İkinci çocuk kararı

0
709

Evet sevgili okur, tüm iki çocuklu annelerin dediği gibi bir çocuk hiç çocuk, iki çocuk ise çoook çocuk..

Yine söylediklerine göre ikiden sonra acı yokmuş, kaç olursa olsun fark etmiyormuş. Onu bilemiyorum, tecrübe etmeye de hiç niyetim yok. Tek çocukluyken bazen düşünüyordum ne kadar zordu diye. İkinciden sonra ise anlıyorum ki o zamanlar hayat pek kolaymış..

Bizim ikinci çocuk kararımız öyle enine boyuna düşünülerek planlanmış bir fikir değildi. Ama kızımın koskocaman bir şehirde yapayalnız olmasını istemedim. Hayatında hep bir ses, bir nefes olsun istedim. Umarım gelecekte çok iyi anlaşır ve çok iyi dost olurlar.

Eğer siz ikinci çocuk kararı alacaksanız oturup iyice düşünün derim. Çünkü tek çocuk annesi olmak ile iki çocuk annesi olmak arasında dağlar kadar fark var. Her şeyden önce ilk çocuğun tuvalet eğitiminin bitmiş olması anne için çok önemli bir kolaylık. Hele de o ara büyük anaokuluna başladıysa tadından yenmez..  Bizde ikisi de bebek ve bezli olunca durum daha karmaşık oldu. Aman siz böyle yapmayın derim.

İşin finansal yükünü hiç söylemiyorum bile. Ama sahiden çok zorlu bir mücadele ve çok güçlü olmak gerekiyor. En zorlusu da yetebilme konusu. Anne olarak, iki çocuğun beklentilerine, ihtiyaçlarına, taleplerine, oyunlarına, sevgilerine aynı anda yetişebilmek ve yetebilmek çok kolay değil. Ciddi bir yetenek istiyor gerçekten. Gerçi ikinci olduktan sonra bu yetenek inanılmaz hızlı bir şekilde gelişiyor.

Hamilelik döneminde hep düşünüp durdum. Şimdi ben Nisan’ı çok seviyorum, peki ikinci kızımı da bu kadar çok sevecek miyim, ona karşı ne hissedeceğim ya da Nisan’a karşı hislerimde bir değişiklik olacak mı diye..

Doğumdan sonra anladım ki anne yüreği aslında çok büyükmüş ve Cemre için de çok yer varmış orada. Aslında Nisan ben ve eşim bir elmanın üç çeyreğiymişiz, bir tarafımız eksikmiş ve Cemre gelince tam olmuşuz..

Bu arada iki çocuğunuz olunca adalet duygunuz da iyice kabarıyor. İlkine neler alındı, neler yapıldı ve nerelere gittiyse ikincisine da aynı imkanları sunmak istiyorsunuz. Nisan için bir aktiviteye katılacağımız zaman Cemre’yi almayınca ona haksızlık ettiğimi düşünüp kendi kendime kötü hissedebiliyorum. Annelik bu işte..

Bir de kıskançlık konusu var ki o başlı başına ayrı bir konu aslında. Nisan çok küçük olduğu halde(Cemre doğduğunda 19 aylıktı) şu aralar Cemre’yi çok ciddi kıskanıyor. Tabi her ikisinin psikolojisi de iyi olsun diye uğraşan anne top oluyor. Büyük küçüğü ezmesin aman, büyük de köşeye itilmiş hissetmesin diye didinip duruyor.

Maalesef Nisan, Cemre’nin herhangi bir oyuncak ile oynamasına izin vermiyor. Fırsat bulduğunda da bir tane patlatıyor. Aman kızım yapma etme, bak siz kardeşsiniz, bu oyuncaklar ikiniz, ikiniz de benim kızımsınız, şimdi sen oyna sonra Cemre’ye verelim. ıı ıhhh hiç fayda etmiyor. An itibarıyla zavallı Cemre evdeki nihale ile oynuyordu, şimdi Nisan onu da elinden aldı ve eveett ağlamaya başladı. Hadi burdan buyrun. Dedim ya kolay değil, siz iyice bir düşünün.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER