Waldorf Pedagojisine Giriş

0
465

‘Bir çocuk eğitmek sanatır.’ diye söze başlıyor Sevgili Paulien Hamstra, Hollanda Waldorf okulu eğitmenlerinden..

Bir kayıt cihazı olsa burada bizim algıladığımızın da dışında tüm sesleri alırdı, bebekler de böyledir, buzdolabının sesi, sokaktan geçen bir arabanın sesi her sesi alır ve kaydederler. Bebek herşeye açıktır, dışardan gelen tüm etkiler ona işler.

Yaşamının ilk 7 yılında çocuk bedenine yerleşir. Zıplayabilir, dans edebilir, yazabilir, kendi bedenine varmıştır artık; bedeni artık onun evi olmuştur.

Bebeğinizi Waldorf pedagojisi ile nasıl destekleyebilirsiniz?

Öncelikle çocuk bedeni ile rahat olmalı, bedeninde rahat hissetmelidir.

Bebeğin yaşam duyusunun gelişmesi için tekrara ihtiyacı vardır. 2-3 saatte bir acıkır, altı değişir, her şeyin yolunda olduğuna dair desteğe ihtiyacı olur.

Waldorfta ilk ve en önemli konu bebeğin kendi bedeninde rahat hissetmesini sağlamaktır. Bunun için ona sevgiyle, ilgiyle, arkadaşça yaklaşmak ve bu yaşam duygusunu desteklemek değerlidir.

Yaşam duygusunun karşılığında ise ritim vardır. Ritmimiz bozulduğunda biz de kendimizi iyi hissetmeyiz, çocuklar için de ritim duygusu çok önemlidir. Waldorf’ta her şey ritimle yapılır, günlük, haftalık bir ritim vardır, yıl içinde bir ritim vardır.

Dokunmanın önemi

İlk 7 yıl dokunma çok önemlidir. İlk dönem bebeklikte önce herşeyi ağzına götürerek tanırlar, sonra da dokunarak tanımaya devam ederler. Dokunarak aslında çocuklar kendi sınırlarının farkına varırlar, nerede başlayıp nerede bittiğine..

Waldorf’ta çocuklara malzeme oyuncak olarak doğal malzemeler kullanılır; yün, ipek, ahşap gibi. Doğada olmak ve oynamak çok önemlidir. Çocuklar doğada özgürce oynarlar ve hareket ederler. Böylece denge duyularını geliştirebilirler.

Müzik ve şarkı söylemek

Waldorf okullarında müzik hep vardır, yuvada bütün gün şarkı söylenir. Müziğin sakinleştirici etkisi vardır. Güne başlarken de oyun oynarken ya da oyunda bir huzursuzluk olduğunda da hep şarkı söyleme hali vardır. Her anda bir melodi bir şarkı vardır. Anlaşmazlıklar, zorluklar bile şarkı ile çözülür.

Resim

İnce boya ile ıslatılmış kağıt üzerine boya yapılır. Böylece form yerine renkler çıkar ortaya. Ayrıca balmumundan pasteller kullanılıyor. Sulu boya, resimler, çizimler sonuç için değil süreç için yapılır. Süreçteki kazanımlar için; ortaya çıkacak şey için değil anın keyfini çıkarmak için yapılır.

Çocukların çizimlerinden gelişimini izleyebilirsiniz. Bebekler önce karalama ile başlarlar kaosla ve büyük hareketlerle yaparlar. Sonra bir gün gelir çocuk bir daire yapar ve onu kapatır. Bunun anlamı kayıt cihazının yavaç yavaş kapandığına işarettir.

Önce bir kafa çizerler sonra iki ayak koyarlar bu çizdikleri ilk insandır. Çünkü bir bebek için en önemli şey kafa(yüzleri gördüğü için) ve ayaklardır (kendininkileri gördüğü için).

Sonra tuvalet eğitimi ile vücut da resme girer, vücudunun farkına varır. 5 yaşın üstündeki çocuklarda anten gibi saçlar vardır herşeyi algılayan. 7 yaş gibi gelişim tamamlandığında anne dişlerini değiştirir. Daha büyük çocuklar kendini kıyafetler içinde ayrıntılar içinde çizer. Bu demektir ki görev tamamlanmıştır.

Hikaye anlatıcılığı/Masal

Hikaye anlatıcılığı ve peri masalları Waldorf’ta oldukça önemli. Önemli olan hikayenin kökeni değil, içten anlatılıyor olması. Masallar çocuklar için çok değerlidir, çok öğrenirler ve asıl önemlisi öğrendiklerini içselleştirirler.

Bir yuvanın bazı yetenekleri geliştirmesi gerektiğini söyleyebilirsiniz ama aslında daha fazlasıdır. Waldorf’ta çocuğun bedeninde evinde hissetmesini sağlanmaya çalışılır.

Bahçe

Bahçeye çok çıkılır, uzun vakit geçirilir hava yağmurlu olsa da. ‘Kötü hava yoktur kötü giyim vardır.’ Bazı Waldorf okullarında bahçelerde hayvanlar ve mini bir ekili alan vardır. Hollanda’daki Waldorf okullarında Kuzguncuk’taki bostan gibi herkesin küçük bir bahçesi var.

Biz geminin kaptanıyız, çocuk için neyin iyi olduğunu biz biliriz. Bedeninin ve ruhunun farkında olan çocuklar olsun istiyoruz.

Dolayısıyla çocuklarımıza biz yön göstermeliyiz. Televizyon bazen kurtarıcı olabilir ama çocuklar için besin değildir, bunu bilmekte fayda var.

Bu seminerin organizasyonunda değerli katkıları olan Dinamikanne’ye ve Kuzguncuk Waldorf Nisan İmece Okulu danışmanı Ömer Ozkan’a çok çok teşekkürler.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER