Büyük kızıma mektup

0
1018

1,5 yaşına kadar evin kraliçesiydin, anne ve babanın tek sahibi sendin. Sonra bir ortak geldi, her şeyini paylaşan. Bu minik hayatına girdi ve hayatın tamamen değişti…

Zaman zaman kızdın bana biliyorum… Özellikle ilk zamanlarda kardeşine süt verdiğim için çok zaman ayırdığımdan ve tabi ağladığında sık sık ona baktığımdan… Çok şükür o günler geride kaldı. Artık beraber oynayabiliyor, vakit geçirebiliyorsunuz. Hatta hepbirlikte tiyatroya bile gidebiliyoruz.

Biliyorum, anne baba ilgisinin bölünmesi senin için hiç de kolay olmadı, ve muhtemelen ilerleyen yıllarda da kolay olmayacak. Zaman zaman kıskanıyorsun, çok normal, seni çok iyi anlıyorum. Kim kıskanmaz ki annesi ile kardeşi arasındaki ilişkiyi? Hem anneler paylaşılmak için değildir ki.. Değil mi?

Sana küçük gelenleri ona giydiriyorum, üstünde görüp kızıyorsun, bazen çıkarttırıp kendin giyiyorsun, öyle haklısın ki.. Kim sevdiği elbiseleri küçük gelse de vermek ister ki? Mesela sizin dolabınızın arkasında katlı duran bir beden ufak giysileriniz yok mu?

Evdeki bütün oyuncaklar senindi. Sonra bir gün o geldi ve anne dedi ki; ”Nisan kardeşin de oynayacak, artık paylaşıyor olacaksınız, sırayla oynamalısınız”. Paylaşmak istemedin, çok da haklıydın. Sahiden hepsi senindi ve sen ”benim” duygusunun en zirvesindeydin 2 yaşında.

Şimdi sık sık kardeşini gözettiğini görüyorum, onu koruyorsun. Hiç bir şeyi eksik olmasın istiyorsun. Hatta ona bir şey vermeyince bize kızıyorsun. ”Sen şuraya otur ben buraya” diye onu yönlendiriyorsun. Aranızda 1,5 yaş olmasına rağmen bir abla gibi kardeşine o kadar güzel bakıyorsun ki hayranım sana.

Arada saçlarını çekmesine, yapbozlarını bozmasına, kulelerini yıkmasına kızsan da artık yavaş yavaş anlıyor, affediyorsun onu, hissediyorum.

Bazen bana dönüp, ”anne o küçük bebek” diyorsun.

Sokakta yürürken elini tutuyorsun. Dans ederken birlikte daireler çiziyorsunuz…

Hayranım sana ve kardeşine duyduğun sevgiye hayranım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here