?

Bir gün gelir kafamıza tak eder ve anlarız. Elbette evlat hayattaki en değerli varlık ama unutmamak lazım;

Mutlu anne=Mutlu çocuk

Çünkü çocuk, anne-baba arasındaki ilişkiyi model alır, anneye nasıl davranacağı konusunda ona örnek aldığı babanın anneye yaklaşımıdır.

Çocuk bir ayna gidibir.

Televizyon izler gibi evdeki her şeyi izler, kayıt cihazı gibi de kaydeder. Bazen yetişkin lügatında konuşur şaşırabilirsiniz, ama aslında o kelimeleri sizden almıştır. 

Sonuç olarak eğer ben fedai anneysem çocuğum da fedai olur. Peki siz fedai bir çocuk yetiştirmek istiyor musunuz?

Tüm bunları düşünürken bir anda kendinizi ‘Kurban’ zihin tuzağında bulabilirsiniz. ‘Böyle gelmiş böyle gider. Yapacak bir şey yok. Bu konuda bir şey yapamam çocuğumu kimselere emanet edemem ‘ diye harekete geçmemezlik etmeyin lütfen.

Uzun süre size zor mu gelecek? O zaman kısa molalar ile başlayın; yarım saat belki bir saat ile..

Sadece birkaç saatliğine neden bırakmıyoruz çocuğumuzu? Anneanneler, babaanneler, arkadaşlar bugünler için değil mi?

Bu gibi anlarda ‘Endişeci’ zihin tuzağında bulabilirsiniz kendinizi.

‘Ya bana ihtiyacı olursa, ya çok ağlarsa, kendini ifade edemiyor ya bir şey ister ve anlamazlarsa..’

Negatif senaryo yazmanın kimseye bir faydası yok. Aile büyüklerimiz size yetiştirdikleri gibi torunlarına da birkaç saat bakabilirler. Bir düşünün onlar yeterince tecrübeliler, öyle değil mi?

Eşinizle güzel vakit geçirin, el ele yürüyün mesela sahilde.. ‘Ben çocuğumu da alırım birlikte harika gezeriz’ ‘Onun neyi eksik niye evde kalsın?’ diye düşünmeyin. Çünkü herkesin zaman zaman yanlız kalmaya ve eşiyle başbaşa biraz vakit geçirmeye ihtiyacı var.

Bir arkadaşım var, kızı 14 aylık, doğumdan sonra ilk defa eşi ile geçen haftasonu dışarı çıkmış ve o kadar mutlu olmuş ki… Malum puset iterken el ele tutuşmak çok da mümkün değil..

‘Çalışıyorum sadece haftasonu çocuğumu görüyorum’ da demeyin lütfen, çalışıyorsanız o haftasonu aynı zamanda sizin ‘tek’ ‘yegane’ ‘biricik’ haftasonunuz unutmayın.

Çocuğunuzun kıymetini bildiğinize eminim, ama azıcık da olsa kendinizin, bedeninizin, ruhunuzun, ihtiyaçlarınızın kıymetini bilin.

Çünkü siz buna değersiniz. Çünkü siz kendinizin kıymetini bilirseniz, çocuğunuz da büyüyünce kendisine vakit ayırmanın değerini bilecektir.

Haydi gelin bu hafta (haftaiçi/haftasonu programınız nasıl izin veriyorsa) kendinize biraz zaman ayırın ve eşinizle birlikte vakit geçirmek için bir program yapın.

Çünkü ruhunuz ne kadar mutluysa bedeniniz de o kadar mutlu ve sağlıklı olur.

Bu şarkı bu hafta kendisi için zaman ayıranlaracaklara ve eşiyle birkaç saat kaçacaklara gelsin o zaman:)

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER