Kendine Açacağın Bir Pencere

0
425

Ben de son yolculuğumda bir pencere açtım kendime; AnneCafe bloğunun yazarı Sevgili Hilal Karan’ın yeni kitabıyla…

Kitap sevgiyi, umudu, anneliği, olma biçimlerini, halleri, tavırları, ümidi ve dostluğu her şeyi o kadar naif ve gerçek anlatmış ki. İçtenliği ile sizi içine çekiyor ve sürüklüyor…

‘Kendine Açacağın Bir Pencere’ kitabında en sevdiğim şeylerden biri ise her yazının bir şarkısı olması. İsterseniz yazının başında isterseniz sonunda açıp dinliyorsunuz, yazıda ne okuduysanız müzikle de tekrar kulağınıza çarpıyor kelimeler.

Kitapta annelik yolculuğunu, benlik yolculuğunu yazmış Karan, ben de bir yolculuğa çıktım onunla ve bana çok iyi geldi o yüzden bu kitabı mutlaka almalı ve mutlaka okumalısınız diyorum.

Lafı çok uzatmadan kitaptan çok sevdiğim bir bölümü ‘Kökler ve Kanatlar’ üzerine sizinle paylaşmak istiyorum..

‘Kökler ve Kanatlar

Çocuklar okula gider, anneler arkalarından el sallar. Elde var dağınıklık. Elde var zeytin çekirdekleri. Elde var sütlü su bardağı…

Çocuklar kendi kanatları olduğunu fark ederler günün birinde. Uzun zamandır kürek kemikleri kaşınıyordu. Huylanıyorlardı. Herkes kendi kanatlarıyla gelir bu dünyaya. Bazı anneler saklarlar bunu. Yalan söylemeyi beceremeyenlerse çocukları doğdukları gün fısıldarlar müjdeyi kulaklarına: ‘Sakın unutma, senin kanatların var’. Çünkü kanatları  olduğunu söylememek bir çocuğa yapılacak en büyük kötülüklerden biridir. Demiş ya düşünür ‘hem kanatlar, hem kökler verin bir çocuğa.’

Kökleri olan çocuğa kanatları da olduğunu müjdelemek yürek ister. ‘Ya giderse? Ya beni unutursa? Ya ona ihtiyaç duyduğumda burada olmazsa?’

Belki de anne, ihtiyaç duyulmaya duyduğu ihtiyacı merhametle ve sevgiyle azalttıkça büyür, büyür. Belki bir gün o da kendi kanatları olduğunu fark eder. Kendi kanatları olan anneler de ne güzel anneler olurlar. Ne özgür, ne kendiyle barışık, ne güzel arkadaş-anneler olurlar. Başınız sıkıştıkça oradadır. Köklerinize ihtiyaç duyduğunuzda aile albümünüzü açıp sizinle beraber sabırla incelerler. Hikayerler anlatır, dizlerinde uyuturlar. Eğlenceli, komik, gerçek annelerdir. Hüzünlük, umutlu, kusurlu annelerdir. Köklerinizi sevdirirler size. Yeni dünyalar hayaller, başarılar sizi çağırdığı zaman yolunuzda durmayıp cesaret vererek sizi uğurlarlar. O annelerden ayrılırken asla suçluluk duyulmaz, vefasız biri olmaktan endişe duymazsınız. Hayallerinize kavuşun diye tüm göklerin size açıldığını birlisiniz. Ne zaman eve dönmek isterseniz sımcıcak bir yuvanın ve size ait bir odanın sizi beklediğini bilirsiniz. Hayat bedellerle dolu olsa biri böyle annelerin evinde hiçbir şeyin bedeli yoktur. Karşılıksız sevmeyi orada öğrenirsiniz. İleride kendi çocuklarınıza kökler ve kanatlar vermeyi orada öğrenirsiniz.

Kanatları olan birine kök vermek ancak büyük ve cömert yüreklerin, derviş annelerin işidir. Acı bir tad bırakır ağızda. ‘Oh ne güzel’ der sinsi şeytan. ‘Oh istediği zaman uçsun gitsin. Var mı öyle?’ Vardır. Anneyle çocuğun dünyası öyle bir dünyadır.

Kökü olmayan bir çocuk dünyada kaybolur, öfkelidir, kendsiyle ve her şeyler kavgalıdır. Kendine engel olamayan alevden bir nefret topunun içinde yuvarlarlanıp duvarlara çarpar kendini. Herkesin az veya çok, ait hissettiği bir yeri olmalı.

Kanatları kendisinden saklanan çocuksa bir köledir. Ürkektir. Yarımdır. Kendisinin bir simurg olduğunu bilmeden camın arkasından dünyaya bakar. Kökleri öyle kalın, öyle derinde, öyle karmaşık dolanmıştır ki toprağa, çocuk sadece camın arkasında durup olacakları bekler. Eğer kanatlarını keşfederse bir gün, dışarıdan biri gelip ona yardım ederse, kanatlarının kendisinden gizlenmiş olmasının intikamını, köklerini baltayla keserek alabilir. Bir daha eve dönmemekle, kanatlarını kırana kadar uçmakla alır intikamını. Çocuklar bazen nefreti çok fazla ve boğularak sevilmekten öğrenir..

Çocuklar eninde sonunda gitmelidir. Dünya böyle döner. Hayat döngüsü bunu gerektirir. Çocuklar gider, büyükler kalır………….’ *

*Hilal Karan-Kendine Açacağın Bir Pencere

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER