Anaokuluna alışma dönemi

0
526

Okula alışma dönemin ailelerin ve çocukların en zorlandıkları dönemleden biri. Çünkü her iki taraf için de bir ayrılık söz konusu, bu ilk ayrılık ve o yüzden de zor.

Geçen yıl Nisan okula başlamıştı, bu yıl da Cemre başladı. İki yıldır üst üste aynı macerayı yaşıyoruz. Tekrardan anladım ki; iki yaşında çocuklar henüz okul için hazır olmuyorlar, onların yeri sanki daha çok oyun grupları gibi.

Zira Nisan’ı iki yaşında göndermeyi denemiş ve doğru olmadığına karar verip vazcaymıştık. Üçüncü yaş ise yarım gün anaokulu veya yuva başlagıçları için çok güzel bir yaş. Daha önce şu yazıda yaşla ilgili deneyimimizi detaylı aktarmıştım.

Bugün, okula adaptasyon dönemi, veli işbirliği ile nasıl daha güzel gelişir biraz ondan bahsetmek istiyorum.

Okula Adaptasyon Döneminde Ailenin Tutumu:

Oryantasyon için okullar genel olarak bir haftalık bir dönem ayırıyorlar. Okullarda standart olarak belirlen bu takvim aslında her çocuk için farklılık gösterebilir. Çünkü özünde her çocuk farklıdır ve farklı olan her çocuk aynı hafta içinde adapte olmayabilir. Burada okulun takviminden çok, sizin çocuğunuzun duygusal ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmanızda fayda var. Bu noktada okuduğum en güzel yazılardan biri olan, sevgili Nilüfer Devecigil’in ‘Okul yönetimi çocuğunuz ağlarken gidin diyorsa gidenlerden olmayın’ yazısını tekrar paylaşmakta fayda var.

Adaptasyon sürecinde anne-babanın çocuğun yanında olmak için gerekiyorsa izin alması ve çocuğa bu süreçte destek olması önemli bir ihtiyaçtır. Ancak çocuğa destek olmak her an yanında olmak anlamına gelmez. Çocuk ailenin yavaş yavaş geri çekilmesi ile okula alışabilir. Okul yönetimi ailelerin çocuklarını beklemeleri için bir alan belirleyecektir, ailelerin bu sınırlı alan içinde kalması önemlidir. Böylece çocuk ailenin nerede olduğunu bilir, zorlanma olursa öğretmenler çocuğu ailenin yanına getirirler.

Aile çocuğun okuyacağı sınıfa ne kadar az girerse o kadar iyi olur. Çünkü çocuk annenin veya babanın sınıfın bir parçası olabileceğini hissederse bunu istemeye devam eder. Mümkün olduğu kadar sınıf dışında ve sonraki aşamada okul dışında beklemek çocuğun alışma sürecini hızlandıracaktır.

Okul ilk gün sizin beklentilerinizi karşılamayabilir

Aile-okul arası işbirliği ve güven de zamanla inşa edilir. Çocuğunuz ilk gün okula gitti, ama sizi ilk günden rahatsız eden bir şeyler oldu. Diyelim ki okulun fiziksel imkanlarından biri hoşunuza gitmedi veya öğretmenine kanınız ısınmadı.

Sonuçta bugün okulun ilk günü ve çocuğunuz kadar aslında siz de kaygılısınız. Üstelik belki de bir yetişkin olarak sizin kaygılarınız çocuğunuzun kaygılarından çok daha fazla. Siz de ayrılık acısı yaşıyorsunuz.. Belki kafanızda onlarca soru var; çocuğunuza iyi bakılacak mı, yemek yiyecek mi, arkamdan ağlayacak mı gibi…

Size önerim olabildiğince sakin olmanız, herhangi bir şey ters giderse okulun görevi sizi bilgilendirmektir. Örneğin; okulda yemek yemezse eve aç gelir, sizden yemek ister, siz de okulda yemek yemediğini anlarsınız. Kısaca size göre ters giden, eksik giden bir şeyler olursa ya bilgilendirilirsiniz ya da çocuğunuzdan anlarsınız. Kaygı düzeyinizin yüksek olmasının size veya çocuğunuza hiç bir faydası yoktur.

Kaygı duygularınızı çocuğunuza nakletmemeniz çok önemli, onların yanında bu kaygılarınızı asla dile getirmeyin. Unutmayın kaygı bulaşıcıdır! Hele çocuklar yetişkinlerin yaşadığı tüm kaygıları fotokopi olarak üzerlerine alırlar. Bu yüzden kafanızda soru işaretleri ve net olmayan konular varsa bunları onunla paylaşmayın. Konularınızı okulla birebir çözmeye çalışın.

Çocukların yanında okul ve öğretmen karşılaştırmaları asla yapmayın. Unutmayın antenler hep açık ve onlar sizi dinliyorlar. Çocuğunuzun yanında okulu veya öğretmeni hakkında negatif bir söylemde asla bulunmayın! Unutmayın onun okulu sevmesini istiyoruz:)

Rutini / Günün akışını / Onu alacağınızı bilmek çocuğunuzu rahatlatır

Okulda, anneden ayrılma esnasında çocuğun yaşadığı en büyük korku ‘annenin gideceği ve bir daha geri dönmeyeceği’dir. Çocuklar bizlerden her ayrılışlarında benzer endişeleri yaşarlar. Bizim için çok tuhaf değil mi? Altı üstü okula gidiyor ve 3 saat sonra bir arada olacağız. Ama onların zihninde henüz oturmuş bir zaman kavramı yok, 3 saat sonra buluşacağınızı söylemek onlar için hiçbir şey ifade etmez. Ayrılık anındaki endişeyi azaltmak için; onu almak için geri geleceğinizi, onu çok sevdiğinizi, X saatte orada olacağınızı, birlikte eve dönünce neler yapacağınızı anlatabilirsiniz. Çocuğunuzdan ayrılırken sizin geri döneceğinize dair inancı tam olmalı.

‘Ama ben seni çok özlüyorum.’ diyebilir. Aman siz de buna karşın ‘2 saatte özlenir mi ya..’ demeyin. Onun duygularını kabul edin. ‘Anlıyorum seni, ben de seni çok özleyeceğim ve okuldan sonra seni alınca yine çok eğleceğiz.’ diyin mesela. Onun duygularının sizin tarafınızdan kabul ve karşılık görmesi sağlıklı ayrılma için çok değerlidir.

Çocuklarda zaman kavramı henüz oturmamış olsa da rutini ve günün akışını anlatarak, sıralama yapma onları onları rahatlatabilir.

Çocuk o gün sıra ile ne yaşayacaksa bunları bir resimle anlatabilirsiniz. Okul başlamadan önce bu resmi yapıp anlatabilirsiniz. Gece yatmadan önce tekrar edebilirsiniz. Sabah kahvaltıdan sonra birlikte üstünden geçersiniz. Örneğin; onu okula bırakırken, siz cebinizden resmi çıkarıp gösterebilir, şu an okul aşamasında olduğunuzu, saat X’de onu alacağınızı belirtebilirsiniz. Sonrasında alışınca buzdolabının üstünde her zaman onun gözünün önünde durabilir.

okula-alisma

En sevdiği oyuncak

Okulun özellikle ilk günleri sevdiği bir oyuncağı yanında götürmesi çocuğunuzun kendini yalnız hissetmemesine destek olabilir. Evden çıkmadan önce tam Cemre’ye söyleyecektim ki, eline minik bebeğiyle kapıya koştuğunu gördüm. ‘Aa harika, bebeğin de mi geliyor?’ diye sordum, ‘Evet’ dedi. Okulda ilk gününde bebeğini hiç yanından ayırmadı, kaydıraktan kayarken bile:) Bebeği onun kendini güvende/rahat hissetmesini sağlıyordu.

Sabahları giyim-kuşam krizlerine çözüm

Sabahları giyinmek oldukça uzun sürebiliyor, çocuklar mevsime uygun giyinmeyebiliyorlar. İlk önerim dolabında mevsime uygun olmayan kıyafetleri varsa bir an evvel bunları kaldırmanız.. Ne demişler gözden uzak gönülden uzak:.

Sabah yaşanan krizleri azaltmak için en güzeli akşam yatmadan ertesi gün giyeceği kıyafetlere karar verilmesi. Ayrıca ne giyeceğine çocuğunuz kendi karar verirse daha rahat edersiniz. Akşam ona 2-3 alternatif sunabilirsiniz ve bunlar arasından kendi seçebilir. Çünkü kendi seçerse sahiplenir ve böylece sabah giyinmesi de daha kolay olur.

Huzurlu, sağlıklı bir okul dönemi olması dileğiyle..

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER