Unutma Bahçesi’nde dört gün

0
376
OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Sevgili Yeşim Cimcoz’un yazarlık atölyelerine katılmayı çok arzulamama rağmen ama bir türlü vakit ayarlayamamıştım. İki hafta önce, Gümüşlük Akademisi’nde bir yazarlık atölyesi düzenlediğini gördüm, içimden bir ses git dedi. Ben de sesin peşinden gittim. Şimdi iyi ki de gitmişim diyorum.

Bloğu sıkça takip edenler bilir, sadece yazmayı sevdiğim için yazıyorum. Yazmak aslında bir dışa vurum, bir kendini ifade etme biçimi; içeride tutulanlar, biriktirilenler yazıldığı zaman bir kuş kadar hafifliyor insan..

gumusluk-akademisi-2

Bu duygularla geçen hafta Gümüşlük Akadamisi’ne vardım. Daha önce hayatımda hiç karşılaşmadığım on beş kişilik bir grupla tanıştım ve birlikte dört keyifli gün geçirdik. Konfor alanından çıkmak, yepyeni insanlarla tanışmak ve vakit geçirmek başlı başına harika bir deneyimdi. Her biri gök kuşağınının renkleri gibi rengarenktiler. Hepsinden inanılmaz hikayeler dinledim ve öğrendim.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Atölyeyi Yazıevi kurucusu Yeşim Cimcoz ve yazar Nalan Barbarosoğlu düzenliyordu. Yazıevi bir aile gibi karşıladı bizi, tek kelime muhteşemdiler. İyi yazı yazabilmeye dair pek çok ipucu öğrendim, pratik yaptım. Seminerlerde yazıyı yazarken kendi penceremden yazdığımı ama okuyucunun bambaşka pencerelerden görebildiğini fark ettim. Yolum uzun…

Atölye mekanı, Gümüşlük Akademisi böyle yazarak tarif edilmesi çok zor bir yer. Akademiye yirmili yaşlarımda gitsem bu kadar etkilenmezdim sanırım. Bazı yerlere gidebilmek için de biraz ‘olmak’ gerekiyor sanki. Çünkü Akademi ruhu olan bir yer, buraya gelen yazarların, şairlerin, ressamların, heykeltraşların izlerini ve mirasını taşıyor. Belki de anlamak için burada bir gece kalmak ve sabahına göl kıyısında bir kahvaltı yapmak gerekiyor.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Akademi bundan 20 yıl önce gönüllü esası ve binbir emekle kurulmuş. Vakfın kuruluş nedeni; insana, topluma, doğaya, sanata ilişkin yeni düşünceleri buluşturmak, yeni bir dünyanın olanaklarını araştırmak, çeşitli deneyimlerin ve duyarlılıkların aktarılması ve paylaşılmasına olanak sağlamak. Vakıf gibi toplumsal sorumlulukla çalışan bağımsız bir bahçe.

Resmi adı: Gümüşlük Akademisi Sanat, Kültür, Ekoloji ve Bilimsel Araştırmalar Merkezi Vakfı. Bahçenin varlığı, anlamı ve işlevi, meşe ağaçlarının gölgesinde buluşmuş ve karşılaşmış olan insanların ortak üretimlerinde saklı aslında. Gümüşlük Akademisi’nde ağaçların gölgesinde, bağışlanan kitaplarla harika bir kütüphane de oluştulmuş.

gumusluk-akademisi-11

Özelikle yaz dönemi pek çok atölye burada düzenleniyor. Anfi tiyatroda oyunlar sergileniyor.

Akademi Gümüşlük’te, ancak denize yakın bir yer değil, yarım saatlik yürüyüş veya on dakikalık minübüs mesafesinde. Amacı itibarıyla da tatilcilerin tercih edeceği bir mekan değil. Daha çok yazmak, okumak, atölyelere katılmak ya da mekanın ruhunu keşfetmek için gidilebilecek bir yer. Vakfın programlarını Gümüşlük Akademisi web sayfasından inceleyebilirsiniz.

gumusluk-akademisi-1

Bu yaz olur da yolunuz Gümüşlük’e düşerse, bahçesinde bir bardak çay içip kitabınızı okumaya mutlaka uğrayın.

Akademi’nin yirminci yılı olması nedeniyle, Gümüşlük Akademisi’ne yazdığım mektup…

‘Dört gün önce sabah bir rüyaya uyandım.

Bodrum ağaçları karşıladı beni kapıda.

Kurbağalar ‘Günaydın’ dediler.

Su yılanı ‘Kahvaltı hazırrr.’ diye seslendi.

Ben kahvaltımı yaparken kuşlar senfoniye başladılar.

Kargalar ders zamanı diye zili çaldılar.

Hiç bitmesin dediğim dört günlük rüyanın sonuna geldim.

Şimdi dönüş zamanı.

Kalbim burada kaldı, bedenim az sonra kapıdan çıkacak.

Akademi’nin ruhu bedenimi sardı.

Seneye görüşmek üzere vedalaştık ve ayrıldık…’

Yazıevi atölyelerinin detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER