Çocukların neden sınırlara ihtiyacı var?

0
573

”Shannon, ağlamasını denetleyemiyordu. Henüz okula gitmeyen iki çocuğu olan genç bir anneydi ve eskiden öfkeli, denetimsiz ve özellike de haşin davrandığını hiç hatırlamıyordu. Ancak bir hafta önce, üç yaşındaki Robby’i sarsmış ve sallamıştı. İyice ona bağırmıştı. Avazı çıktığı kadar. Ve bu ilk kez olmuyordu. Geçen yıl içinde bunu defalarca yapmıştı. Tek fark, bu kez ona fiziksel zarar vermesine ramak kalmış olmasıydı. Korkmuştu.

Shannon’un Robby’e karşı denetimini kaybetmesinden önceki bir kaç saat tam bir felaketti. Gerald’la kahvaltı sırasında tartışmışlardı, hoşçakal demeden işe gitmişti. Tanya yere mama dökmüştü. Roby de geçen 3 yıl boyunca kendisine yapılmaması söylenen ne varsa, onları yapmak için o sabahı seçmişti. Kedinin kuyruğunu çekmişti. Ön kapıyı nasıl açacağını keşfetmiş, bahçeye koşmuş, oradan sokağa çıkmıştı. Oturma odasıın beyaz duvarlarını Shannon’ın rujuyla donatmış, Tanya’yı itip yere düşürmüştü.

Bu sonuncu olay, Shannon için bardağı taşıran son damla oldu. Tanya’nın yere uzanmış ağladığını, Robby’nin de onun üstünde, meydan okurcasına memnun bir ifadeyle durduğunu görmek, fazlasıydı. Shannon bir anda öfkelenerek oğluna koştu. Öykünün geri kalanı malum…

Biraz sakinleştiğinde Shannon’a, Gerald’la birlikte, Robby’i genelde nasıl davrandıklarını sordum.

Vallahi, Robby’nin bizden soğumasını veya onun şevkini kırmayı istemeyiz diye söze başladı Gerald. Olumsuz olmak o kadar olumsuz ki bu nedenle onu konuşarak ikna etmeye çalışırız. Bazen bu gece sana dondurma yok diye uyarırız. Bazen yaptığı doğru şeyleri överiz. Ve bazen de kötü davranışları görmezden gelmeye çalışırız, belki o zaman vazgeçer.

Sınırları zorlamaz mı?

İkisi de kafa salladı. ‘İnanamazsınız’, dedi. Shannon ‘Sanki bizi duymaz gibidir. Canı her ne istiyorsa onu yapmayı sürdürür. Ve genellikle birimiz patlayıp, onu bağrına basıncaya kadar buna devam eder. Galiba sorunlu bir çocuğumuz var.’

‘Evet gerçekten bir sorun var diye yanıtladım. ‘Ancak belki Robby, denetim dışı öfkeye yanıt vermemeye alıştırılmış. 

Sınırlar – Henry Cloud /John Townsend

Bu kitabı anne olmadan birkaç yıl önce okumuştum. Kitabın ilk bölümünde iş yaşamında sınırlar olmazsa bölümü vardı ki o da harikaydı.

Son bir kaç aydır biz de sınırlar konusunda epeyce zorlanıyoruz. Evde 2 yaşında ve 3,5 yaşında hemcins iki bebek olunca hayat çok da kolay olmuyor. Özellikle haftasonu biz evdeyken işler kontrolden çıkıyor. Onlarla çok oynamamıza rağmen bambaşka çocuklar olup çıkıveriyorlar.

Hele de aile büyükleri ile bir araya gelince işler iyice çığrından çıkabiliyor. Tüm bunlar olurken aklıma Klinik Psikolog Pınar Mermer’in ‘Pozitif Disiplin’ seminer notları geldi, üç bölüm, uzun uzun zamanında; okumak isterseniz birincisini buradan, ikinciyi buradan, üçüncüyü de buradan okuyabilirsiniz.

Bu seminerdeki notlardan hareketle yapmak istediklerim; 

  1. Aile toplantısı: Her pazar düzenli olarak 5 veya 10 dakikalık bir toplantı. Toplantı dediğime bakmayın aynı masanın çevresinde oturup, duygu, düşünce, his, beklenti ne varsa tüm aile bir arada konuşmak. Ütopya gelebilir, yaş büyük olan ailelerde daha efektif olabilir. Ama denemekten ne kaybederiz ki?
  2. Günün akışını, programları, bitiş zamanlamaları konusunda önceden bilgi vermek ve anlaşarak çatışmayı azaltmak. Bugün Cumartesi programımızı böyle düşündük siz ne dersiniz? Tamam o zaman hazırlanalım, bunun için 11.00’de yola çıkmamız lazım, herkes kendi eşyalarından sorumlu olsun.. Ya da örneğin başka bir örnek ipad’den.. (Çok ısrarcı olursa çocuklar maksimum 30 dakika her gün olmamak şartı ile açılıyor.) Önceden çizgi filmlere karar veriliyor, açıyorum, son iki ve son bir çizgi filmde bilgi veriyorum. Bu tip sona yaklaşırken bilgi vermeler biz yetişkinler için çok sıkıcı olsa da çocuklar için daha iyi oluyor. Kapattığımda eskiden ikisi de ağlarken artık sadece küçük kısa bir süre ağlıyor.
  3. Anlaşmazlıkları mümkünse kendi aralarında çözmelerine destek olmak, tartışmalarda taraf olmamak. Örneğin izleyecekleri çizgi film konusunda birbirlerini ikna etmelerini sağlamak. Ya da bir oyuncağı paylaşamadıklarında kendi aralarında çözmek için fırsat yaratmak, öneri sunmak, destek olmak vb..
  4. Duygularını dile getirmek.. Genelde hırslanıp kızdıklarında mutlaka bunun bir nedeni oluyor. Bu duyguları onların anlatabilmesi mümkün değil, onlar için dillendirmek ve böylece aslında bu duyguların varlığını da kabullenmek.
  5. Şu ana kadar onlara dair beynimde oluşturduğum etiketleri çöpe atmak. O an içinde hangi duygu ile ne için kızgın-kırgın-hırçın olduğunu anlamaya çalışmak. Bunu dışa vurması için mümkünse alternatif çözümler üretmek. Kardeşine kızgınsa bu kızgınlığı hakkında bir resim yapmak, illa vurmak istiyorsa yastığa vurarak stresine atmasına destek olmak.
  6. Orada olmak…. Gerçekten orada olmak. Onlarla geçen saatler süresince sadece onlar ile ilgilenmek, gözlemlemek ve izlemek..

Pozitif disiplin sadece yukarıda yazdığım ifadelerden ibaret değil elbette. Pınar Mermer seminer notlarını mutlaka okumanızı öneririm. Bu ilmek ilmek örülecek bir kazak gibi daha çok… Ben şimdilik sadece yünleri aldım:)

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER