Kaç yaşında anaokuluna başlamalı?

Anaokuluna başlama yaşının kaç olması gerektiği annelerin kafasındaki en büyük bir soru işareti. Bazı uzmanlar dijital çağ bebeklerinin 2 yaşında anaokuluna hazır olabileceğini belirtiyorlar. Bir diğer grup ise ilk 3 yılın anne-bebek bağlanması açısından önemli olduğunu, bu süreçte bebeğin güven duygusunun temelleri atıldığını savunuyor ve 3 yaşın ideal bir başlangıç yaşı olduğunu belirtiyorlar.

Çocukla ilgili tüm konularda olduğu gibi aslında bu sorunun da tek bir yanıtı yok, her bir çocuğun durumuna ve ailenin şartlarına göre bu kararı vermek en uygunu.

Anaokulunun bir zorunluluk mu yoksa tercihi bir durum mu?

Eğer bakacak kimse yoksa ve aile açısından çocuğun okula başlaması zorunluluksa çocuk 2 ya da 2,5 yaşında da anaokuluna başlayabilir. Bu gibi durumlarda önemli olan annenin suçlu hissetmemesi ve endişe duymamasıdır. Unutulmamalıdır ki pek çok Avrupa ülkesinde ve Amerika’da çocuklar 6 aylıktan itibaren kreşe başlıyorlar. Biz Türkiye’de çok şanslıyız ki aile veya yardımcı desteği alabiliyoruz. Annenin suçluluk hissetmemesi önemli, çünkü annenin hissettiği her şeyi çocuklar da hisseder. Bundan dolayı da adaptasyonda zorluklar yaşanabilir. Diğer yandan okula başlama kararı tercihi bir durumsa yazının devamı daha faydalı olacaktır.

Annenin çocuğunu okula vermeye hazır oluşunun, en az çocuğun okula gitmeye hazır oluşu kadar önemli olduğunu düşünüyorum. Çocuğunuzu anaokulu veya kreşe gönderme evresinde aşağıdaki sorular üzerine düşünmekte fayda var;

  • Çocuk okula gitmeye hazır mı?
  • Çocuk anne yanında yokken bir kaç saat vakit geçirebiliyor mu?
  • Anne çocuğunu okula göndermeye hazır mı?
  • Anaokulu-kreş bir zorunluluk mu yoksa tercihi bir durum mu?
  • Çocuk okula alışabiliyor mu ?
  • Okul fiyatları malum ailenin bütçesi bunun için uygun mu?
  • Anne çalışıyorsa okula alışma evresinde yardım alabileceği kişiler var mı?
  • Yarım gün, tam gün veya haftanın belli günleri olan okullardan hangisi çocuğa ve aileye daha uygun olur?

Çocuğun hazır olması; Çocuğu tam zamanlı anaokulu ya da kreşe vermeden önce çeşitli oyun gruplarıyla temasını sağlamak ve başka çocuklarla bir araya gelmesi için fırsat yaratmak çocuğun alışma evresi için faydalı olacaktır. Bol kuzenli aileler bu açıdan çok şanslıdır.

Çocuğun hazır olmasına destek olmak için önce oyun grupları ile başlanabilir, akabinde yarım günlüğe ve sonrasında da tam günlük okul sistemine geçilebilir. Zamanlamalar net olmalı ve çocuk bu konuda bilgilendirilmelidir. Örneğin; oyun grubu haftada üç gün, birer saat vb bilgi verilebilir. O günün sabahında program açısından çocuk güne hazırlanabilir. Yarım gün olsa dahi alışmanın sağlanması için haftanın 5 günü gitmesi faydalı olabilir. Bir gün gidip ertesi gün okul olmaması çocuğun kafasını karıştırabilir.

Çocuğun anne olmadan vakit geçirebiliyor olması; Çeşitli sebeplerle çocuklarımızı kimseye emanet etmek istemez, onlarla birebir vakit geçirmek isteriz. Ancak çocuklarımızın biz yanlarında yokken aile büyükleri, yakınlar veya oyun gurubunda bir kaç saat geçirmeleri, kendi kendilerine kalabilmeleri önemli bir gelişim aşamasıdır. Anaokulunda uzun zaman bizden ayrı kalmadan önce böyle ısınmalar onlar için faydalı olacaktır.

Annenin hazır olması; ‘Anne psikolojik olarak çocuğundan ayrı vakit geçirmeye hazır mı?’. Bu soru tuhaf gelebilir ama önemli bir sorudur. Özellikle ilk dönemde yaşanacak zorlanma evrelerinde annenin sağlam durabilmesi önemlidir. Anne de çocuktan ayrı kalma fikrine alışmamışsa çocuğun 2 damla gözyaşı anneyi vazgeçirebilir. Bu o anlık bir çözüm olabilir ancak bir sonraki denemede zorluk olarak karşımıza çıkabilir.

Okula alışma devresi; Bu devrede özellikle çalışan anneyse desteğe ihtiyacı olacaktır. Aile büyükleri, yakınlar veya çocuğun bakıcısı varsa bu konuda destek alınabilir. İlk haftalar okula çocukla birlikte gidilebilir ve orada bekleme gibi durumlar gerçekleşebilir. Bazı çocuklar anne yerine aile büyükleri ile okula daha kolay alışabiliyorlar.

Çocuğun okula alışması bir süreçtir. Bunu baştan kabul etmeli, ona zaman tanınmalıdır. Her alışma ve ısınma zorludur; öğretmen, yeni bir çevre, pek çok çocuk bir arada bize pek şirin görünse de onlar için tamamen yabancı ve zorlu bir ortamdır. Bu ortamda kendilerini güvende hissedebilmek için onların zamana ihtiyaçları vardır. Bir çok anaokulu minikler için erken açılarak bir oryantasyon haftası gerçekleştirmektedir.

Aile bütçesi iyi hesaplanmalı, tüm okul giderleri düşünülmelidir. Çünkü sadece okul parası değil, servis, kitap, eşofman, geziler vb. pek çok ekstra masraf çıkabilmektedir.

Son olarak bazı çocuklar güle oynaya okula gider ve hızlı adapte olurlar. Bazılarında ise yaştan da bağımsız zorlanma olabilir. Her ikisi de normaldir. Çünkü her çocuk aynı değildir.

Geçen Eylül’de 3 yaş başlama deneyimimiz, 2 yaştan çok daha sağlıklı oldu, zorlanma ve ağlama çok daha az oldu. Sanırım o da başlamaya hazırdı, ben de onun başlamasına:)

Umarım herkes için sağlıklı bir okul dönemi başlar:)

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER