Hiç yaşlanmasak mesela

0
486

Hiç yaşlanmasak mesela uzun yılar yaşasak, hatta o kadar uzun yıllar yaşasak ki kendi kızımızın bembeyaz saçlı halini görsek..

Uzun yaşama fikri ilk etapta kulağa hoş gelse de ‘yok diyorum bana göre değil’. Kim istemez dünya halini daha uzun yaşamayı? Ama düşünsene bi, sen yaşlanmıyorsun ve hayatındaki herkes yaşlanıyor. Tabi sen yaşlanmadığını gizlemek için kaçıp duruyorsun, aşktan, sevgiden ve hatta hayattan.

‘The Age of Adeline’/’Ölümsüz Aşk’ böyle bir film işte. Yaşlanması duran Adeline’in uzun yıllar yaşaması ve belki de yaşarken aslında hiç nefes alamamasını konu alıyor.

Film bir aşk filmi aslında, seviyorum aşk filmleri izlemeyi. Hele oyuncular bu kadar samimi oynadılarsa.. Bence haftanın en izlenmeye değer filmi. Aşk filmi diyorum ama Hollywood filmi gibi de değil, daha çok masal gibi. Sanırım film bu yönüyle beni etkiledi. Mucizelere inandığım, her zaman gerçekleşebileceklerini hayal ettiğim için belki de..

Tabi bu yaşlanma ya da doğru tarif etmek gerekirse yaşlanmama hikayesini, benim doğum günüme bu kadar yakında izlemem de süper bir tesadüf oldu. Çünkü daha önce filmi bulmaya çalışmış ama başaramamıştım. Demek ki her şeyin doğru bir zamanı varmış, onun gelmesini beklemek lazımmış..

olumsuz-ask

Filmdeki yaşama ve nefes almama hikayesini otomatiğe bağladığımız hayatlarımıza benzettim. Çoğu zaman nefes almadan.. Ara vermeden, koşturarak…Temponun ve devinimin içinde kayboluyoruz. Günler hep aynı geliyor, yollar, yemekler, yapılacaklar hep aynı gibi geliyor.

Ama öyle değil işte, bazen bir film, bazen hayatta bir an gözüne çapıveriyor, ‘Dur’ diyor.. ‘Gözünü aç ve etrafına bak.’ Burada başka bir şeyler var. Her şey ne kadar muhteşem, ne kadar güzel, ne kadar farklı. Yaşadığımız en kötü anlar bile eşsiz deneyimler sunuyor bize aslında. Sadece o anda fark etmiyoruz onları..

Filmi izledikten sonra eve döndüm, aynada bir kaç tel beyaz saçımı gördüm. Sonra şükrettim, ‘Çok şükür, iyi ki de yaşlanıyorum’ dedim. Yaşlanıyorum ki bana bahşedilmiş bu muhteşem hayatı yaşayabiliyorum doyasıya..

Yaşlanıyorum ve her gün yeni şeyler keşfediyorum, keşfettikçe mutlu oluyorum.

Yaşlanıyorum ve her gün kendime biraz daha yaklaşıyorum, kendimi daha iyi tanıyorum.

Yaşlanıyorum ve kendimle daha çok barışıyorum her gün.

Yaşlanıyorum ve artık her dakika daha kıymetli benim için, daha sade hayat, daha güleryüzlü, daha sakin…

Bazıları diyor ki bu Haziran kendini Nisan sanmış ondan yağıyor.. Kim bilir belki de öyledir. Belki de sahiden Nisan sanmıştır kendini.. Ama yağmur kadar güzel bir şey var mı hayatta? Bereket yağıyor gökten damla damla..

Yaşlanıyorum ve dışardaki yağmurun sesi bana huzur veriyor…

İyi ki varsın yağmur, iyi ki yağıyorsun..

Bereketli günlerimiz olsun..

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER