Girişimci anneler; Mom’s Green sağlığa zarar vermeyen deterjanlar var mı?

0
1618

Bugünlerde çok ilgimi çeken girişimci anneler hakkında yazmak istedim. Son zamanlarda o kadar çok anne ile tanıştım ki, kendi çocuklarına daha iyiyi sunabilmek için bir yolculuğa çıkmış ve bu yolculuk sonunda da tüm çocuklar için fayda yaratacak bir fikir oluşturarak girişimci olmuşlar. Bu beni hem heyecanlandırıyor hem çok heveslendiriyor.

Anneliğin insan hayatının en üretken dönemlerinden biri olduğunu düşünürsek bu kadar üretken olan annelerin de çeşitli iş fikirleri ile girişimci olmaları hakikaten muhteşem ve çok gurur verici.

Bu yazıda son zamanlarda deterjan alışverişimi yaptığım yeşil anne ile gerçekleştirdiğim bir röportaja yer vereceğim. Işık hanım da bir anne ve Mom’s Green markasının kurucusu ve yaratıcısı. Ben ürünlerini kullandım ve çok memnun kaldım. Bunun ötesinde kendisinin bir hikayesi var aslında bugün en çok onu paylaşmak istiyorum. Bir de elbette çocuklarımız için zararlı olan şu kokulu temizlik malzemeleri hakkında biraz daha bilgilenelim istiyorum. Ben çok şey öğrendim sizin de keyif almanız dileğiyle.. (Şunu da belirtmekte fayda var bu bir reklam yazısı değildir.)

Işık hanım merhaba, nasıl başladı Mom’s Green yolculuğunuz?

Merhaba güneş anne, öncelikle size Mom’s Green ürünleri ve www.yesilanne.com sitemize gösterdiğiniz ilgi için çok teşekkür ederim.

Önce biraz kendimi tanıtayım. Ben 34 yaşında , iki çocuk annesiyim. İTÜ Çevre Mühendisliği mezunuyum. İTÜ’nde İşletme Yüksek Lisansı yaptım ve 1999 yılından itibaren gıda, kozmetik ve deterjan üretimi yapan yerli, yabancı birçok şirkette pazarlama müdürlüğü yaptım. Bir çok paketli ürünün üretim süreçlerini gördüm. Evimde de ailemi paketli gıdaların, kimyasal deterjanların zararlı, kanserojen etkilerinden korumak için kendimce yiyecek ve deterjan yapıyordum. Sebze, meyveleri İpek Hanım Çiftliğinden ve Şile’deki kendi bahçemizden yiyorduk. Kendimce yeşilanne idim 🙂

İkinci bebeğimin doğması ile de Mom’s Green markası oluştu ve yesilanneyim.blogspot.com adresinden anneleri bilgilendirici yazılar da yazmaya başladım.

Marka nasıl ortaya çıktı, size bu konuda en çok kim cesaretlendirdi?

İkinci bebeğim prematüre bir doğum olduğu için bazı sağlık sorunları yaşadı ve beraberinde bir yoğun bakım  süreci oldu. Bu süreçte bir çok bebeğin, özellikle de tüp bebek yöntemi çok yaygın olduğu için çoğul gebelikler sonucu prematüre doğduğunu, kimyasallara, alerjenlere karşı çok daha hassas olduğunu gördüm. Astım, alerji ve egzama çok görülen hastalıklar arasında maalesef. Hem kendi bebeğim hem diğer bebekleri ve çocukları zehirli kimyasal deterjanlardan korumak için bir marka yaratmaya karar verdim. Türkiye’de üretilen, annelerin karşılaştığı yemek, yağ, toz, çamur gibi lekelerde iyi performans veren fakat hiç bir kimyasal içermeyen bitkisel temizleyiciler olsun istedim. Mom’s Green Ecologic böyle doğdu. Çocuklarını gerçekten temiz ve sağlıklı bir ortamda büyütmek isteyen annelerin temizleyicisi oldu. Sloganımızda “Anne Sevgisi Kadar Doğal”… Eşim ve ailemde tüm süreç boyunca ve halen bana destek oluyor.

Daha önceden çalışma hayatınız var mıydı yoksa yeni bir iş fikri ile mi girişimci olmaya karar verdiniz?

Bu iş fikri ile girişimci olmaya karar verdim. Çünkü piyasada ekolojik ve organik olduğunu iddia eden birkaç ürün var. Hem çok pahalı olmaları hem de Türkiye’de üretilmediği için T.C. Sağlık Bakanlığı’nın kontrol ve denetlemesi altında olmayışları sebebi ile kendim de güvenememiştim. Annelerin güvenebilecekleri, kendileri gibi bir anne tarafından üretilen bir ürün olsun istedim. Amacım çok büyük ticari rantlar elde etmek veya bu uğurda içeriği gerçekten bitkisel olmayan bir ürünü öyleymiş gibi allamak pullamak değil. Ulaşılabilir fiyatlara anne ve çocuklarını zararlı kimyasallardan koruyabilmek. Daha önce Citibank, Ülker, Turkcell, Cadbury ve Evyap şirketlerinde pazarlama müdürü olarak 14 yıl çalıştım.

Sizin temizlik anlayışınız nedir, hangi ev nasıl temiz olur, temzlik nereden anlaşılır?

Gerçek temizliğin olduğu bir evde herhangi bir toksin olmaması gerekir. Sülfat, fosfat, formaldehit gibi kanserojen kimyasallar olmamalıdır. Doğal temizleyiciler kullanılmalıdır. Ellerin sık yıkanması gerekir. Evin mutlaka her gün 10 dakika havalandırılması gerekir. Su filtreli süpürgeler kullanılmalıdır. Yastık, yorganlarımızı da havalandırmalıyız. Her oda da mutlaka yeşil yapraklı bir bitki olmalıdır. Yatak odasına bitki konmaz karbondioksit verir bilgisi doğru değildir. Öyle olsa idi, gece yeşillik ve orman olan bir yerde nefes alamamanız gerekirdi. Gece bitkilerden çıkan karbondioksit, toplamda ortama verdikleri oksijen yanında çok çok azdır. Ayrıca ortamdaki zararlı gazları temizleme özelliği de vardır. Temizlik kokudan anlaşılmaz. En kötüsü de çamaşır suyu kokan bir ev temiz değil, aksine kanserojen bir evdir. Kimyasal bir bulaşık deterjanı ile yıkadığınız bulaşıkların durulanabilmesi için 8 ton su gerekir, ama bulaşık makinaları 18 kg suyu tüm yıkama durulama boyunca kullanır. Bu sebeple kanserojen maddeler sizin ve çocuğunuz önce midesinde daha sonra tüm vucudunda birikir.

Sizce bizim kültürümüzde temizlik anlayışı nasıl ?

Biz dünyada kişi başı tüketimi olarak en çok çamaşır suyu tüketen ülkelerin başında geliyoruz. Bulaşık makinasına kadar çamaşır suyu döken bir toplumuz. Bu alışkanlığımızdan acilen vazgeçmemiz gerekiyor. Çamaşır suyundaki klor bir çok zararlı kanserojene dönüşerek evimizin havasını kirletiyor. Annelerden rica ediyorum, reklamlarda gördüğünüz, tuvaletlerde yaşayan mikroplara inanmayınız. Ben bu konuyu birkaç kez blogumda yazdım . Klozet evin içindeki en kirli yer değil. Kirlilik santimetrekareye düşen mikroorganizma miktarı ile ölçülür. Klozette bakterilerin yiyeceği yiyecekler çok sınırlı olduğundan ve biz sürekli sifonu çektiğimiz için pek birşey kalmaz. Asıl kirli olan yerler gıda kalıntılarının bolca olduğu bulaşık süngeri, mutfak bezleri, ve TV kumandaları ve cep telefonları gibi elimizden geçen deri kalıntıları ile mikropların yaşadığı yerlerdir.

Markette satılan çamaşır suyu, deterjan ve yumuşatıcılar var, bunlar neden
zararlı ? İçinde hangi maddeler var ?

Çamaşır suyu sodyum hipoklorittir. Kloform olarak buharlaşır ve tüm evinize yayılır. Deterjanların için de bir çok optik ağartıcılar, fosfatlar, sülfatlar vardır. Doğal olmayan bir yumuşatıcı cildinizi kurutur. Sıvı sabun, bildiğimiz katı sabunun sıvı hali değil, sülfat içeren bir deterjandır. Egzamaya yol açabilir. Yumuşatıcı parfümleri ftalat içerir. Kimyasallar kanserden, erken ergenlik, astım,egzama, endokrin sistemde bozulma gibi bir çok hastalığa sebep oluyorlar. Ve biz sokakta maalesef bir çok zararlı emisyon ile karşı karşıyayız. Egzos gazları heryerde. Gece uyuduğumuzda vucudumuzun kendini temizleyip arındırması gerekiyor. Eğer
evimiz, yatak odamızda kimyasallarda kirli ise, vucudumuz hiç bir zaman kendini arındıramıyor. Özellikle bebek ve çocuklarda hem solunum hem deri yolu ile birçok toksin birikiyor. Göz yakmayan bebek şampuanları bile sülfat içerikli deterjanlardır. Ph seviyesi nötr seviyelerinde olduğu için göz yakmaz. Katı sabun çok daha doğaldır ancak pH seviyesi 8 ve üzeri olduğu için göz yakar.

tuniş-ben-188x300

Güzel kokan herşey zararlı diyorsunuz yani ?

Güzel kokan değil de, kimyasal olan herşey zararlıdır diyelim. Güzel kokan bir gül zararlı değildir. %100 doğal bir gülsuyu zararlı değildir ama çok pahalıdır. Doğal yağlardan ve bitki özlerinden elde edilen kokular zarar vermez. Ben odamda yanı başımda bir lavanta torbası ile uyurum. Yazın sivrisineklerden korur, hoş kokusu ile beni rahatlatır, güzel uyurum. Mom’s Green ürünleri de kötü kokan veya kokmayan ürünler değildir, portakal, elma yağları ile hoş kokuları vardır. Çamaşır grubu ve el sabununda çiçek özleri vardır. Ama kimyasal olmadığı için buharlaşıp sizin boğazınızı ve ciğerlerinizi yakmaz. Portakallı yağ çözücü’yü kolonya olarak kullanan müşterimiz var.:)

Marketten biz etiketleri okuyarak alışveriş yapıyoruz, tüm içerik bilgileri etiketlerde yer alıyor mu?

Maalesef yer almıyor. Deterjanda zaten üreticiyi koruyan maddeler var ve ticari sır olduğu için paylaşılmıyor. Gıda da ise %100 doğal yazan bir çok ürün şaibeli durumda. Bebek mama ve bisküvileri içinde dahi mısırdan elde edilmiş glikoz şurubu kullanılması yasal olan  bir ülkeyiz. Paketli bir gıda ürünü eğer T.C. Tarım bakanlığı organik sertifikası yoksa güvenilir değil bana göre. En iyisi de yiyeceklerinizi evinizde yapmaktır. Temizleyici üretmemin ana sebebi evde yapılması zor olan bir grup olmasıdır. Deterjan yoğurt gibi değil mutlaka bir teknoloji gerektiriyor. Çünkü bulaşık makinaları ve çamaşır makinaları yüksek teknoloji ürünleri. Hem makinaya zarar vermeyecek, iyi performans sağlayacak hemde zararlı olmayacak bir çok ürünü evde yapıp muhafaza etmek çok zor.

Siz ürünlerinizi nasıl üretiyorsunuz?Hangi hammedeleri kullanıyorsunuz, nereden satın alıyorsunuz?

Mom’s Green ürünleri Türkiye’de üretiliyor. İçeriğindeki temizleyici aktifler ecocert ve ecolabel sertifikalı organik aktiflerdir. Hammaddesi Almanya’dan geliyor , çünkü Türkiye’de organik hammadde üretimi yapılmıyor. T.C. Sağlık Bakanlığı’nda %100 bitkisel olduğuna dair sertifikamız var. Koku olarak doğal yağlar ve bitki özleri kullanıyoruz.

Mesela ben hatırlıyorum küçükken annem arap sabunu ile temizlik yapardı, o da zararlı mıydı?

Arap sabunu kimyasal deterjanlar içindeki en masum ürünlerden biridir. Yağ ağırlıklı bir içeriği vardır. İçinde ki kimyasallar genel olarak sabunlaşma için kostik ve köpük kesici hammaddeler ve kimyasal parfümdür. Beyaz kalıp sabun veya arap sabunu ; bitkisel yada hayvansal yağ kullanılarak yapılır. Bu yüzden parfümsüz kokusu koklayamayacağınız kadar kötüdür. Saf sabun kokusu diye bildiğimiz koku bir parfümdür. Parfümlerde ftalat içerir. Çamaşır suyu,  oksijen bazlı leke çıkarıcılar, veya antibakteriyel sabunlar kadar zehirli değildir.  Ama bu annenizin zamanındaki arap sabunu için geçerli. Şu an  arap sabunu diye satılan sıvı ürünler, kahve renkli yüzey temizleyicilerdir. Ancak torbada satılan ürünler sabun bazlı olabilir.

Doğal anneler arasında şu sıra sirke ile temizlik trendi var, bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Sirke bir çok gıda maddesinde de kullanılan bir korucudur. Bileşimi asetik asittir. Ben bulaşık makinemde parlatıcı olarak kullanıyorum. Sebze-meyve yıkarken kullanıyorum. Kokusundan rahatsız olmazsanız saç kremi yerine de kullanabilirsiniz.Halıları silebilirsiniz. Buzdolabını temizleyebilirsiniz. Eğer bir formül tutturdunuz ve makine performansından memnun kaldıysanız çok güzel. Ama sirkeyi çamaşır deterjanı olarak veya bulaşık deterjanı olarak kullanmak mümkün değil.Bir çok doğal tarif deneyebilirsiniz, ama eğer annelerin zamanını yoksa, iyi bir performans yakalayamadıysa hemen markete koşmasın. Kimyasal deterjanları almasınlar. Doğal temizleyiciler kullansınlar.

Ben son olarak şunu eklemek istiyorum. Mom’s Green’i ben çocuklarım için yarattım. İnşallah büyüdüklerin de yaşayan ve birçok annenin tercihi olan bir marka olur. Onlar yönetirler. Bu sebeple asla ticari sebepler uğruna yalan söylemem. Çocuklarıma bırakacağım en önemli miras olmasını istiyorum. Temiz, dürüst bir marka olması için çalışıyorum. Çocuklarımız bizim en değerli varlığımız, onların sağlıklı olarak yetişmesi için bilinçli anneler olmamız gerekiyor. GüneşAnne’ye ilgisi dolayısı ile tekrar çok teşekkür ederim.

Biz de yeşil anneye bizimle bu kadar çok bilgi paylaştığı için teşekkür ederiz..

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER