Masallardaki üvey anne ve kötü kalpli cadı seni rahatsız ediyor mu?

0
900

Steiner ‘Masallar üzerine sohbetler’ kitabında şöyle der; ‘Masallar çocukken ilaç gibi yutulmalı, çünkü masallar çocuklarda sihirli kraliyetler yaratırlar…’

Çocuklara masal anlatmak değerlidir; çünkü masal hayal gücünü besler, yaratıcılığı tetikler, masallar bizi düne, bugüne ve hayata bağlar..                                                           

Peri masallarını severiz, kendi çocukluğumuzdan bazı masalları hatırlarız. Hatta çocuklarımıza da anlatmak isteriz. Ama ebeveynlik kaygılarımız ve koruma içgüdümüz ağır basar ve korkarız. ‘Bu masalı anlatırsam ve çocuğa zarar verirsem?’ diye düşünürüz.. Çünkü masallarda öz annenin başına hep kötü bir şeyler gelir,masalın başında ölür veya orada hemen bir kötü kalpli cadı veya bir üvey anne bitiverir mesela..

Masallar çocuklara zarar vermez, veremez; çünkü tüm masallar mutlu sonla biterler. Masallarda bir kahraman vardır ve biz masalla aslında kahramanın yolculuğuna tanıklık ederiz.

Masallarda annenin ölme durumu bizi rahatsız eder, çünkü biz ölümün anlamını biliriz. Ölüm biz yetişkinler için korkunçtur. Bu yetişkin bilgisiyle çocuğun da ölümün ne olduğunu, acısını bildiğini varsayarız. ‘Aman çocuğum üzülmesin sendromu’ devreye girer, ve yüzyıllardır anlatılan ve çocuğun zihninde sihirli bir kraliyet oluşturabilecek peri masallarını anlatmayız, anlatamayız. Anlatsak da yumuşatırız, farklı bir forma sokarız…

Biz diye konuşuyorum çünkü çoğumuz için durum böyle, uzun bir dönem benim için de böyleydi, ben de çok korktum hatta şurada yazmıştım bu konuyu.

Peki masal neden kötü bir olayla başlar? 

Öncelikle bir masalın başlaması için bir şey olması gereklidir, bu annenin ölümü olabilir, başka bir neden olur.. Ama ortada bir kahraman olması ve kahramanın bir yolculuğa çıkabilmesi için bir tetikleyici gereklidir.

Kahraman maceraya atılmalıdır, atılmalıdır ki öğrensin, keşfetsin, sonra da beslenip büyüsün. Büyümenin tek şartı maceraya atılmaktır. O yüzden kırmızı başlıklı kız annesinin sözünden çıkar ve ormanın içinden gitmeye karar verir. Çünkü büyüme arzusu, macera onu çağırmaktadır.

Masallarda iyi kalpli anne ölse dahi ölmez…

Sadece form değiştirir. Annenin sevgisinin bir taşıyıcısı vardır; ya bir bebek bırakır yol gösterici, ya bir kuş gelir ,zor anlarda kahramana fısıldar, ona yardım eder, hep yanındadır. İyi kalpli anne masaldan çıkmış gibi görünse de aslında masalın içindedir.

Neden kötü kalpli cadı/üvey anne var peri masallarında ? 

Masallardaki iyi kalpli (ölen) anne ile kötü kalpli cadı aynı karakterdir aslında.

Masallardaki üvey anne, annenin kötü ‘anlarını’ temsil eder. Anne çocuğun gözünde sonsuz sevgidir, ancak çocuğu zorladığında ya da çocukla ilgilenemediği zamanlarda çocuk için ‘kötü anne’ olur. Çocuk için iyi-kötü anne ayrımını tek kişi üzerinden yapmak, ayırmak zordur.

O nedenle peri masallarında kötülük diğer bir karaktere atfedilir.

Masalda bunu daha iyi, daha pozitif anlatmanın yolu yok mu? 

Biz çocuklarımızdan saklamaya çalışsak da, dünyada iyilik kadar kötülük de var. Her insanın, her annenin, iyi yanları ve kötü yanları var; ki bu çok normal çünkü insanız.

Hepimizde Yin ve Yang enerjisi var aslında. Bu demektir ki; her şey iki kutupludur ve her şey bu karşıt iki kutuptan doğar. Çünkü güneş olan her yerde gölge de vardır. İyi huylar, iyi davranışlar güneştedir ama kötü olanlar ise gölgeye atılır, onlar hiç bir zaman gösterilmek istenmezler. Halbuki insan doğasında vardır iyilik de kötülük de…

Üvey anne veya kötü kalpli cadı aslında annedeki bu kötü/gölgeye atılan yanları temsil eder. Çocuk için bunu tek karakterde yapmak güç olduğu için üvey anne(kötü kalpli cadı) karakteri yüzyıllardır anlatılan peri masallarında vardır.

Sonuç olarak masallardaki anne, cadı ve üvey anneler de hep aynı karakterlerdir.

En iyi anne kimdir?

Ormana git maceraya katıl diyen mi yoksa evde otur diyen mi?

Bakış açısına göre değişir.Kökler ve kanatlar yazısında bahsetmiştim; her anne çocuğunu bilinmeze gönderebilmeli, risk almasını sağlayabilmeli ki çocuklarının da kanatları olsun. Çünkü ancak kanatları olan çocuklar uçmayı öğrenebilirler..

Masallar, çocukların korkularıyla yüzleşmelerini ve onları yenmeleri ve ileride karşılaşabilecekleri olası korkularla yüzleşip onları içlerinden atabilmeleri için birer araçtır..

Onlar bize yolda olduğumuzu ve bu yolun kahramanı olduğumuzu hatırlatır. Bizi gerçek hayata hazırlar.

Sonuç olarak sevgili okur, üvey anne de sensin, kötü kalpli cadı da.. Kendi korkularınız nedeniyle çocuklarınızdan masalları esirgemeyin. Çünkü masallar çocukları uyutmak, yetişkinleri uyandırmak içindir…

*Yazıda kullanılan görseller Pascal Campion’a aittir. 

Pascal Campion’la beni tanıştıran DeliAnne’me çok sevgiler..

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER