Sadece anne olmak yeterli değil mi?

Bu mektup sana, bana, bize ve hepimize..

Sabah erkenden kalkıyorsun, kim bilir belki geceleri uyumuyorsun… Eğer bebeğin varsa, yüzünü yıkamadan yaptığın ilk iş popo değiştirmek olmalı. Sonra belki süt vermek, kahvaltı hazırlamak ve yüzünü yıkamasına yardım etmek.. Eğer biraz daha büyükse giyinmesine yardım etmek, servise hazırlamak ve belki de onunla okula yürümek. Kim bilir evde unuttuğu bir defter varsa arkasından koşturup onu yetiştirmek..

Arka planda kimsenin görmediği ya da bilmediği o kadar çok şey yapıyorsun ki aslında. Büyük bir çaba ve emek var ki her saniyede.

Her anını, her gününü, yıllarını limitsiz zamanını adadığın bu ilişkide, sence sadece anne olmak yeterli değil mi?

Yaşadığımız yüzyılda başarılı anne olmanın, şu aktiviteden bu aktiviteye koşmak olduğu, karne başarısının anne başarısı kabul edildiği, rakamlarla skorer planlanan hayatlarda, her daim hazır ve nazır olma koşuşturmacası içinde sen de yorulmuyor musun?

Hayatımızda bizi bölen o kadar çok şey var ki; telefonlar, kapı, acele yetişmesi gerekenler, yemek, işler.. Tüm bu koşturmaca içerisinde bazı anlar durmak ve sadece orada olmak mümkün mü? Keyifle kahvaltı etmek evde, sakince, hiç bir yere yetişme telaşı olmadan belki de..

Hissettiğin en değerli an hangisi?

Küçük bebeğinin gözlerinin içine bakıp sana ‘anne seni çok seviyorum’ dediği an değil mi?

Tüm bunların arasında sadece bir an.. Orada olduğunu ve onunla olduğunu hissettirmek belki de..

O an’da.. Onun oyunun içinde olmak ya da sadece gözlerinin içine bakmak. Uzaktan izlemek veya sımsıkı sarılmak sebepsizce.

Kim bilir? Her gün ona çok sevdiğini söylemek belki de… Güven vermek..

Her daim yanında olduğunu hissettirmek. Ne olursa olsun onu koşulsuz seven ve kabul eden biri olduğunu bilmesi…

Aslında anne olmak bu değil mi? 

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER