Bir şey yapmak zorunda değilsin. Tanık ol. Yanında ol yeter.

0
513

Bir kutup ayısı düşünün iki yavrusu ile uzun bir yürüyüşte. Yavrulardan biri dik yokuşu annesi ile çıkıyor. Ama diğeri çıkamıyor. Bu durumda sizce anne kutup ayısı ne yapar?

Anne kutup ayısı gider, yavruyu sırtına alır, birlikte yokuşu çıkarlar değil mi?

Dııııt yanlış cevap.

Eğer anne kutup ayısı yavrunun tek başına yokuştan çıkmasını beklemezse, yavru kaçmayı, koşmayı öğrenemezse ilk vahşi hayvan saldırısında o ölür. Çünkü doğa acımasızdır. *

Doğa acımsızdır diyoruz ama anne kanatlarından çıktıktan sonra hayat çok mu merhametli?

Şimdi düşünmenizi rica edeceğim. Çocuklarımız için ördüğümüz bu güvenli duvarları ne zamana kadar tutabileceğiz? Okulda yaşadığı en ufak sorunda veya okul bittiğinde iş hayatında karşılaştığı zorluklarda bize mi koşacak yoksa kalıp savaşacak mı?

Nasıl bir çocuk yetiştirmek istiyorsunuz siz karar verin…

Çok sevdiğim bir öğretmen arkadaşım şöyle dedi; ‘Zamane çocukları düşmeyi bilmiyorlar, zorlanmayı bilmiyorlar, hayatlarında hiç dibe vurmamışlar ki…’

Aman çocuğum oraya tırmanma düşersin, orada koşma, aman yavaş git hepimizin dilinde(ben dahil).. Çocuk düşmüyor hiç dizleri kanamıyor da.. Peki kendi kendine kalkmayı nasıl öğrenecek?

‘Hayatta hep biz yanında olabilecek miyiz?’. Onu kaldırmak ya da aman çocuğum düşersin diye tehlikeler konusunda onu önceden uyarmak için…

Çocuk ağladığında da hemen harekete geçeriz, yardım etmek isteriz.. Çünkü anne olmak zihin tuzakları ile dolu bir an’da yaşamaktır. Geçiçi çözümlerimiz gerçekten empati kurduğumuzda mı, yoksa onun ağlamasına katlanmanın zorluğundan mı kaynaklandığını kendimize sormakta fayda var.

Düşecek ki kalkmayı bilecek.

Ağlayacak ki kendini sakinleştirmeyi öğrenecek.

Bu yazı sadece düşmek ve ağlamak üzerine değil tüm zorlanmalar üzerine. Çocuğumuzun zorlanacağı her alanda önceden yaptığımız müdahaleler hem onun kendi kendine başarma duygusunu elinden alıyor hem de kendini koruma duygusunu zedeliyor. Çünkü biliyorlar ki hep bir anne-baba var ve onu koruyacak.

Onlara zorlukla mücadele etmeleri için fırsat, alan vermeliyiz.

Sizi duyar gibiyim ‘Ya kendi kendine çözemeyeceği bir sorun varsa?’

Merak etmeyin eğer çözemeyeceğini düşündüğü bir sorun olursa o zaten size gelir. Ve ancak o zaman en gerekli şekilde destek olursunuz.

Bazen tanık olmak, anlayışla onun yanında olmak, ona verebileceğimiz en büyük hediyedir. 

*Ali Koç Eğitim seminerinden alıntıdır.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER